1-Sevgi Tesadüf Değildir… 2-İki Kalem, İki Kelam

0
7

Dr. Öğretim Üyesi ‘necmi cemal’

Sevgi Tesadüf Değildir

Sevgi… Çoğu zaman kendiliğinden oluşan bir duygu gibi anlatılır. Oysa gerçek hayatta öyle değildir. Sevgi tesadüf değildir. Sevgi öğretilir. Sevgi işlenir. Sevgi büyütülür. Çocuk bir gün uyanıp insanı sevmeyi öğrenmez. Bir gün kalkıp bir hayvanın başını okşamak gerektiğini de bilmez. Bir bitkinin susuz kalmaması gerektiğini kendiliğinden fark etmez. Bunların hepsi ona gösterilirse olur.

Sevgi önce evde başlar. Sonra sokakta görünür. Okulda anlam kazanır. Toplumda karaktere dönüşür. Karşı cinse saygı duymak… Bir hayvana merhamet göstermek… Bir bitkiye hayat vermek… Doğduğun şehri sahiplenmek… Yaşadığın şehre emek vermek… Ve ülkesine aidiyet duymak… Bunların hiçbiri tesadüf değildir. Bunlar kültürdür. Bunlar eğitimdir. Bunlar bilinçtir.

Sevginin olmadığı yerde sahiplenme olmaz. Sahiplenmenin olmadığı yerde sorumluluk doğmaz. Sorumluluk yoksa ne şehir gelişir ne toplum güçlenir ne de gelecek inşa edilir. Bugün şehirlerimizin en büyük ihtiyacı daha çok beton değil… Daha çok sevgi kültürüdür.

Çünkü sevgi varsa insan yaşadığı sokağı korur. Sevgi varsa şehir emanettir. Sevgi varsa ülke sadece bir toprak parçası değildir. Ve unutmayalım… Bir toplumu güçlü yapan büyük binalar değil, küçük yaşta öğretilmiş büyük duygulardır. Çünkü şehirler planlarla büyür, ama sevgisiz toplumlar büyüyemez. O yüzden sevgi şansa bırakılacak bir duygu değildir. Sevgi geleceğe yapılan en stratejik yatırımdır.

İki Kalem, İki Kelam

Bir yazı, bir söz… Tarihe ses veren iki kadın! Bazı kalemler sadece yazmaz… Bir dönemin kapısını aralar. Bugün, International Women’s Day. Kadınların emeğini, mücadelesini ve geride bıraktıkları izleri hatırladığımız bir gün. Ama bundan yüz yıl önce, bir kadının kalem tutması bile cesaret isterdi.

İşte o cesareti gösterenlerden biri: Selma Rıza Feraceli. Paris’e gitti. Düşündü. Ve yazdı. Meşveret gazetesinde kalemiyle yer aldı. Bir başka kadın ise sadece yazmakla yetinmedi: Halide Edib Adıvar. Kalemiyle yazdı… Kürsüye çıktı… Bir millete ses oldu. Sultanahmet Meydanı’nda yüz binlere hitap etti.

Bazen bir yazı… Bazen bir konuşma… Ama aslında yapılan aynı şeydi: Sessizliğe karşı söz söylemek! Ve bugün, geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki: Tarih, erkeklerin savaşlarıyla değil… kadınların kalemleriyle yazılmıştır.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here