Futbolcu Neden Sakatlanır (1)

0
4

Değerli okurlarım, her zaman olmasa da, arada bir duygularla düşüncelerle, resimlerle sözcüklerin olağanüstü bir uyum içinde birbirine karıştığı, yarattığı duygu yoğunluğuyla insanları sarıp sarmalayan öyle güzel olaylar yaşanıyor ki… Kuşaklar arasındaki farklılıkta burada ortaya çıkıyor.

Teknolojinin hızla yükselmesi ve özellikle halkın televizyona bağımlılığı, olması gereken, söylenmesi gereken bazı duyguları da ortadan kaldırdı, söylenemez hale getirdi. Tek katlı kerpiçten yapılmış evlerde de yaşadık epeyce zaman. Radyonun gündem oluşturduğu ama yine de herkesin evinde bulunmayan; bir haber alma, az da olsa eğlence aracıydı.

O zamanlar kısa pantolon giyiyorduk ama apartman dairesinde oturmuyorduk? Fakat hangi koşulda olursa olsun çok mutlu olduğumu söyleyebilirim. O dönemin insanları birbirine olağanüstü saygılı idi. Bir cenaze olduğunda, yaslı ev günlerce yemeksiz bırakılmaz ve haftalarca mahalleden çıt çıkmazdı.

Yani, ölümde de düğünde de herkes ayaktaydı. Özellikle akşamları komşular birbirine yemek verme yarışındaydı. Şimdilerde ne oluyor bilemiyorum…

Milli yemek sık-sık yapılırdı. Kuru fasulye ve bulgur pilavı. Yufka ekmek bütün evlerde mevcuttu. Francala, yani somun ekmeği taşradan gelenler tüketirdi. Yufka ekmek toprağı olan evlerde yapılırdı da ondan…

Dış kapıların kilitli tutulması yadırganır, biraz da ayıplanırdı. Komşulardan biri her hangi bir şey istediğinde “İçeri gir al” denirdi. Ben buna çok tanık oldum. İnsanların inancı, birbirine güveni üst düzeydeydi. Söylemek istediğim saygı denilen hadise gözle gözükür gibiydi.

Bu güzel yaklaşımlar anlatmakla bitmez. Hele benim gibi birçok güzelliklere sık-sık tanık olduysanız önemli bir anı olarak belleğinizde saklarsınız.

O güzel insanlar, o cömert, gözü tok insanlar, birbirine saygıdan başka bir şey düşünmeyen o dönemin sakinleri, şimdi hepsi de kara toprağa yoldaş oldular. Bize gelince, Allah ömür verdi büyüdük, ceket giymeye, kravat takmaya ve apartmanvari yerlerde ikamet etmeye başladık.

Her şey değişebilir, teknoloji de değişebilir ama ölüm ertelenebilir mi? Böyle bir şey düşünmemiz mümkün değildir. Fakat Cenab-ı Allah dilerse yaşayacağımız bir saati, bin saat kadar uzatabilir. Onun elinde…

Efendim, bildiğiniz gibi, her makalemde bir edebi giriş yapıyordum ve sizler de çok beğeniyordunuz. Bu makalemizde de, bir anda belleğimde bunlar oluştu, çok hüzünlendim. Duygusallığımı bağışlayın. Beğendiğiniz için teşekkür ederim.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here