Futbol Bir İbadettir (5)

0
77

Değerli okurlarım, sporla iştigal eden ve spor yazan yazarlar için “futbol yazma” zorunluluğu vardır. Hele bir de futbol oynamışsan. Nedeni şudur, futbolu endüstri haline getirmiş ülkeler, bu işten kazandıkları parayla yüzleri gülüyor, hayat buluyorlar. Mal ihracatı yerine, futbolcu ihracatı yapılıyor. Ne keder güzel ve kolay değil mi? Bu konuya öncülük eden Brezilya’ya birazcık ama sağlam bir göz atalım, bakalım neler göreceğiz.

Çocukluğumuzda (ilkokul çağında iken) Brezilya’nın ürettiği ve de dünya ülkelerine ihraç ettiği, bunlarla ayakta durmaya çalıştığı öğretilen iki önemli ürün hala bizim kuşağın belleğindedir. Kahve Ve Kauçuk… Futbol endüstri haline geldikten sonra Brezilya’da üretilen kahve, trenlerde kömür yerine kullanılıyormuş, hocalarımız öyle öğrettiler. Kauçuk yine kauçuk nerelerine kullanıyorlarsa kendileri bilir.

Ülkemizde, Brezilya patentli yüzlerce futbolcu bulunmaktadır. Hepsi de dört köşe olup gidiyorlar. Bildiğiniz gibi, hamdolsun ülkemiz, yabancı futbolcu cenneti. Transfer olurken de kazanırlar, kovulurken de daha fazla kazanırlar. Nasıl ülkeyiz, hayret! Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Futbolumuz günahlara takılıp inkıtalara uğramasaydı. Acaba diyorum, bu kadar geri kalır mıydık? 1900’lü yıllarda ülkemizdeki yabancı gençler gibi korkusuzca futbol oynasalardı kendilerinden söz ettiremezler miydi?

Şöyle bir örnekle konumuzu güçlendirelim. Dondurmacıya ya da dondurma yiyen çocuklara bakarak ve de boynunu büken çocukları teselli edebilmek için, onlara da dondurma almamız, vermemiz gerekmez mi?

O zamanlar, ülkemizde bulunan ecnebiler, sanki kendi ülkelerindeymiş gibi, turnuvalar tertip etsinler, kendi aralarında iddialı maçlar yapsınlar, bizim çocuklarımız da, bu müsabakaları en azından elli metre uzaktan izlesinler. Fazla yaklaşmaları söz konusu olamaz. Yaklaştıkları anda kelle gider de ondan.

Kaçan balık büyük olur demeyelim. Gerçekten o zamanlar ecnebilere ayak uydurabilsek ortam oluşsaydı, inanın Avrupa’da ilk üçün içinde olurduk. Kendimizi kandırmak diye bir niyetim yok. Söylenecek çok söz var bu konuda. Milli takım ve kulüpler bazında “Averaj” takımı olmaktan zorla kurtulduk. Kendi içimizde bunu bir başarı olarak kabul edebiliriz.

Daha sonraki yıllarda, yani bundan on sene önce de. UEFA Kupası ili Süper Kupa kazanıldı. Unutmadan, bir takımımızda, çeyrek final oynadı. Şunları demeye çalışıyorum. Birden bire başarılı olabilmek ve böyle düşünmek fazla iyimserlik olur. Tedricen, taşları yerine oturtarak istikrarlı olarak yola devam etmekte fayda vardır diye düşünmekteyim.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here