Şıhlı Gökçe; “Sarıseki Yerleşim Alanıdır!”

0
294

Sarıseki Eski Belediye Başkanı Şıhlı Gökçe, Sarıseki’nin Tarihini Anlattı, Beldenin Kaldırılacağı İddialarını da Yalanladı

İskenderun Ayna Kültür ve Sanat Derneği’nin geleneksel hale getirdiği sohbetlerinin bayram önceki son konuğu Sarıseki eski Belediye Başkanı Şıhlı Gökçe oldu. Bozdoğan Türkmenleri, Sarıseki ve Değirmendere tarihini anlatan Gökçe, sohbete katılanlar tarafından ilgi ve merakla dinlendi.

Sarıseki’nin çok eski bir yerleşim yeri olduğunu kaydeden Gökçe, 1500-1600’lü yıllara dayanan bir geçmişi olduğunu ve Sarıseki Kalesi’nin Bizans’tan kalma olduğunu kaydetti. Türkmenlerin Türk Boyu’ndan geldiğini kaydeden Gökçe, Orta Asya’dan gelme Şaman dini olduğunu Türklerin daha sonra Müslümanlığı kabul ettiğini ifade etti.

Sarıseki ve o bölgenin tarihini çok iyi bilen Eski Başkan Gökçe, başkanlık dönemi ve öncesini anlatarak; “1981-1982 yıllarında, Arsuz’dan Karayılan’a kadar bütün köyleri mücavir alanına almışlar. Bu dönemde Sarıseki’nin olduğu alanı da depolama alanı olarak planlamışlar. Yani hiçbir yerleşim yeri görülmüyor. Hâlbuki oralar da 1800’lü yıllardan beri yerleşim var. Gerekçe de şu; ‘buraya gübre ve asit fabrikası kurulmuş, insanlarda gelmişler bu fabrikanın dibine ev yapmışlar, yerleşmişler’ böyle empoze edilmiş. Bütün devlet kurumları ve basın yayın organları hepsi böyle biliyor. Ama öyle değil. Gübre fabrikası 1954 yılında kuruldu, asit fabrikası da 1974 yılında kuruldu. Gübre fabrikası çok fazla zarar vermiyordu ama asit fabrikası kurulduktan sonra kükürt dioksit gazları oradaki bütün yeşillikleri yok etti hatta felçli çocuklar dünyaya geldi.

Sermayenin gücü sesini çok çıkarıyor. O tarihte hangi kuruma gittiysek sizde yeni fabrikanın dibine ev yapmasaydınız diyorlardı. Biz bunu anlatmak için çok uğraştık. Belediyenin kendi de imar planı yapma yetkisi vardı. Ben burayı tekrar yerleşime açmak istedim. Depolama alanı yapmışlar, zehirli alan demişler… Çevre Sağlığı Müdürlüğü’ne bir yazı yazdım, Sarıseki tarihini anlattım, gübre fabrikasını yazdım, ‘1974 yılında kurulan asit fabrikası buraya zarar vermektedir, ancak bu fabrika 1980 yılından bu yana çalışmamaktadır ve çalışma ihtimali de bulunmamaktadır. Buranın yeniden hava ölçümü yapılarak yerleşime açılıp açamayacağımızın tarafımıza bildirilmesini talep ediyoruz’ dedim. Biz bu yazıyı yazınca, bir cihaz koydular, ‘Cihazdan çıkan verilere göre değerler standartların altında, yerleşime açılmasında sakınca yoktur’ diye yazı gönderdiler. Yazıyı alınca ben imar planını değiştirdim, yerleşime açtık.

Asit fabrikası çalışmıyor, sonra gübre fabrikası da çalışmaz oldu. Sadece paketleme yapıyor, depolama yapıyordu. Ama algı aynı duruyordu. Sonradan 70’li yıllarda demirçelik geldi. Demir-Çelik Sarıseki’den çok Karayılan’a, Payas’a, Azganlık’a daha çok zarar veriyordu ama oralar hiç gündeme gelmiyordu” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Organize Sanayi Bölgesinin ilk açıldığı dönemlerden de söz eden Gökçe; “OSB ben ilk başkan olduğum sene 1989’da daha yeniydi. Bir Ekinciler ve Noksel vardı. Organize Sanayi Bölgesi olarak ilan edilmiş, orası kamulaştırılmış, parselasyonu yapılmış fakat tapuda yapılmamıştı daha. Kendi aralarında parselasyon yapılmış. Biz başkan olunca dedik ki, ruhsat alacaksınız. Önce tapu alacaksın ruhsat için. Bu arada OSB’ler her türlü vergi ve harçtan muaftır. Ruhsat almaya geldiklerinde, ruhsat harcının beş katı vereceksiniz dedim. Biz muafız niye verelim dediler. Siz kaçak yaptınız dedim. Sonuç 5 katı aldım. Belediyeye araç gereç aldık. Ben 2009’da görevi bıraktım” diye konuştu.

Sarıseki’nin kaldırılma iddialarına da yanıt veren Gökçe; “O tarihte de böyle dedikodular vardı, kalktı kalkacak diye ama kaldıracak, kamulaştıracak olan bir kurum yok ortada. Şimdiki duruma gelecek olursak, geçenlerde Vali burayı kaldıracağız dedi diye dedikodular yayıldı ama Vali bunu yalanladı. Buradaki olay, bir yerin ne amaçla kullanılacağını plan belirler. Orası hala yerleşim alanı. Planı değiştirirlerse bunu yapabilirler şu an öyle bir şey yok.

Ama ne oluyor, insanlar gelmiş bir tanesi büyükçe bir arsa almış depo yapmış, öbürü başka bir yerden almış. Onların etrafında kamyonlardı, tırlardı derken fiili durum oluşuyor. Bu fiili durumdan rahatsız olanlar arada bir iki tane devi olan varsa fazlaca da para verirsen onu da aradan çıkarıyorlar ve orada fiili durumlar gelişmeye başladı. özellikle E5 kenarı ve bataklığa yakın olan kısımlarda parça parça alarak milleti tedirgin etme durumu var. Ayrıca asit fabrikasını yıkıp yerine kömür deposu yapacaklar” şeklinde konuştu. (Haber: Helga TERBİYELİ)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here