İskenderun’da Öğretmen Cinayetine Tepki!

0
8

Eğitim Sen ve Eğitim İş Üyeleri İş Bıraktı!

İskenderun’da Öğretmen Cinayetine Tepki…
“Artık Yeter! Öldürülmek İstemiyoruz”

İstanbul’da 17 yaşındaki bir öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybeden 44 yaşındaki Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik ve şiddete uğrayan tüm öğretmenler için ‘Artık Yeter! Öldürülmek İstemiyoruz’ diyerek Türkiye genelinde iki günlük iş bırakma kararı alan Eğitim-İş ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), İskenderun’da da kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Sendikaların İskenderun şubeleri, binalarından Sağlıklı Yaşam Parkı’na kadar sloganlar eşliğinde yürüdü. “Öğretmene kalkan eller kırılsın”, “Okullarda öldürülmek istemiyoruz”, “Sermayeye değil eğitime bütçe” ve “Susma haykır şiddete hayır” sloganlarının atıldığı yürüyüşe çok sayıda eğitim emekçisi katıldı. Açıklamaya CHP İskenderun İlçe Başkanı Hüseyin Derin ve yönetimi ile bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdi.

Hasan Kuş: “Bu Münferit Değil, İhmal Zinciridir”

İlk açıklamayı Eğitim-İş Hatay 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Kuş yaptı. Kuş, İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen saldırıda öğretmen Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirdiğini, iki öğretmen ve bir öğrencinin de yaralandığını hatırlattı. “Okulda, yani en güvenli olması gereken yerde bir meslektaşımızı kaybettik. Bu kabul edilemez” diyen Kuş, olayın failinin öğrenciyle ilgili daha önce rehberlik görüşmeleri yapıldığını ve tutanaklar tutulduğunu belirterek, buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını savundu. Kuş; “Bu olay münferit değildir. Yıllardır öğretmenleri itibarsızlaştıran, hedef gösteren ve değersizleştiren anlayışın sonucudur. Okulların güvenliksiz bırakılması açık bir ihmal zinciridir” ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Kuş; “Daha kaç öğretmenimizin hayatını kaybetmesi gerekiyor? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?” diye sordu.

Kuş, dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür” sözünü hatırlatarak, öğretmenlerin güvenli ve onurlu çalışma koşullarına kavuşması gerektiğini vurguladı.

Eğitim-İş olarak taleplerini de sıralayan Kuş, eğitimde Şiddet Yasası’nın çıkarılması, tüm okullarda etkin güvenlik önlemlerinin alınması, rehberlik ve psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, şiddeti meşrulaştıran yayınların denetlenmesi, eğitim emekçilerinin katılımıyla somut bir eylem planı hazırlanması gerektiğini savundu.

Kuş; “Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz. Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar mücadele edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Mustafa Ünsal: “Okullarda Şiddet Ciddi Bir Tehdit”

Daha sonra söz alan Eğitim Sen İskenderun Şube Başkanı Mustafa Ünsal da saldırının münferit olmadığını belirtti. Ünsal, okullarda artan şiddet olaylarının uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade ederek, kalıcı ve önleyici politikaların hayata geçirilmemesinin sorumluluğunun Milli Eğitim Bakanlığı’nda olduğunu savundu.

Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesinin güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini ortaya koyduğunu dile getiren Ünsal, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ünsal ayrıca, medyada ve siyasette kullanılan kutuplaştırıcı dilin öğretmenleri hedef haline getirdiğini, öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirildiğini savundu. Ünsal, derinleşen yoksulluk ve gençlerde artan geleceksizlik duygusunun da şiddet riskini artırdığına dikkat çekti.

“Güvenli Okul En Temel Haktır”

Yapılması gerekenler noktasında da önerilerde bulunan Ünsal; “Okul güvenliği konusunda bilimsel ve katılımcı bir politika oluşturulmalı, her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmeli, risk altındaki öğrenciler için erken müdahale programları uygulanmalı, saldırı tüm yönleriyle aydınlatılmalı ve ihmali bulunanlar hesap vermelidir” dedi.

Ünsal; “Güvenli bir çalışma ortamı talep etmek ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez” dedi.

Basın açıklamalarının ardından sendika temsilcileri, okullarda şiddetin önlenmesine yönelik somut adımlar atılıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. (Haber: Helga TERBİYELİ)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here