İyi Ki Futbol Varmış (5)

0
4

Değerli okurlarım, yazdığım makalelerin birçoklarında, özellikle alt yapılarından söz ettiğimi biliyorsunuz. Nedense buralardan istenilen düzeyde sporcuların çıkması mümkün olmuyor. İstisnalar kaideyi tabi ki bozmaz.

Burada üç önemli şık gündeme gelmektedir. Ya yapılar cazip halde değildir. Ya hocalar başarısızdır. Ya da, sınırlı gençler çoğunluktadır.

Ülkemizde dört dörtlük altyapılar bulunduğunu söyleyemeyiz. Yine de, burada (konumuz olmamakla beraber) gençlere spor ahlakını ezberletmek gerekmektedir.

Bir sporcu sonsuza kadar altyapıda kalamaz. Ya A Takımına geçer ya da durumuna göre başka takımlara transfer olur. Özellikle büyük takımlarda 18-19 yaşına gelmiş bir sporcunun evine döndüğünü hiç duymadım.

Özellikle, müsabaka esnasında sert hareketler sonunda itişip kakışmalar ve daha da ileri giderek iki takım oyuncularının sert fiziki hareketlerine tanık oluyoruz. Burada hakemin olduğu unutuluyor. 90 dakika içinde yapılan faullerin cezasını hakemler verir. Oyuncular birbirini cezalandıramaz böyle bir lüksleri yoktur.

Şimdi, yine konumuz olmamakla beraber, spor ahlakından ve itişip kakışmalardan ve saha içindeki kavgalardan söz ettim ya. Bunları biraz açalım istiyorum.

Bir futbol takımında kaos ortamı olmuşsa ya da yönetimde senlik, benlik boyut kazanmışsa, o futbol takımından başarı beklemek hayalcilik olur. Sivri sözlerle, münakaşalarla sorunların çözümlendiği hiçbir yerde görülmemiştir. Aşırıya kaçan münakaşaların sonu hiç de hayra alamet değildir. Muhtemelen telafisi olmayan sonuçlar doğurur.

Şöyle düşüncelerimizde olacaktır. Böylesine stres yüklü bir ortamda, her gün şehit verip onları sonsuza uğurlarken, ocaklarda ve mutfaklarda feryadı figan yükselirken, binlerce günahsız insan işinden olup hayatı kararırken nasıl münakaşa edilmez diyenlerde çoğunlukta.

Sporcu olalım veya olmayalım, münakaşalardan süratle uzaklaşmak gerektiğini samimi olarak söylemeliyim. Futbol takımlarımızın hocaları da bu konuyu özellikle çok iyi işlemeleri şart!

Genç çalıştırıcılara şu önerilerde bulunmak istiyorum. Öğrencilerinize önce dostluğun ne olduğunu öğretin. Münakaşaların ve saygısızlığın, dostluğun düşmanı olduğunu, oyun içinde yardımlaşmanın dostluğu pekiştirdiğini, münakaşa etmeyenlerin daha başarılı olacağını… Sadece saha içinde değil, özel yaşamda da dost kalmanın faziletli bir yaklaşım olduğunu işlerseniz, gençler sizi daha iyi anlayacaklardır.

Sonuçta, siz rahatlarsınız, öğrencilerinizde. Başarılı sporcular kendisiyle ve çevresiyle barışık olanlardır. Bu söylediklerimi yaparsanız, bunları gençlerin beynine kazırsanız futbol adına görevinizi yapmış olursunuz. Eminim beni anladınız. Teşekküre gerek yok!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here