Baharın Haberi Olsaydı…

0
54

Günaydın sevgili okuyucularım nasılsınız bu sabah? Bahar gelmiş, haberiniz var mı? Valla bendenizin haberi yok. Oysa limon ağaçlarım, ağır kış uykusundan uyandı, yeşillendi yaprakları, tomurcuklandı dalları. Her sabah onlara umutla, sevgiyle, huşuyla bakıyorum, minnacık öpücükler konduruyorum dallarına, minik tomurcuklarına. Onlar, Tayfun Talipoğlu’nun öldüğünü bilmiyorlar. Yolların onsuz öksüz kaldığını… Kaç günden beri gelen şehitlerden de haberleri yok. Bebeklerin babasız, anaların evlatsız kaldığını, evlere ateş düştüğünü, yüreklerin  bu ateşle kavrulduğunu, Referandumdan da bi haberler! Kavga, gürültüden, tehditlerden, korkudan, kuşkudan da habersizler. Baharın da haberi yok zahir ki bütün güzelliğini yeryüzüne saçmak için sihirli değneğine dokunmuş bile.

Bütün bunlardan haberi olsaydı baharın, kışın, yazın, dalların, tomurcukların, börtülerin, böceklerin acaba yine gelirler miydi? Kardelen çiçeği güneşe olan aşkı için deler miydi karı, onun aşkıyla kasıp kavrulur muydu küllerinden, nergislere papatyalar, gelinciklere ve sonsuz bir yeşillik doğar mıydı? Pir Sultan Abdal  baharı Nevruzu bu kadar güzel anlatabilir miydi? Belki? Ama iyi ki baharın, kışın, yazın, börtünün,  böceğin hele hele limon ağaçlarımın bütün bunlardan haberi yokmuş, yoksa nasıl umut dolacaktı içimize, gözerimizin hüznünü kim yıkayacaktı, aşk nasıl doğacaktı içimize? Bugün bahar bayramı, yani Nevruz, yani  yeni bir gün, yeni bir uyanış, taptaze küllerinden doğarak, dilerim bu uyanış hayırlara vesile olsun. Ve sevgili okuyucularım Pir Sultan Abdal  Nevruz’u sultan olarak değerlendirmiş ölümsüz dizelerinde

NEVRUZ  SULTANIM

Sultanı Nevruz günü canlar uyanır
Hal ehli olanlar nura boyanır
Muhib olan bu gün ceme dolanır
Himmeti erince Nevruz Sultan’ın

Aşık olan canlar bu gün gelirler
Sultan Nevruz günü birlik olurlar
Hallak-ı cihandan ziya olurlar
Himmeti erince

Farsça “Yeni Gün” adını taşıyan bahar bayramı, “nevruz” Pir Sultanın dediği gibi  insan ruhunun tabiatla birlikte  uyanışıdır aynı zamanda mistik anlamda “aşık olan canlar bu gün gelirler”. Sultan nevruz günü birlik olurlar “hallak’ı cihandan ziya olurlar” “himmeti erince  nevruz sultanın.” Dizeleri ile anlaşılacağı gibi o gün geldiğinde uyanan canlar birlik olursa  nevruz sultanın isteği ile. Madde aleminden maneviyat alemine yükselir canlar!

Valla sevgili okuyucularım “maneviyat alemin bir tarafa bırakalım” diyemiyorum çünkü bahar demek yeni gün, yeni yıl yeni bir dünya demek ve bu dünyaya bakarken, uyanışını izlerken ölümden sonraki dirilişini, kuru dalların yeşillenmesini, tomurcukların oluşmasını, tohumların toprağı delmesini? Dalıp gitmemek bu âlemden pek olası olmuyor gibi bana. Gerçeğe  dönmekse, alerji ve astım, bronşit ve depresyon?! Fırtına yağmur. (Aynen bu günkü gibi…) Doğa  baharlık giysileri içindeki ağaçları sınama derdine düşer sanki bu günlerde. Fırtınalarını yollar üzerlerine, yolar rüzgârlar acımasızca dallarını, köklerini, toprağa sağlam basanlar   direnir, zayıflarsa yok olur gider. Sanırım duygular içinde bu böyle, sağlam tutunan inancına ziya olur bu alemden.. Pir sultanın deyişi ile. Benimde inandığım ancak sağlam tutunamayan, savrulur durur madde aleminin günlük vesvesesinde (off ya  birde mistik takılmadığımız kalmıştı haa?)

Ve sevgili okuyucularım nevruz geleneği ne Sünnilikle, ne Alevilikle, ne Bektaşilikle doğrudan doğuş bağlantısı olmayan, İslâmiyet’ten çok öncelere giden bir gelenektir. Yani bir dinin veya mezhebin bayramı değildir. Bu yüzden de herhangi bir şekilde bir mezhep adına, bir din adına, bir etnik menşe adına bağlı gösterilmesi, istismar edilmesi bir ayrılık unsuru olarak takdim edilmeye çalışılması yanlıştır.

Ve sevgili okuyucularım nevruz  her yıl 21 Mart’ta   dini bir bayram gibi kutlanır bütün Türki devletlerde. Bu günlerde insanlar nevruz ateşinin etrafında toplanır. Çeşitli yemekler yapılır, eş dost ziyaretlerine gidilir. Gizlice evlere hediyeler bırakılır ve her yöreye göre değişik bu kutlamalar. Bizim kutlamalar yine bir seçim zamanına denk geldi. Olsun nevruz dediğin bir gün değil ki zaten önümüzde güzel, bahar günleri  var bahar boyunca her gün nevruz zaten.

Ve sevgili okuyucularım sağlıkla, sevgiyle kalalım her zaman bahar bizden habersiz gelse de bize onu görecek gözler versin dilerim yaratan her an dilerim. Ayrımsız gayrımsız bahar bayramımız kutlu olsun sevinç ve sevgi dolu olarak. Yase

Günün Şiiri

Ötme Bülbül

Ötme bülbül ötme şen değil bağım

Dost senin derdinden ben yana yana

Tükendi fitilim eridi yağım

Dost senin derdinden ben yana yana

Deryadan bölünmüş sellere döndüm

Ateşi kararmış küllere döndüm

Vakitsiz açılmış güllere döndüm

Dost senin derdinden ben yana yana

Haberin duyarsın peyikler ile

Yaramı sarsınlar şehidler ile

Kırk yıl dağda gezdim geyikler ile

Dost senin derdinden ben yana yana

Abdal Pir Sultan’ım, doldum eksildim

Yemeden içmeden sudan kesildim

Zülfün kemendine kondum asıldım

Dost senin derdinden ben yana yana

Bende bu yayladan şaha giderim

Karşıdan görünen ne güzel yayla

Bir dem süremedin giderim böyle

Ala gözlü pirim sen himmet eyle

Ben de bu yayladan şaha giderim

Eğer göverüben bostan olursam

Şu halkın diline destan olursam

Kara toprak senden üstün olursam

Ben de bu yayladan şaha giderim

Bir bölük turnaya sökün dediler

Yürekteki derdi dökün dediler

Yayladan ötesi yakın dediler

Ben de bu yayladan şaha giderim

Dost elinden dolu içmiş deliyim

Üstü kan köpüklü meşe seliyim

Ben bir yol oğluyum yol sefiliyim

Ben de bu yayladan şaha giderim

Alınmış abdestim aldırırlarsa

Kılınmış namazın kıldırırlarsa

Sizde şah diyeni öldürürlerse

Ben de bu yayladan şaha giderim

Pir Sultan Abdal´ım dünya durulmaz

Gitti giden ömür geri dönülmez

Gözlerim de şah yolundan ayrılmaz

Ben de bu yayladan şaha gider

Dostun Bir Gülü Yaralar Beni

Şu kanlı zalımın ettiği işler

Garip bülbül gibi beni zar eyler

Yağmur gibi yağar taşlar başıma

İllede dostun bir fiskesi yaralar beni beni beni

Can beni beni beni dost beni beni beni

Dar günümde dustum düşmanı beli oldu

Bir derdim var idi şimdi el oldu

Ecel fermanı boymuna takıldı

Gerek vura gerek asa lar beni beni beni

Can beni beni beni dost beni beni beni

Pir sultan abdalım can göye almaz

Haktan emir olmasa ı rahmet yağmaz

Şu ellerin taşı bana hiç degmez

İllede dostun bir tek gülü yaralar beni beni

Can beni beni beni dost beni beni beni.

& & & & &

Varıp yoldaş olma sen uğursuza

Komşu olma namussuza arsıza

Sabah selâmını verme pîrsize

Adamın başına belâ getirir

Muhib yolldaş olma kalleş yâr ile

O yâr da durmadı bir ikrar ile

Sakın sohbet etme münkir kör ile

Altının adını pula getirir

Pir Sultan ABDAL

Günün Sözü

Aptallar, utanılacak bir şey yaptıkları zaman mazeret diye o işi her zaman yaptıklarını söylerler.

Bernard SHAW

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here