Spor Ahlakı ve Atatürk (5)

0
83

Değerli okurlarım, okurlarımın büyük bölümü, çok eskilere dayanan makalelerimin sık-sık gündeme gelmesini istiyorlar. Onların hepsine de ayrı-ayrı teşekkür ediyorum. Ancak unutmasınlar ki, bu hadiseler oldukça duygusaldır. Öncelikle o günleri yaşama arzusu oluşmalı ve biraz da kafan iyi olmalı.

Atamız da aslan sütü (bulut renkli lezzet) yudumlardı. O’na afiyet olsun. Cennette böylesine yudumlanacak içecekler var mı, yok mu bilemem ama Cenabı Allah O’na özel muamele yapacaktır eminim.

Bu makalemde, hep eski konular, eski isimler ve olgular gündemde. Sadece Kasımpaşalı yeni-yeni… Memlekette Kasımpaşalı mı yok. Örneğin Kasımpaşalı Çamur Nuri! Bu makalemde, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sporla ilgili politikasını anlatmaya çalıştım ya. Yine de bazı şeyleri anlatacağım.

Düşünebiliyor musunuz? Ata’mız, kısacık ömründe nelerle kimlerle uğraşmış, ne güzel eserler hediye etmiş, yararlanalım diye. Nur içinde yatsın. Biz onlara “ayyaş” demedik, Lozan’ı “yutturdular” demedik. Diyenlere lanet olsun.

Ulu Önder Atatürk, beden eğitimi ve sporun sağlam bir ırk oluşturma da ve de yurt savunmasında önemli işlevi olduğunu fark eden ender liderlerden biridir. Atamızın futbol oynayıp oyamadığını bilmiyoruz. Ömrü savaş alanlarında geçen birinin futbol oynaması düşünülemez. Savaş nedeniyle dünya kupaları ertelenmedi mi? Şayet futbol oynamış olsaydı, benim Kasımpaşalı arkadaşım gibi yan-yan yürürdü. Demek ki futbol oynamamış.

Atatürk’ün beden eğitimi ve spora verdiği önemi 18 Ağustos 1923 tarihli hükümet programında da görmek mümkündür. Programdaki şu satırlar dikkat çekicidir. “…Bireyin bedensel ve düşünsel yetenekleri gibi ahlaki ve sosyal yetenekleri de geliştirilmeli, bu amaçla beden eğitimi öğretmeni yetiştiren okullar açılmalı, kulüpler ve gençlerin fikirleri zedeleyen politika ile olmamalıdır…”

Gerçekten de çok geçmeden Terbiye-i Bedeniye Darülmuallim (Gazi Eğitim Enstitüsü) kurup Ankara’da hizmete girmiştir. Atamız bunu da yeterli görmeyip, sınavla seçilen askeri ve sivil öğretmen adaylarının ihtisası için Avrupa’ya gönderilmesini sağlamıştır. İhtisas için Avrupa’ya giden bu gençlerden fazlasıyla yararlanılmıştır. Örneğin, Sadi Irmak (19 Mayıs G.S. Akademisi Fizyoloji hocası), Suat Hayri Ürgüplü (Başbakanlık yaptı), Vildan Aşir Savaşır (Uzun yıllar Beden Eği. Gen. Müd. Yaptı).

“Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” diyen atamızın spora ve onun ahlakına nasıl baktığını anlattık ama fazla bir şey söylediğini sanmıyorum.

“Ben Sporcunun Zeki Çevik Aynı Zamanda Ahlaklısını Severim.” Bu vecizeyle Atamız; Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalması ve çağdaş medeniyet seviyesine ulaşabilmesi için sağlam kafalara ihtiyaç olduğunu söylemeye çalışmıştır. Cebini düşünmeyen, hırsız olmayan ve buna benzer kötü halleri olmayan yurttaşların diğerlerinden fazla olmasını istemiştir.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here