Futbol, Futbolcularla Güzeldir (1)

0
11

Değerli okurlarım, futbol, futbolcularla güzeldir, tamam da. Bugün sizlere efkârlı bir sayfa okutmak edebi bir giriş yapmak istiyorum. Efkârlanmak Cenabı Allah tarafından bizlere verilmiş bir özelliktir adeta. Yani, yemek, içmek, su ve hava gibidir diyebiliriz.

Bir yazara; hangi konulara ağırlık verirsiniz ya da hangi konularda kalem oynatmaktan haz duyarsını deseler, genelde efkârlı konulardan söz eder. Duygusallıkla yoldaştır ve efkârlanmak için bir neden aranmaz, çok neden bulunur. Bulut renkli lezzetle baş başa kaldığınızda hissettiğiniz duygular, sevgiliyi anımsarken gözyaşlarınıza hürriyetini bağışladığınız gibi…

Örneğin, şehit haberlerini, yaralı evlatlarımızı duyar efkârlanırız. Hava çok soğuktur, her taraf buz keser ya da Arş-ı Ala delinmiş gibi yağmur yağar, yoksulları, fakirleri düşünerek efkârlanırız. Yemek yerken, o yemeyi yiyemeyen hastaları ya da bulamayan fakirleri, engellileri düşünüp efkârlanırız.

Takımın galip gelmiştir ya da yenilmiştir. Dünyanın sonu değil ama yine de efkârlanırız. Çok eski bir arkadaşın bilmeden de olsa sana yamuk yapmıştır, doğal olarak efkârlanırız ama bu efkârlanma sonsuza dek devam eder.

Ölmüş bir yoldaşını anlatırken duygusallık zirve yapar, o yoldaşınızın yaşam öyküsünü yazarken ya da anlatırken onunla kurduğunuz ilişkide farklılaşma ve de derinleşme hâkimdir.

İşte iyi tanıdığınız bir insanla ölümünden sonra yeniden tanışmak, her ne kadar yaşanmışlıklardan yola çıkarız da kendi kurguladığımız bir metnin içinde onu yeniden yaratmaya çalışmak, ayrılığı da güzelleştiriyor. Dostunuzu yitireli yıllar olsa da, onu yazarken ya da anlatırken o süreçte seninle yaşamaya devam ediyor ve sanki hiç ölmemiş gibi. Uzun bir yolculuktan dönecekmiş gibi. İnsana öyle geliyor ölen bir yoldaşını anlatırken ya da yazarken…

Evet, ölenle ölünmüyor ama bazı konularda efkârlanmak insanı alt üst ediyor.

Biraz da efkârın gerçeğine bakalım. Sahip olamayacağınız şeyleri arzu etmektir, Mutlu olmak için, arzuların değiştirilmesine vesiledir, Gerekli gereksiz arzular arasında ölçülü bir ayrımdır, Kendi kendimize yaptığımız içsel terapidir, İstediğiniz şeyleri yapabilmek, iyi şeyleri duyabilmek için efkârla dost olmak gerçekleri düşünmeye ara vermektir.

Güzel şeyleri görmeyi ertelemektir efkârlanmak! İhtiyacımız olmadığını anladığımız muhtemel geçici bir duygudur efkârlanmak. Herkesin efkârı aynı olmaz. O efkâr bazılarını delip geçer…

Futbolda efkârlanmak olmaz. O sporda zarafet, estetik ve güzellik vardır. Bu güzellikler varsa nasıl anlaşılır? Kolektif sporlar içinde şüphesiz en sert olanı, en acımasızı ve şanın şöhretin, paranın savrulduğu yeşil zeminin kahramanları ya da gladyatörleri…

Bu sporu bizlere miras olarak bırakanlar, tüm güzellikleri bu sporun görünmez yerlerine sıkıştırmışlardır. Doğrusu, iyi ki de öyle yapmışlar. Futbolu, futbolcuyum diyenler icra eder ve sporseverler de bu ayak oyununun daha da güzel olmasını, saygının ve centilmenliğin unutulmamasını, statlarda bu özelliklere tanık olmak isterler. Yöneticilere sözüm yok, onlar hep galibiyet isterler. Formlarını terletenler bana göre daha gerçekçi…

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here