Bilim ve Futbol (5)

0
71

Değerli okurlarım, eskimiş, sayfaları yırtılmış ansiklopedileri karıştırmak, okumak beni çok mutlu ediyor. Özellikle Ankara’ya gittiğimde bu şansı buluyorum. Fi tarihinde Peru’da iki yerli kabilesi arasında oynanan futboldan söz etmiştim önceki gün. Tekrarlamama gerek yok.  Bu hadise futbolun nerelerden nerelere geldiğinin en canlı örneği…

Hukuk, bilim, bilge kişilik ve de kurallar, bu saydıklarımın hepsi de yaşamın olmazsa olmazlarıdır ama her şeye rağmen hayatı fazla zorlaştırmamalıyız diye düşünüyorum. Vücut dili, hitap etme, siyasi nezaket gibi özelliklerden yoksunsanız çevreniz daralır, sevdikleriniz azalır ve öyle bir an gelir ki yalnız kaldığınızı görürsünüz. Bu kaçınılmaz olur.

Sözü buraya getirmişken, çaba göstermeyi es geçmeyelim ama işlerin olacağına varacağını da hiç aklımızdan çıkarmayalım. Her şeyi kontrol etme eğiliminde, devamlı geleceği planlama, yüce divanı yok etme çabasında olursak, hakem bile olsak bariz ofsaydı görmez ve çizgiyi geçmeyen topu gol olarak değerlendiririz.

Cenab-ı Allah, Dağına göre kar verir. Kimsenin taşıyamayacağı yükü vermez. Bu arada tembel olmanın da bir anlamı yoktur. Bilim, teknoloji, spor ve tabi ki futbolda fazla zorlamanın maksimum bir faydası olduğunu da söyleyemeyiz. Sınava girecek öğrencilere kırk profesör ders verse inanın yüzde onluk bir fayda sağlar, fazla olmaz.

Unutmayalım ki; en büyük icatlar bile tesadüfen olmuştur. Kimisi hamamdan kaçmıştır buldum diye, kimisi gökyüzüne hayranlığıyla temayüz etmiştir. Bu işlerin mektebi yoktur.

Silah üretimine sözüm yok. Orada bilim geçerlidir ya, insanlara nasıl bir yarar sağlıyor? Ölümlere neden olmuyor mu?

Yıllarca denenmiş atasözlerimiz vardır bildiğiniz gibi… Devenin biri kervandan kurtulup kasabaya gelmiş ve bir camiye girmiş. İmam çok kızmış ve başlamış deveyi hırpalamaya. Oradan geçen Bektaşi seslenmiş; “-Ağzı yok dili yok… Bu hayvanı neden dövüyorsun?” İmam da; “-Baksana camiye giriyor…” “-Yahu, o bir hayvan, bilmemiş. Bırak dışarı, herkes işine baksın!”

Çok ilginç bir ülkede yaşıyoruz. Hastane binaları vardır da, teçhizat ve de doktor yetersizdir, şikayet ettiğinizde size özel hastaneleri önerirler. Fakat bir cami yapılsın yüzlerce imam talip (!) olur.

Bilim ve teknolojiyle özdeşleşmemiş futboldan başarı beklemek, dünya şampiyonasında final istemek gibi bir şey. Ne kadar anlamsız değil mi?

Sonuç olarak, yaşamın olmazsa olmaz kuralları içine çekmek ve çekerek hayatı çekilmez hale getirmemeliyiz. Bütün imkanlarımızı zorlamalıyız ama yine de istediğimiz yere gelemezsek bu dünyanın sonu değildir. “Biz yapmadık, başkaları gelsin yapsın” diyerek istifa etmek delikanlılığın reconudur. Olmayacak bir şeyi söylüyorum ya, neyse.

Cahiller içindeki âlime acınır. Bu nedenle cahiller cahillerle iyi anlaşır. Bir de okumuş cahillerden korkulur. Bunu unutmayın!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here