Gazetecilikte Unutamadıklarım (3)

0
90

Değerli Okurlarım, evet bugün size, merhum Patronum Gazanfer Kunt’la yakınlaşıp bana öğrettiklerini ve rahmetlinin bazı özelliklerini anlatmaya çalışacağım.

Tasvir Gazetesi’nin üç ortağı vardı… Şair ve Yazar Fethi Giray, matbaacılığın piri Tuğrul Aşuroğlu, müthiş bir gazeteci, iyi bir yazar Gazanfer Kunt… Şair ve Yazar Fethi Giray Ağabey, Mali işlerden sorumluydu. Fethi Ağabey aynı zamanda Gazeteci-Yazar Çetin Altan ile çok yakın dosttu. Beraberce şarap içmeye bayılırlardı. Anlamadığım bir şey, meze olarak turptan başka bir şey tüketmezlerdi. Vefat edeli uzun yıllar oldu. Tuğrul Aşuroğlu Ağabey, çekirdekten yetişme matbaacı olduğundan o işlerle ilgilenir, Satış Merkezleri belirler ve Gazeteyi oralara yönlendirirdi. Son derece işini seven ve yemek yemeyi çok severdi.

Merhum patronum Gazanfer Kunt Ağabey’e gelince; Fethi Giray ve Tuğrol Aşuroğlu Gazanfer Ağabey’in ortaklarıydı ama gazete ile Gazanfer Ağabey ilgilenirdi. Son derece insancıl, yardım sever, özverili ve personelini koruyan, daima yanlarında olan müstesna bir insandı rahmetli. Ayrıca, son derece disiplinli, ağır başlı, kültürlü ve de iyi bir gazeteci idi. O zamanlar Başkent’te en iyi giyinen erkeklerden biriydi. Makamına otururken bile, üstü başı kırışmasın diye dikkatli davranan tiril-tiril bir kişiydi rahmetli.

Onunla olan bir diyalogumu sizler sunmak istiyorum. O dönemde yazılar, entertip denilen bir makine tarafından yazılıyordu. Makinenin ustalarına operatör deniliyordu. Sayfa sekreterleri mizanpajları oraya yani matbaaya gönderir ve baskıdan sonra sayfalarını görürlerdi. Prensip olarak, sayfalarımın mizanpajını yapar ve bizzat matbaaya götürür, baskıya girinceye (matris alınıncaya kadar) başında beklerim. Zaten, baskı makinesi (Rotatif)’nin olduğu matbaa yazı ailesinin altında. İskenderun Gazetesi’nde olduğu gibi…

Bir defasında, spor sayfası teknisyen tarafından şişirme yapılmış, ben bunu içime sindirmedim. Matbaaya gide gele çok şeyleri öğrenmiştim, biraz da alt yapım vardı. Üstümü çıkarıp birinin gömleğini giyindim ve sayfayı tanzim etmeye başladım. Onun da zevki apayrı inanın… Ben sayfanın başında, elim-yüzüm boya içinde çalışırken rahmetli Gazanfer Ağabey görmüş ya, benim hiç haberim yok!

Bir Gazetecinin kendi sayfasını, en küçük rötuşuna kadar yapması ve de yaptığı işi kendi beğenmesi inanın dünyalara bedel… Matbaa personeline antipatik oldum ama umurum da bile değil. İşlerini doğru ve kusursuz yapıp, beni de mesleklerine ortak etmeselerdi. Ertesi günü çok ilginç gelişmeler oldu. Çünkü yukarıdan çağrılmak, ya iyiliğine ya da kötülüğündedir. Bu işin ortası olmaz, bakalım ne oldu!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here