Uykusuzluk Öldürür mü?

0
347

uykusuzluk makale1Özel Palmiye Hastanesi Çocuk ve Ergen Uzman Psikologu Sevgi Kirmit, günümüzün problemlerinden biri olan uykusuzluk ile ilgili bir makale kaleme aldı.

Psikolog Kirmit, makalesinde şu paylaşımlarda bulundu;

“Hani ‘Uykusuzluktan ölüyorum!’ Dediğimiz zamanlar vardır ya, bu yazı tam da böyle hissedenler için yazıldı. Birçoğumuz deliksiz ve huzurlu bir uykuya hasret. Her gün yataktan dayak yemiş gibi uyanıyoruz.

Son yapılan bir araştırma, yatağa her gün kafamızda hayata dair dönüp dolaşan yaklaşık 150 konuyla girdiğimizi ve bu konuların uykuya dalma sürecimizi yaklaşık 1 saat ertelediğini hatta uykusuzluğa sebep olduğunu söylüyor (Duke Üniversitesi Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü). Bunların neticesi olarak da gün içinde yaşadığımız zihinsel gerginliğin, huzursuzluğun ve öfkenin en büyük sebeplerinden birinin uykusuzluk olduğu gösteriliyor.

İyi bir uykuya dalma sürecinde beyin melatonin hormonu salgılar, kalp atışları yavaşlar, vücut ısısı düşer ve kortizol gibi stres hormonlarının tetiklenmesini önler. Bu duruma göre bizler günü çok stresli geçirip yatağa kafamızda binlerce düşünceyle girdiğimizde stres, beyni fazla kortizol pompalamaya teşvik eder ve bu durumda sağlıklı olan uyku sürecini sekteye uğratır. Bu durum maalesef ki, biz kadınlarda erkeklerden daha fazla görülmekte.

Sağlıklı bir uyku sürecinin en az 7 saat olduğu düşünüldüğünde; kalitesiz ve yetersiz bir uykunun bağışıklık sistemine baskı yapıp enfeksiyon riskini arttırdığı ve daha da ileri düzeyde bu kişilerin klinik depresyona yakalanma oranlarının diğer kişilere göre daha da arttırdığı araştırmalarla desteklenmektedir ve bunların neticesinde yaşam sürenizin her uykusuzlukta daha da kısaldığını düşündüğünüz de yazımın başlığının nereden geldiğini de anlamış olacaksınızdır diye umuyorum.

Bu kadar felaket senaryosu yeter uykumuz var ama uyuyamıyoruz diyenlere araştırmalarla da desteklenmiş birkaç öneri de bulunacağım. Bunlardan ilki yatağa uykunuz gelmeden girmeyiniz. Bu sizin kafanızda o kadar düşünceyle beraber bir sağa bir sola dönmenize sebep olacaktır. İkincisi uykuya dalma esnasında televizyon, cep telefonu ve bilgisayardan gelen ışınların melatonin hormonunun salgılanmasını önlediğini gösteriyor onun yerine daha loş bir ortamda dinlendirici bir müzik veya sevilen bir kitabın okunmasını uykuya dalma sürecini de olumlu etkilemektedir. Üçüncüsü hepimizin de çok iyi bildiği gibi egzersiz buna her türlü şeyi dahil edebilirsiniz yürüyüş, kardiyo egzersizleri ve yoga özellikle yoganın günün her diliminde işe yaradığı ve yogilerin genel uyku kalitelerinin çok daha iyi olduğu biliniyor. Son olarak da endişe ettiğiniz konular için uykudan birkaç saat önce bunları bir kağıda yazıp hepsini gün içinde düşünüp değerlendireceğinize dair kafanızda bir tik atıp rahatlamış olacaksınız. Bütün bunlara rağmen uykusuzluk sorununuz hala devam ediyorsa bir uzmandan mutlaka yardım almalısınız. Herkese stressiz bir hayat ve huzurlu uykular diliyorum.”

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here