Spor ve Sağlıklı Düşünmek (5)

0
26

Değerli okurlarım, sağlıklı düşünmek, yanlışsız bir yaşamla eş değerdedir, ona göbekten bağlıdır. Sporda, özel yaşamımızda, günlük işlerimizde, hangi ortamda bulunursak bulunalım hem sağlıklı olmak ve hem de sağlıklı düşünmek de “HAYIR” vardır. Ancak, bizim düşüncelerimiz bu noktada yoğunluk kazanmış olsa bile, ülke genelinde “ilkesiz, kalitesiz” ve yağdanlığı meslek edinmiş çok sayıda esnaf varken ikazlarımızın, uyarılarımızın havada kaldığını da üzülerek belirtmeliyim.

Peki, bu ilkesizlik, kişiliksizlik, yağcılık nereye kadar devam eder? Bu olumsuz yaklaşımlar birdenbire son bulmaz. Şu aşamada onlara hakaret edilse, sporseverler tribünlerde sırtını da dönse ki, en önemli protestoda budur, onlar yine anlamazlar. Şu aşamada şartlanmışlardır. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. “En büyük darbeyi, sana aşırı iltifat edenlerden yersin…” Hele birinin ayağı kaysın, o yağdanlıklar en büyük vatanperver kesilir. Mazeretleri de hazır ve meşru. “Parayla aldatıldık, kandırıldık…” Aynen böyle söyleyeceklerdir. Mazlumlara fazla bir şey söylenemez ki!

Yine bazı gerçeklere dönelim. İlkesiz ve kalitesiz yöneticilerin büyük bölümü, “adam” gibi davranır ve de ellerini taşın altına koymaktan çekinmezlerse, futbolu katleden o anlı şanlı sporcular da kimseye “saygısızlık” etmeden, fazla karşılık düşünmeden en azından icra ettikleri spora verdiklerinde… Tribünleri dolduran vefakâr ve cefakâr olarak değerlendirdiğimiz sporseverler de futbolu, kulüplerini ve renklerine “değer” verdiklerinde, yani dil kondisyonlarını, şifai icraatlarını, en düşük seviyede tutarlarsa, yavan ve kısır futbolumuz adına en büyük adımı atmış ve en önemli icraatı yapmış olurlar. Bu saydıklarımın hepsinin anında gerçekleşmesi tabi ki mümkün değil. En azından bazılarının gerçekleşmesi yine yeterlidir.

Bunun için Fair-Play ilişkilerine uymak şart. -Kazanmak için oyna. -Hakça oyna, rakibine, hakemlere, sporseverlere saygılı ol. -Yenilgiyi vakar ile kabullen. -Futbolun menfaatlerini ileri götür. -Irkçılık, şiddet, uyuşturucu, bunlardan uzak dur. -Diğer oyunculara, bozucu baskılara direnmeye özen göster. -Futbola ihanet edenlerin karşısında ol. -Futbolun saygınlığını savunan kileri onurlandır. -Şike, doping, teşvik primi çirkinliklerine alet olma.

Efendim, bu saydıklarım Fair-Play’in ilkeleridir, olmazsa olmazlarıdır. Tribünlerin neden dolmadığı bir muamma olmaktan çıkmıştır ve nedenleri bilinmektedir. Yaranın kangren olduğu kesinleşmişse, neden halledilmiyor. Ülkemizde Fair-Play var mıdır? Sanırım Adalet Bakanlığı gibi vardır diye düşünüyorum.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here