Emekli Öğretmen Suphi ULUSOY…
Mevlana Afganistan’da doğmuş asıl adı, Muhammed Celaleddin olup 12. yy’da yaşamıştır. Mevlana’nın fikirlerini ve yaşam tarzını tüm Dünya görmüş, hoşgörü ve barışın sembolü olmuştur. 66 yıllık hayatı boyunca Müslümanlardan, gayrimüslimlere kadar herkes tarafından sevilmiş ve örnek alınmıştır.
Babası ilim-irfan sahibi Bahaddin Veled, bulunduğu yerden bir süre sonra Mekke, Medine ve sonra Anadolu’ya gelmiş, Malatya, Erzurum, Erzincan ve son olarak da Karaman’a gelip yerleşmiştir. Karaman yakın zamana kadar Konya iline bağlı bir ilçe iken, şimdi İl olmuş ve küçük güzel görülmeye değer bir şehir olmuştur.
Babası Mevlana’yı 18 yaşlarında iken Gevher Sultan ile evlendirmiş ve bu evliliklerinden 2 oğlu olmuştur. Gevher Sultanın türbesi Karaman’dadır. Mevlana, Gevher Sultanın ölümü üzerine ikinci evliliğini yapmış ve bu evlilikten de 2 çocuğu olmuştur. Yaşadığı dönem Selçuklu İmparatorluğu olduğundan Selçuklu hükümdarı Aleddin Keykubat babasını Konya’ya devate etmiş ve Bahaddin Veled Konya’ya gelmiş, huzura kabul edilmiş, tanışılmış sonrasında bir medrese yapılmıştır. Bahaddin Veled’in ölümünden sonra oğlu Mevlana bu medresede sorumluluğu almış ve dersler vermeye başlamıştır.
Mevlana o kadar çok sevilmeye ve tanınmaya başlamış ki müritleri gün be gün artmış tasavvufi olarak hayatını devam ettirmeye başlamış. Yunus Emre’de Mevlana gibi, “Yaratılanı severim, Yaradan’dan ötürü” diyerek tüm insanlara olan sevgisini belirtmiştir.
Mevlana bir gün cadde veya sokakta müritleri ile yürürken önünden geçmeye çalışan ve halk tarafından suçlu, kötü diye bilinen bir kadını tutmuşlar ve “sen buradan geçemezsin” diye kadını hırpalamaya başlarken, Mevlana kadını bırakmalarını söylemiş ve kadına dönerek “Beni dinle… Kim olursan ol gel, bizim kapımız herkese açıktır” diyerek tüm insanlara çağrıda bulunmuştur.
Nice insanlar gördüm üzerlerinde elbise yok, yine nice insanlar gördüm ki üzerinde elbise var, içinde insan yok demiştir. Çok anlamlı bu sözü unutmayalım.
Günler gelmiş, geçmiş emri vaki olmuş (Kuran-Kerim Ankebut Suresi 57 Ayet) Her nefis ölümü tadacaktır. Mevlana öyle çok sevilmiş ki cenazesine Gayrimüslimler de katılmışlar, ancak bazı Müslümanlar bunları istememişler reddetmişler, gayrimüslimler de “Bizler katılmak istiyoruz, bizlere İsa’yı da Musa’yı da Mevlana öğretti” diyerek cenazeye katılmışlardır.
Mevlana’ya göre her insan Yaradan’ın bir parçasıdır düşüncesi ile insan noksan yaratılmıştır. O halde hatalar yapabilir, önemli olan o hatayı anlayıp kabul ederek pişman olmaktır. 2007 yılında UNESCO tarafından, Dünya Kültür Mirası listesine alınmıştır. Ölümü olan 17 Aralık tarihinde Şebu-Arus Törenleri ile (ona göre yeniden doğma) her yıl tüm dünyadan gelen yabancı ve yerli yurttaşlarımız tarafından törenle anılmaktadır.
Mevlana tüm insanları sevdiyse, Peygamberimiz insan ayırımı yapmadıysa, bizler neden insan ayrımı yapalım, insan ayırımı, ırk ayrımı, şeytanın işidir. Şeytan kendini hep üstün görür. Bizden değil diye onları düşman görmeyelim. Hatay’da Müslümanlar, Ortodoks Hıristiyanlar, Katolikler, Protestanlar, Ermeniler yaşamakta olup, hoşgörü, barış, medeniyetler ve gastronomi şehrine herkesi davet ediyoruz. Bu vesile ile ilçemizde yaşayan Hıristiyan cemaatinin Paskalya Bayramını tebrik ederim.
Hatay on üç imparatorluk yaşamış, kadim bir kenttir. Mevlana’yı Dünya tanımış ve gidip gördüyseniz, Mevlana türbesini ve müzesini dünyanın birçok ülkesinden, her mevsim binlerce ziyaretçi görmeye geliyor hayatını inceliyor.
Savaşların olmadığı, insanların katledilmediği, çocukların öldürülmediği, kardeşçe, barış içinde yaşamak ümidiyle, sağlıklı, mutlu günler dilerim.







