Kılavuzun Karga İse… (3)

0
78

Değerli okurlarım, istediğiniz kadar çam ormanlarının içinde olun, dilediğiniz kadar denizle, ummanla yüz yüze olun. Vakit geldiği zaman hiçbir güzellik sizinle beraber olmuyor, ömrünüzle ilgili katkı sağlayamıyor. Bu paragrafın ‘Kılavuzla, kargayla’ uzaktan yakından ilgisi yok. Kılavuzlar da kargalar da zamanı gelince ölürler ve kimselerinde onlara engel olabilme lüksü yoktur. Nedense bu iş böyle!

Peki, ustalar ölmez mi? Ustalar da ebediyete intikal eder, maalesef… Evet, önemli bir ustayı, ustam dediğim kişiyi, ressam, şair, gazeteci-yazar Fikret Otyam’ı kaybetmenin acısıyla sarsıldım. Bu makaleyi yazmaya başladığımda televizyon açıktı, alt yazıda bir ölüm haberi vardı ya, isim göremediğim için ciddiye almadım. Hani düştüğü yeri yakar ya onun gibi bir şey.

Alt yazıyı tekrar okuyunca Fikret Usta’nın vefat ettiğini öğrendim. Antalya’da bir hastanede böbrek rahatsızlığından tedavi görüyordu. Demek ki böbrekler iflas etmiş, kurtaramadı. Rahmetle anıyorum, mekânı cennet olsun…

Bu acı haber; beni uzun yıllar geriye götürdü. Televizyonun, bilgisayarın, cep telefonlarının olmadığı, hatta isimlerinin bile anımsanmadığı yıllardan söz ediyorum. Rahmetli Ustam, bu teknolojilerin olmadığı yıllarda Ankara’da ikamet ediyordu. Her ay resim sergisi olurdu. Bugüne kadar belki yüzlerce resim sergisi olmuştur. Ankara’da oturduğu için de Gençlerbirliği Futbol Takımı taraftarıydı. Tasvir Gazetesi’nde bir süre beraberliğimiz oldu. Gençlerbirliği’nde de top koşturduğumdan bana yakınlık göstermişti.

Rahmetli Fikret Usta, orta boylu kiloluydu. Tanıdığımda kırkın üstündeydi. Ve oldukça sağlıklıydı. Rakıda içerdi, sigara da. Sonradan sigarayı bıraktığını duymuştum bir vesileyle. Yazı ailesi çok görkemliydi. Öcal Uluç, Oktay Kurtböke (Rahmetli), Emel Abla (Rahmetli) şu anda isimleri aklıma gelmeyen zamanın ünlü gazetecileri vardı.

Fikret Otyam, son derece centilmen, insanlara değer veren, zarif, zarif bir insandı. Bildiklerini öğretmekten büyük haz duyardı. Herkeste bulunmayan bir özellikti, belirtmiş olayım. Bu özelliği bana çok şeyler kazandırdı. O camiada temayüz ettiğimi samimi olarak söyleyebilirim. Rahmetli ustamla şu anda aklıma gelen iki önemli anım var. Fazla uzatmadan sizlere sunmak ve ustamın ruhunu şad etmek istiyorum.

Anılarım, bir haberi beklerken, diğeri de üçüncü sayfada açık kalan çift otuz kadratlık bir yazıyı yazarken gerçekleşti. Beni öylesine motive etti ki, o anda kimsenin aklına bile gelmeyen bilimsel bir yazıyı tamamlayıp gazeteyi baskıya vermiştik. Anılarım yarına…

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here