Futbol Daima Yükselir (3)

0
9

Değerli okurlarım, son sayımızda yarım asır önceki futbolumuzu icra edenlerin saha içi ve hatta saha dışı karakterlerinden söz etmiştik. Onları eğitenleri ve sahaya çıkıp adam gibi top oynayanları rahmet ve şükranla anmıştık. Düşünebiliyor musunuz? Hakk’ın rahmetine kavuşmuş olan o insanlar hala hafızamızda ve bazı panellerde gündem oluşturuyorlar. Belleğimizden çıkaramıyoruz bir türlü.

Şimdi de Statlardan ve teçhizatlardan bahsetmek istiyorum. Birçok futbolcunun kramponlarının burun tarafı yamalı. İtiraf edeyim ki, benim kramponlar da yamalıydı. Pazar günleri şehir stadyumunda amatör futbol maçları yapılırdı. Toprak zemin, en fazla 3-4 bin kişi alabilen tek tribün! Ancak, hafta sonu bu tribün dolardı ve sporseverlerin dörtte birini çarşaflı kadınlar, kızlar oluştururdu. Genellikle, Şehreküstü Futbol Takımının taraftarıydı bu hanımefendiler. Talat Özkarslı’nın futbol oynadığı takım!

Rahmetli babam emniyet mensubu olduğundan, elimden tutar, tribüne oturtur ve giderdi. O zaman ilkokuldaydım. Kadınlar, kocalar ve çocuklar, maaile maça gelmişler. Taraftarlık ruhu, renk aşkı Gaziantep’te böyleydi. Onları saygı ve rahmetle anıyorum.

Şehreküstü sözcüğü ne anlama geliyor, bu yazımda bildiklerimi sunmaya çalışacağım. Biraz önce verdiğim örnekle ilk durağımız Gaziantep olmuştu. Bu şehrin insanları hem çalışkan, hem de sporla ve özellikle futbolla iç içeydi. Anlattıklarımın inanın eksiği var, fazlası yok. O kara çarşaflı analarımız, bacılarımız zamanın en keskin taraftarları, alabildiğine tezahürat yapıyorlar.

Bir de, Şehreküstü sözcüğü var. İlginç bir isim ve merak edilmiştir diye küçük bir paragrafla anlatmaya çalışacağım. Efendim, Gaziantep (eski ismi Ayıntap) telaffuz edilerek Antep olmuş, “Gazi” unvanını alınca da “Gaziantep” olmuş. İsmin evveliyatı bu! Kurtuluş Savaşında ülkesi için çalışan can verenlerin isimleri semtlere, mahallelere verilmiş de ‘Şehreküstü’nün gerçeği nedir?

Yerli halk Şehreküstü’ye, ‘Şaraküstü’ derlerdi. Mahalle isimlerinin olmadığı yıllarda, İstiklal Savaşı kahramanlarından birinin ismini bölgelerine verilsin istemişler. Nedenini bilmiyorum ama kabul edilmemiş. Bunu gurur meselesi yapan o insanlar topyekûn şehrin en uzak yerine gelip orada ikamet etmeye başlamışlar. Bütün haneler gecekondu. Şehir merkezine hiç uğramamışlar, hastalarını bile ölme pahasına merkezdeki hastanelere götürmemişler. Mahallelere isim verilirken ısrarla Şehreküstü isminde karar kılmışlar.

Demek ki gözleri çakmak-çakmak olan o analarımız, bacılarımızın içinde dayanılmaz bir öfke, kin varmış ki, öylesine fanatik olmuşlar, şimdi onları daha iyi anlıyorum. Şehreküstü Futbol Takımı da, her sezon şampiyon olurdu. Dile kolay. Üç çocuğu yanında, birine de göğsünden süt veriyor, kocası da yanında ama ona da etmediğini bırakmıyor! Böyle taraftar olamaz diye düşünüyorum.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here