İnsan, Ezan ve Namaz

0
93

Muhafazakâr bir aileden geliyorum. Çevremde mütedeyyin bir insan olarak tanınırım. Vatan, bayrak ve ezan en hassas olduğum konulardır. Bunların hiçbirinden taviz vermem mümkün değil. Katıksız bir Türk milliyetçisiyim ve ırkçılığa karşıyım. Bunları peşin olarak yazmamın amacı; yazımın içeriği nedeniyle beni eleştirecek olanları önceden uyarmak içindir.

İskenderun Çay Mahallesinde oturuyorum. Evim Çay Mahallesi Camisi ile karşı karşıyadır. Bu caminin yapılmasında emeği ve katkısı olan babam merhum Beyazıt Bilgin’i ve zamanın “Hayırlar Yaptırma ve Koruma Derneği” Yönetim Kurulu üyelerini rahmet ve minnetle anıyorum.

Caminin yapıldığı tarihi iyi hatırlarım. O cami yapılmadan önce arazi boştu. Bu arazide gençler futbol oynardı. Zaman-zaman cambazlar gelirdi. Genç nesil pek bilmez cambazın ne olduğunu ama benim yaşımda olanlar iyi hatırlar. Şimdi oturduğum evin yerinde bulunan eski evimizde dünyaya geldim. Yani doğma, büyüme bu mahalleliyim. Merhum babam birkaç dönem de bu mahallenin muhtarlığını yapmıştı.

Asıl meseleye gelecek olursak; Ramazan boyunca cami içerisinde yapılan yayın, çok net olarak evlerimizin içindeydi. Evlerimizde hastalar olamaz mı? Yaşlılar (hoş bizler de 70’i geçtik ya…) olamaz mı? Hamileler, uyuyan çocuklar v.s. olamaz mı? Müslüman olmanın şartlarından en başta gelenlerin birisi de komşuyu rahatsız etmemek değil mi?

İlgili resim

Bir kere ezanlar çok yüksek sesle okunuyor veya hoparlörlerin sesi sonuna kadar açılıyor. Buna gerek var mı? Ben her sabah namaza giden bir insanım. Ama hoparlörlerin bu kadar açık olmasının da doğru olmadığını düşünüyorum. Bunu önlemek için hoparlör sayısı artırılmalı, ses kısılmalı ve sesin derinden gelmesi sağlanmalı. Ramazan veya Cuma günleri de cami içinde yapılan yayın dışarıya verilmemeli. Yukarıda belirttim; yaşlı, hasta, hamileler bundan etkilenir, uyuyan çocuklar korkar. Sesi sonuna kadar açmanın esprisi nedir Allah aşkına? Ülkemizin bir İslam ülkesi olduğundan kuşkusu olan mı var?

Bir diğer konu da Ramazan davulcuları… Zamanımız bilgi çağı. Her evde cep telefonu var. Telefonun alarmı sahur vaktine ayarlanır ve mesele hallolur. Yerli-yersiz, zamanlı-zamansız insanları uyandırıyor. Amaç davulculara para kazandırmaksa Ramazan’da verin parayı ama davul çalmasın… Davul, teknolojinin bu kadar ilerlemediği zamanlardan kalma bir uyandırma aracı ise günümüzde buna da kesinlikle ihtiyaç kalmamıştır.

Ben toplum içinden, mütedeyyin bir insan olarak bu uyarıyı yapıyorum. İlgililerin de bu uyarıları dikkate almasını bekliyorum. Uyarımın takipçisi olarak gerekirse defalarca yazacağım. Kurumlar toplum içinse, lütfen görevlerinizi yerine getirin!..

DÜŞÜNCE/M.Yaşar BİLGİN

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here