Futbol Bir Sanattır (3)

0
51

Değerli okurlarım, dünkü sayımızda ‘Avrupalı bu sanatı daha da olgunlaştırıyor, buna özen gösteriyor. Bizde ise futbol kelimenin tam anlamıyla katlediliyor’ demiştim. Bunu biraz daha açalım dilerseniz. Yine aynı örneği vermek istiyorum, güncel de ondan!

Süper Lige terfi edecek üçüncü takımı belirlemek üzere, (zamanın) Bank Asya 1. Liginin (terfi eden iki takımın dışında) dört takımı kıyasıya bir mücadele verdiler. Bakınız bu ifade yerinde ve de geçerli. “Kıyasıya Mücadele Verdiler…” Ancak, izlediğimiz üç maçta da yaşanan olaylar “KIYASIYA” sözlüğüne nal toplatıyor. Tekmeler havada uçuyor. Atılan yumrukları, tokatları, dirsekleri nedense hakemler görmüyor ama bizler ekranlarda görüyoruz.

Hakemlerimizin fazla iyimser olduklarından mı? Müsabakalar gece oynandığı için; acaba diyorum, gözlerinde tavukkarası mı var? Bunu anlayamadım. Efendim, Avrupa’da oynanan final maçında, sert hareketler yok muydu? Örneğin, geçenlerde oynanan final maçında, sert hareketler yok muydu?

Nasıl olamaz? Bunun adı futbol, zaten zor oluşundan dolayı “Bu Bir Sanattır” diyoruz ya. Fut-Bol! Ayak sporu… Bizde ise bunun adı, Ayak Oyunu…

Futbolun kuralları içinde yapılan bütün hareketler bu spora renk katar, bu sanatı daha da olgunlaştırır. Bu sporu bizlere miras olarak bırakanlarda, bunun böyle olacağını tahmin etmişler ve öyle olmasını istemişlerdir eminim. Futbol şiddet değil, tam aksine önemli bir sanattır. Bu felsefeyi dünya geneline yaymak içi projeler hazırlayıp yürürlüğe koyan o kadar çok ülke var ki…

Biz bu konuda tesadüflere bağlıyız. Allah vergisi kabiliyeti olanlar temayüz etmiyor değil. Bu kabiliyetli gençler adına işler iyi giderken bir de bakıyorsunuz ki bir maçta tekmeyi yemiş ve sezonu kapatmış. Aslında, bu çok önemli konuya objektif bakıp ve bazı gerçekleri içimize sindirdiğimizde işler daha da kolaylaşacak ama bunu yapabilmek herhalde bizim yapımıza ters düşer.

Bir örnek vererek elimizi güçlendirelim dilerseniz. Avrupa’ya transfer olan futbolcularımız, nedense oralarda yeni gittiklerinde takımlarda fazla kalamıyorlar, hemen dönüş yapıyorlar. Kalanları da istisna olarak düşünmemizde hiçbir sakınca yoktur. Peki! Olgun yaşa kadar Avrupa’da top koşturanları gündeme alamayız bile. Öyle bir şey düşünmek eşyanın tabiatına aykırıdır. Çünkü o gençler Avrupa’da doğup büyümüşler, spor terbiyesini de oralarda özümsemişler. Gurbetçi diye transfer edilenlerin halini görüyoruz, hemen siliniyorlar. Demek ki, bu biraz da kültür meselesi…

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here