1 Mayıs Bahar Ve Çiçek Bayramı Kutlu Olsun

0
141

Günaydın sevgili okuyucularım nasılsınız bu sabah? 1 Mayıs bayramını kutladığımız bu günde dilerim ki ülkede ve dünyada bir tek huzursuz olay yaşanmasın. Hepimiz işçiyiz  bazımız ağır işçi bazımız daha hafif  ama sonuçta hepimiz emek veriyoruz yaptığımız işe. Örneğin ben deniz sabahtan beri  bilgisayar karşısında ter döküyorum bu günkü yazımı hazırlayabilmek için. Öyle otur yaz oldu bitti olmuyor hiçbir yazı. Her yazının bir emeği ve öyküsü ve hazırlığı var. Ve gerçekten bazen alnımızdan şıpır, şıpır terler dökülebiliyor yazarken. Ve bazen yazamayacak durumda olabiliyoruz çeşitli nedenlerden o zamanda özlü ve felsefi öyküler aramak bulmak zorunda olduğumuzdan dağarcığımızı baya bir zorluyoruz anımsayabildiklerimizi netten destekliyoruz.

Ve internet zaten kağnı hızında yazıyı toparlayıp gönderene dekte bir zaman ve emek harcıyoruz. Ve biz  ağır beden işçileri değiliz, taş madenlerine inmiyoruz, inşatlarda güneş altında kavrularak iş yapmıyoruz, bahçeci ve mevsimlik  işçileri de değiliz. Ancak hepimiz emek sarf ediyoruz yaptığımız iş için patronundan tutunda en ufak işçiye kadar ve yaşamak  yalnızca yaşamak başlı başına bir işçilik bir emek zaten ben denizin  düşüncesine  göre… O zaman bu bayram bizim bayramımız. Hepimizin. Hepimiz bu bahar ve çiçek bayramını adına yakışır bir şekilde kutlamalıyız. Geçmişte çok canlar yakıldı kanlar döküldü neden? Dünyada herkesin işçi olduğu kesinken neden bazıları bazılarına haksızlık yapar ki. Bu bayramın bir diğer adı da haksızlıklarla mücadele bayramı! Demek herkes aslında şu ya da bu şekilde emekçi olsa bile  faşizmin ağır çizmeleri yalnızca işçileri  eziyordu ki hak isteme talebi doğmuş.

İlk kez 1856’da Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için yürümüşler. Daha sonra 1 Mayıs 1886’da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bırakmışlar. Hatta o zamanlar ulusal parka zencilerin girmesi yasak iken o yürüyüşte zenciler birlikte parka girilmiş ve belki ilk kez resmi olarak zenci beyaz kaynaşması yaşanmış. Biz de ise ilk kez 1912 yılında 1 Mayıs  kutlamaları  gerçekleşmiş. 1923 yılında da 1 Mayıs yasal olarak işçi bayramı olarak ilan edilmiş. Ancak 1924 hükümet 1 mayıs kutlamalarını yasaklamış ve 1935 yılına kadar yasaklanan 1 mayıs iççi bayramı o tarihten sonra “bahar ve çiçek bayramı” olarak yeniden adlandırılmış. O gün tatil ilan edilmiş.

ÇİÇEK BAYRAMI

Çiçek bayramı aynı zamanda Hıristiyan  kardeşlerimizin de kutladığı bir bayramın adı. Paskalya Bayramına hazırlık çerçevesinde Ortodoks Hıristiyanlarca her yıl Paskalya Bayramından bir hafta önce kutlanan İsa Mesih’in çarmıha gerilmeden önce Kudüs’e son kez girişinde, zeytin dallarıyla karşılanışını simgeleyen bu güne bu yüzden  zeytin ve çiçek bayramı denir. Bu yılda İskenderun’da Aziz Nikola Ortodoks Kilisesinde coşkulu ancak buruk bir şekilde kutlandı gazetemizdeki habere göre; “Peder Dimitri Yıldırım’ın barış duaları ettiği ayin yaklaşık 2 saat sürdü. Ayin sonunda çocukların çiçekleriyle birlikte, anne ve babaları eşliğinde, Mesih İsa’nın Kudüs’e girişinin temsil edilmesi gereğince, kilise içinde tur atılma etkinliği, bu yıl gerçekleştirilmedi. Turun, bir hafta önce Suriye’de kaçırılan Metropolit Pavlos Yazıcı’dan herhangi bir haber alınamamasından dolayı, Halep Metropolitliğinden gelen bir talep doğrultusunda yapılmadığı bildirildi.”

Dilerim en yakın zamanda  iyi haberleri gelir. Ve sevgili  Hıristiyan kardeşlerimin bu önemli bayramını canı gönülden kutlarım. Ve sevgili İlyas’la Helga’nın minik kızları ve kuzenlerinin resimleri mutluluğun ve çiçeklerin tablosu sanki.  Dilerim yüzlerindeki ve yüreklerindeki ışık hiç sönmesin hep böyle neşe ve sevinç içinde birlikte olsunlar.

Ve Hıristiyan kardeşlerimizin dini olarak kutladıkları çiçek bayramı ve bizim sosyal ve siyasi ve psikolojik  olarak kutladığımız 1 Mayıs emekçi ve çiçek bayramı da aynı şekilde neşe birlik ve berberlik içinde kutlanır. Geçmişte yaşananlar hiçbir zaman unutulmuyor. Ve biz her 1 Mayıs işçi ve çiçek bayramında elimiz yüreğimizde oluyor. Ve ne yalan söyleyeyim okulca çıktığımız gezileri özlüyorum. Ve sevgili okuyucularım doğanın rengarenk  çiçeklerle donanıp gelin olduğu bu günleri düğün sevinci ile yaşayalım diliyorum. Sağlık, sevgi, birlik ve beraberlik içinde her zaman… Yase

BAŞSAĞLIĞI

Değerli Ak Parti Milletvekilimiz Sayın Orhan Karasayar ve ailesine başsağlığı diliyorum. Allah sabır versin. Kolay değil gencecik bir çocuk. Her ölüm erkendir ama bu çok daha erken oldu be güzelim. Ne vardı bu kadar yüklenecek  kalbine ardında bunca gözü yaşlı yüreği yanık insan bıraktın? Işıklar ve rahmet içinde uyu, için rahat olsun dualarımız hep rahmetle saracak seni çok erken oldu ama sual edilmez yaradandan demek o kadar sevmiş ki seni hemen aldı yanına mekânın cennet olsun. Kalanlara sabır diliyorum, başınız sağ olsun… Yase

 

Günün Şiirleri

1 Mayıs

Bizimle başlar mayıs
bugün bizim günümüz
yüce emek ordusunun günü,
Biz doğarız bugünde
ışırken ufku gecenin
fırlar öfkemiz düşman üstüne
çılgın bir ok gibi,
Yıkıp bendini
taşar kanımız
çağlaya köpüre
öfke sellerince
boz bulanık ırmak gibi…

Bugün bizim günümüz,
Yapıp yaratanların
üretip aç yatanların
ve karanlığa
kafa tutanların
kızıl bir gül okşarcasına
yaşamın nabzındadır elleri.
Sökün eyler güneş denizine
her yanından dünyanın
mayıs gelende
sarı, siyah, kızıl ve ak
rengarenk sıralarla
kabarıp dalgalanarak
yedi iklim dört bucağın emekçileri…

Mayıs bizim günümüz,
Biz hep
yirmi yaşımızın
gürbüz yiğitleriyiz mayıslarda,
Bir önü alınmaz sevdadır sarsan yüreğimizi
Kulaklarımızda uğultusu dönen çarkların
Ayak altımızda kabarır toprağın sinesi,
Biz hep
genç kalacağız mayıslarda
yirmi yaşında
tunç bilekli delikanlılar
ve selvi boylu kızlar gibi…

Mehmet Sarı 

İşçinin Günlüğü 1 Mayıs

sabah güneşle birlikte kalmak
bir iki dilim kuru ekmek çay ile kahvaltı yapmak
daha dünün yorgunluğunu atmadan
bugünün yorgunluğunu düşünmek
evden çıkarden cebindeki iki kuruşla
nasıl ay sonu gelecek diye düşünmek
her gün için içini yiyen borçları düşünmek

okuldaki evladı harçlık ister,
hanımı pazar parası ister,
ev sahibi kira ister,
faturalar yatmayı bekler,
bu ay başı nasıl gelsin?

kıt kanaat geçinme boynunu bükmüş
büyük şehir bütün hayallerini öldürmüş
sılada kalan ana baba hasreti yüreğine kor düşürmüş
bu işçi nasıl gülsün?

bırak sigara parasını işe gidecek parası yok
ayağın da ayakkabı, üstün de cekedi yok
yüzün de bir tebessüm yok
şimdi yaşamak nasıl güzel gelsin?

Güllünaz Öz

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here