Bizim Futbol İklimimiz (5)

0
63

Değerli okurlarım, bizim futbol iklimi diye yola çıktık ama bakın hepimizi o futbol nerelere getirdi. Futbolun sadece topu tekmelemek olmadığını hep söylüyorum. Yerel bir TV’de program yaparken futbol için şunları söylemiştim… Futbol bir şiirdir, Futbol matematiktir. Futbol romandır, Futbol fiziktir. Ben bunları ekranda söylerken bir telefon geldi ve aynen şöyle; “Ben sizi tanıyorum, eli yüzü düzgün bir adamsınız. Bir defa futbol dinimizce günahtır ve ayrıca bunun neresi matematik, söyler misiniz?” Demek ki, onlardan da beni izleyenler varmış, buna o kadar memnun oldum ki anlatabilmem mümkün değil.

Evet, neden matematik? Matematik hesap kitap işi değil midir? Aynen futbolda öyle… Hesaplı paslar verirsen golle burun buruna gelirsin. Hesapsız davranırsan aile bütçesini zaafa uğratırsın. Eğer, hesabın kitabın iyi değilse, seni kandırırlar ve herkese borçlanırsın ya da herkese kefil olursun. Daha sonra ayıkla pirincin taşını… İşte, futbol böylesine hesaplı ve de kitaplı bir oyundur, bunu böyle bilmekte çok büyük faydalar vardır. Onlar da bunu böyle bilsinler.

O muhterem kişi şunu da söylemişti; “Gece futbol oynamak daha da günahtır!” Bakınız geceden söz etti. Gecelerin ne günahı var ki, neden geceleri suçlayalım ki hem ayıptır ve hem de büyük günahtır. Ancak, geceler ifadesi ben de hemen bir çağrışım yaptı. Neler olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir şike konusu vardı ya, küme düşme cezasının kaldırılmasına yönelik büyük bir adım atıldı. Ne zaman gece yarısı, bizler uyurken!

Yaşayanlar için ne kadar musibet varsa, depremler, darbeler, kıyak yasalar, hep gece yarısı arzu endam etmiştir. Yani bizler uyurken, şimdi gündüzleri de pek uyanık olduğumuz söylenemez ama geceleri de uyumayalım mı?

Şöyle düşünelim. Zam geldi, neye? Benzine. Ne zaman, gece yarısı! Bu eski bir siyasinin geleneğidir ama yenilerin de hoşuna gidiyor. Dünyanın en pahalı benzinini kullanıyorsak, bunu sadece gece yarısı zamlarına değil, derin uykularımıza ve balık hafızamıza borçluyuz. Türklük söz konusu oluyor ya birisi Arnavut’um diyor, öbürü Kürt’üm diye kuyruk sallıyor. Arnavut’san Arnavutluk orada, Kürt’sen Kürdistan orada… Kimseyi rahatsız etmeyin.

Ne düşünüyorum biliyor musunuz? “Gençliğe Hitabe’yi kaldır” önerisi var ya şimdi biraz unutulmuş gibi. Ne yazılır bilemiyorum ama hitabe şöyle başlasın. Ey Türk Gençliği birinci vazifen uyumaktır! Kusura bakma Türk Gençliği… Sende bu şeylik yani uyku, onlarda bu insaf varken daha çok çekersin bu gecelerden. Sen uyu, mışıl-mışıl uyu. Merak etme, kimsenin kemiği sızlamaz. Uyumana devam et, anladın mı?

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here