Çevre Gününde…

0
11

Günaydın sevgili okuyucularım nasılsınız bu sabah? Dünya Çevre Gününde, doğa sinirli… Demek onu çok kızdırmışız. Öfkesini çeşitli şekillerde ortaya seriyor, gözdağı veriyor. Çok haklı çok… Ülkemiz bir cennet, doğası, havası, güneşi ve denizi ile. Ama biz ne yapıyoruz? El birliği içinde onu mahvetmeye uğraşıyoruz. Taş ocakları, maden ocakları. Kıyılmayı bekleyen zeytinlikler, hayvan otlakları, kesilen ağaçlar ve sokakların kiri. Gerçi el birliği ile değil, aramıza bu suça katılmayanlar var. Uyduruk kıytırık parfümleri kullanmayan, almayan, döverler gibi olan arabaları, olanakları olduğu halde, bankaların teşviklerine rağmen almayan kullanmayan, çöpüne sahip çıkan, doğaya sigara dumanı ile bile zarar vermeyenler. Sayısı az olmakla beraber ama yine de varlar. Çok şükür.

Yurdumuzda güneş, özellikle Akdeniz bölgesinde nerdeyse yılın 12 ayı etkin. Ondan yararlanmamızı bekliyor. Güneş enerjisi ile sularımızı ısıtıyoruz. Elektriğimizi  de kesinlikle ondan elde edebiliriz. Hatta satabiliriz. Bazı özgür insanlar bunu çözmüş. Bedava elektik enerjisi elde ediyorlar güneşten. Abim bunlardan biri. Güneşin  bir demeti için bile yılda beş kez İskenderun’a gelen Alman arkadaşımın yaşadığı kentte oturmasına rağmen. Ve orada tek değil.

Nükleer santraller ve bu santrallerde de kullanılacak tonlarca kömürün havaya, doğaya, insana vereceği zararı  düşününce güneşi ve enerjisine tapınasın geliyor doğrusu. Güneş enerjisi için kimseye önden bir şey teklif etmek gerekmiyor tabi. Yani güneşe “sevgili güneş seni kullanmak için sana bu kadar milyonlar vereceğim sen yalnız benim için çalış” diyemez kimse değil mi? Çünkü Güneş her sabah bütün kapıları çalar içeri girmek için “bu benden bu benden değil” demeden. Ona “yalnız benim için doğ” diyemez insan ve insan çok bencil olduğu ve rant peşinde olduğu için güneşin alçak gönüllü, bedava, sevecen, tertemiz enerjisinin faydalarını, bizden milyon kez iyi bildiği halde kullanmak istemez.

Ve nükleer enerjiden dolayı İskenderun körfezi ve orada yaşayan balıkların durumunu da söylemeye hiç gerek yok.  Hava, su, deniz zehirlenecek peki ne için? Bilen bilir. Ve biz çevremiz için yırtınıp duralım boşu boşuna. Ancak buna rağmen bir taraftan tutmaya çalışarak suç birliği etmemek içinde  uğraşıyoruz.

Ve sevgili okuyucularım sağlık ve sevgiyle temiz hava temiz, temiz vicdan ve temiz bir gülümsem ile kalım hep birlikte. Yase

& & & & &

5 Haziran Dünya Çevre Günü

Dünya Çevre Günü, İsveç’in Stockholm kentinde 1972 yılında düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansından bu yana, her yıl 5 Haziran tarihinde, çevrenin korunması konusunda dünya çapında farkındalık yaratılması ve eylemde bulunulması amacıyla kutlanmaktadır.

Geçtiğimiz yıllarda Dünya Çevre Gününün sloganı “Plastik Kirliliğiyle Mücadele Et (Beat Plastic Pollution)” olarak belirlenmiştir. Plastik atıkların doğa ve yaban hayatı ile insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması doğrultusunda insanların günlük hayatlarında değişiklikler yapması çağrısında bulunulmaktadır.

Dünyada bir dakikada 1 milyon plastik su şişesi satın alınmakta ve her yıl 5 trilyon tek kullanımlık poşet tüketilmektedir. Kullandığımız plastik ürünlerin %50’sini tek kullanımlık ürünler oluşturmaktadır. Okyanuslarda bir yılda biriken plastik dünyanın etrafını dört kez dönebilecek miktarda olup, tamamen çözülene dek 1000 yıl boyunca varlığını sürdürmektedir. Plastikler insan bedenine de doğrudan zarar vermekte olup,  olumsuz etkiler mikro plastikler aracılığıyla insanların su ve gıdalarına kadar ulaşabilmektedir.

Avrupa Birliği’nin kaynak verimliliği konusunda uzun vadeli planlarından birini oluşturan Döngüsel Ekonomi Paketi kapsamında, 2018 yılında “Döngüsel Ekonomide AB Plastik Stratejisi” kabul edilmiştir. Strateji AB’deki tüm plastik ambalajların 2030 yılına kadar geri dönüştürülebilir hale getirilmesini, tek kullanımlık plastiklerin azaltılmasını ve toplama ve ayıklama sistemlerinin iyileştirilmesini amaçlamaktadır.

Türkiye, 21 Aralık 2009 tarihinde müzakerelere açılan “Çevre ve İklim Değişikliği” Faslı kapsamında “atık yönetimi” alanında da Avrupa Birliği müktesebatını uyumlaştırmak ve uygulamak konusunda üzerine düşeni yapmaktadır. Çevrenin korunmasına ilişkin AB düzenlemelerine uyum, soluduğumuz havanın kalitesinin iyileştirilmesini, kullanım ve içme suyunda temizlik ve hijyen güvencesini, atıkların yeniden değerlendirilerek ekonomiye katkıda bulunmasını, kamuya açık ortamlarda gürültü kirliliğinin önüne geçilmesini sağlamakta, gelecek nesillerin daha sağlıklı bir ortamda yetişmesini güvence altına almaktadır.

5 Aralık 2017 tarihinde yayımlanan Ulusal Atık Yönetimi ve Eylem Planı kapsamında; 81 ilde atık yönetimi mevcut durumu analiz edilerek, atıkların türlerine göre kaynağında ayrı toplanması, geri dönüştürülmesi, farklı yöntemlerle geri kazanılması ve bertaraf yöntemlerinin ortaya konması hedeflenmiştir. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde başlatılan ve tüm ülkede uygulanması öngörülen “Sıfır Atık Projesi” kapsamında plastik atıklar da dahil olmak üzere tüm atıkların ayrı toplanması ve geri dönüştürülerek ekonomiye kazandırılması hedeflenmektedir.

AB çevre standartlarının ülkemizde uygulanması yönünde atılacak her yeni adım, halkımızın hayat kalitesi ve refah düzeyini daha da yükseltecektir. Vatandaşlarımızın hayat kalitesinin arttırılması, ancak temiz bir çevre ve doğal kaynakların dengeli ve ihtiyatlı kullanımı ile mümkündür. Bu çerçevede, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile yürütmekte olduğu katılım müzakereleri, ülkemizde çevresel standartların iyileştirilmesine yönelik önemli bir itici güçtür.

Günün Şiiri

Çevreyi Temiz Tutalım

Bütün çevre temiz olsun,
Ciğere oksijen dolsun,
Yaşayana örnek olsun,
Çevreyi temiz tutalım.

Temiz olsun hep dünyamız,
Neşe dolsun hayatımız,
Çok önemli sağlığımız,
Çevreyi temiz tutalım.

Sağa-sola çöp atmayın,
Çevreyi hiç kirletmeyin,
Atanlara atma deyin,
Çevreyi temiz tutalım.

Şehir ile köylerimiz,
Temiz olsun evlerimiz,
Hava alsın ciğerimiz,
Çevreyi temiz tutalım.

Ağaç olsun yeşil dağda,
Oksijen vardır doğada,
Yaşam olsun hep dünyada,
Çevreyi temiz tutalım.

Yeşillik olsun çevremiz,
Cennete dönsün evremiz,
Temiz olsun mahallemiz,
Çevreyi temiz tutalım.

BAKARİ desin bunları,
Uyarır hep insanları,
Kurtaralım yaşamları,
Çevreyi temiz tutalım.

Yılmaz BAKAR

Çevremiz

Çöplerimiz birikmesin
Sularımız kirlenmesin
Yakıtımız tam yakılsın
Temiz olsun her şeyimiz.

Oynayalım hep coşalım
Bu yurdu temiz tutalım
Sokağımızla caddemiz
Köyümüzle, kentimiz

Temiz olsun hep çevremiz
Güzel olsun hep yöremiz.
Oynayalım hep coşalım
Bu yurdu temiz tutalım

Yaylada ovada dağda
Pırıl pırıl bir doğada
Oynayalım hep coşalım
Bu yurdu temiz tutalım.

Erol YAVUZ

Temiz Çevre

Temiz çevre istiyoruz,
Doğayı çok seviyoruz.
Pırıl pırıl bir dünya
Yaşamaya hasretiz biz.

Denizler bizim, göller bizim,
Ovalar bizim, dağlar bizim,
Bu hazine hepimizin,
Bugün için varız biz.

Doğayı temiz tutalım,
Yerlere çöp atmayalım,
Hepimiz el ele verip
Yeşil bir dünya kuralım

Günün Fıkrası

Afrika Kıtası

Ev ödevi hazırlayan çocuk babasına sordu; “Afrika ne taraftadır baba?” Babası bilmiyorum demeyi kendisine yediremediği için biraz düşündü. “Fazla uzakta olmamalı” dedi. “Çünkü bizim şirkette bir zenci var. Her gün işe bisikletle gidip geliyor.”

Günün Sözü

Din sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.
Seneca

Dünyada görmeyi istediğiniz değişimin kendisi olunuz.
Mahatma GANDHI

Havaya atılan bir taş düşünebilseydi kendi isteğiyle yere düştüğünü sanırdı.
Baruch SPINOZA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here