CHP’li Yüksel; “Umudumuzu Tazeleyerek Yürümeye Devam Edeceğiz”

0
16

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Belen İlçe Başkanı Fevzi Yüksel, rutin olarak düzenlediği aylık basın açıklamalarına bayram sonrası da devam etti. Geçmiş Kurban Bayramını kutlayarak açıklamalarına başlayan Yüksel, ülke gündemine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Kurultay sürecini başarıyla tamamladıklarını kaydeden Yüksel, ülke halkının kendilerine tarihi bir görev verdiğini belirterek; “Görkemli bir kurultay yaptık birlikte. Adı ‘İktidara Yürüyüş Kurultayı’ idi. İktidara yürüyeceğiz, iktidar olacağız, olmak zorundayız. Bunun için yapılması gereken her şeyi yapacağız azimle, kararlılıkla, inançla ve Türkiye’yi bir badireden kurtaracağız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak ülkeyi refaha kavuşturacağız” diye konuştu.

Genel başkanlarının açıkladığı 13 maddelik sözleşme taahhüdünü halka birebir anlatacaklarını ifade eden Yüksel; “Ne yapacağımızı ve çözüm yollarını halkımızla paylaşarak iktidar olacağız. İktidar olmak için inanmak şart! İnanıyoruz, heyecanımızı yitirmiyoruz, iktidara yürüyoruz!” dedi.

Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla ilgili görüşlerini paylaşan Yüksel; “Ayasofya’da zaten ibadet vardı. ‘Tabanımız gidiyor, bitiyoruz, eriyoruz, nasıl durdurabiliriz’ çabasının bir ürünüydü, yapay bir gündemdi. Ne yaparlarsa yapsınlar erimeye mahkumlar. Ayasofya’daki şov da kendilerini kurtaramayacak. Bu konuda da büyük bir yalanla karşı karşıyayız. ‘86 yıl sonra açıldı, zincirler kırıldı’ koca bir yalan. 1980 yılında Başbakan Süleyman Demirel cuma namazlarına açmış, şu an hayatta olan Cindoruk ile beraber Süleyman Demirel 1980 yılında Cuma namazını Ayasofya’da kılmıştı. 1991 yılından bu yana da 29 yıldır 5 vakit ezan okunuyor, beş vakit namaz kılınıyor. Açılmışı açıyoruz diyerek şova dönüştürüyorlar. Ayasofya bunu hak etmiyor.

Amaç Fatih’in vasiyetini yerine getirmek değil. Çünkü bundan birkaç yıl önce, ‘Beni bu oyuna getiremezsiniz, önce Sultanahmet’i doldurun’ derken aklın neredeydi, o zaman Fatih’e ihanet mi ediyordun. ‘Dünyanın çeşitli ülkelerindeki camilerimiz ne olacak, Ayasofya açılmaz, ben bu oyuna gelmem’ diyen siz değil miydiniz? Büyük bir siyasi şovla, oy kaybını önlemek için çaba sarf edildi. Acaba kötü gidişi durdurur muyuz şovu yapıldı.

Hesaplarınız tutmayacak, dönecek sizi yerle bir edecek. Utanmadan, sıkılmadan hilafet çağrılarının yapıldığı günleri yaşıyoruz. Hilafete çağrı ihanete çağrıdır. Bu ihaneti edenler er geç bunun hesabını ödeyecekler. Halka, adalete bunun hesabını verecekler” şeklinde konuştu.

Kadına yönelik şiddet ve İstanbul Sözleşmesinden vazgeçilmesi konusuna da değinen Yüksel; “Kadınlarımız zulüm görüyor, öldürülüyor. Herkese soruyorum, yastığa başınızı rahat koyabiliyor musunuz? Kadınlar ölüyor, çocuklara taciz ve tecavüz ediliyor… Ben yastığa kafamı rahat koyamıyorum. Bu ülkeyi yönetenler bu şartlar altında yastığa kafalarını rahat koyabiliyorlar mı? 2020 yılının ilk 6 ayında 150 kadınımız öldürüldü.

Bu şartlar altında imza attığımız İstanbul Sözleşmesinden vazgeçiliyor. Bu kadını yok saymaktır, kadını ölüme terk etmektir. Hangi tarikat bu talimatı veriyor, hangi gerici bunu istiyor sizden? İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmek kadını nefesiz bırakmaktır, kadına gidecek yer bırakmamak demektir. Kadına dokunmayın, kadının hakkını gasp etmeyin ve İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyin ki kadın yaşasın” dedi.

Sosyal medyaya getirilmek istenen kısıtlamayı de eleştiren Yüksel; “Amaç insanların haber alma özgürlüğünü kısıtlamak, dünyadan Türkiye’yi koparmak. Atatürk’e lanet okuma olayında da sosyal medya büyük bir yankı uyandırdı. Sosyal medyada insanlar haberleşiyor. Türkiye’deki vurgunu, talanı sosyal medya duyuruyor. Bunun için haberleşmenin önünü kesmek, özgürlüğü kısıtlamak için sosyal medya hesaplarına ve internet ağına erişmesini önlemek için bir yasa alelacele çıkarttılar. Korkunun ecele faydası yok. Vallahi de billahi de gideceksiniz. Korkutamazsınız, korkmayacağız, haberleşmeye devam edeceğiz. Tüm arsızlığın, tüm vicdansızlığı birbirimize haber vermeye devam edeceğiz.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk aynen şunu demiştir ‘Umutsuzluk yoktur, umutsuz insan vardır.’ Umudunuzu yitirmeyin! Umudumuz var, inancımız var, heyecanımız var, çaremiz var. Çare Cumhuriyet Halk Partisi, çare altıok! Bunun için umudumuzu tazeleyerek, yenileyerek yol yürümeye devam edeceğiz ve yolun sonunda iktidar olacağız” şeklinde açıklamalarda bulundu. (Haber: Helga TERBİYELİ)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here