10 Kasım ve Atatürk’ün ‘Çağdaş Medeniyet’ Görüşü

0
97

10 Kasım ‘Atatürk’ü Anma’ Günü ve Haftasına yaklaşıyoruz. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Ölümünün 77. Yılında, önümüzdeki hafta Salı günü çeşitli etkinliklerle tüm yurtta anılacak. Bizler de ülkemizin kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal’i bir kez de şükran ve minnetle anıyoruz.

Atatürk denildiğinde ilk aklıma ‘Diriliş’ ‘Reform’ ve ‘Devrim’ gelir. Çünkü Atatürk, düşen bir milleti yeniden ayağa kaldıran, devrimci ve yenilikçi bir kişiydi. Zaten bu özellikleri ile “yüzyılın devlet adamı” arasında gösteriliyor. Askeri deha olan Mustafa Kemal Atatürk’ün bir başka özelliği de ‘Çağdaş Medeniyet’ idealini tüm çevresindekilere kabul ettirmesidir.

Evet, Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük ideali; millî sınırlarımız içinde millî birlik duygusuyla kenetlenmiş ‘uygar bir toplum’ oluşturmaktı. Vatanı kurtaran, hür ve bağımsız Türkiye idealini gerçekleştiren Mustafa Kemal, daha sonra yeni Türkiye’mizi modernleştirmek amacı ile çağdaş medeniyet idealine yönelmiştir.

Atatürk, milletimizi çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracak ileri bir zihniyetin yerleşmesi çabası ile bir takım inkılâplar yaptı. İnkılâpların amacı, modern bir devlet, çağdaş bir toplum meydana getirmekti. Atatürk, Türk Milleti’nin çağdaş milletlerin seviyesine çıkartmak için ‘siyasal, toplumsal ve ekonomik’ alanlarda inkılâplar yapmıştır.

O’nun “…Büyük davamız, en medenî ve en müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde de temelli inkılâp yapmış olan büyük Türk Milletinin dinamik idealidir. Bu ideali en kısa zamanda başarmak için, fikir ve hareketi beraber yürütmek mecburiyetindeyiz…” şeklindeki sözleri, inkılâpçı karakterini de ortaya koymaktadır.

İsterseniz ‘Çağdaş Medeniyet Ne Demek?’ önce buna bakalım. Çağdaş Medeniyet; her bakımdan içinde bulunduğumuz zamanın gereklerini benimseme, o gereklere uyma, o gerekleri yerine getirme demektir. İleri ülkeler, gösterdikleri siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmelerle içinde bulundukları çağın uygarlığını temsil etmek üzere belli bir düzey çizerler. İşte bu düzey “çağdaş uygarlık düzeyi”dir.

Çağdaş medeniyetler; “bilgiyle, kültür-sanatla” ve “bilgi toplumu” olmakla oluşur. Çağdaş medeniyete ulaşmak için, hanlar hamamlar, saraylar değil, “okullar, tiyatro sahneleri ve milli kütüphaneler” yapmak gerekir. Çağdaş Medeniyete ulaşmak “Bilgi Toplumu” olmaktan geçer. Okullarımızda ve her türlü bilim yuvalarında; ülkesine, milletine gönülden bağlı, bilime, teknolojiye inanan öğrenciler yetiştirmek en büyük ‘Milli Amacımız’ olmalıdır. Ancak bu sayede Çağdaşlığı yakalayabiliriz.

Atatürk’ün ‘Çağdaş Medeniyet’ görüşü çerçevesinde yapılacak her türlü eylem, bizleri istediğimiz çağdaş düzeye ulaştıracaktır. Bunun en etkin ve en kısa yolu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İnkılâplarını’ tam anlamıyla benimsemek, yeni nesillere öğretmek ve uygulamaktır. Aklın yolu birdir.

Ölümünün 77. yılında Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha Minnet ve Özlemle anıyorum. ‘İnkılâplarının Işığı’ altında ‘Çağdaş Uygarlık’ yolundan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.

Sevgi ve Saygılarımla…

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here