“Hatay’ı Hafızasıyla Birlikte Ayağa Kaldırmak Zorundayız”

0
5

Asrın Felaketinin Yıldönümü Öncesi Açıklamalarda Bulunan CHP’li Vekil Kara, Şehirlerle Birlikte ‘Türkiye Yüzyılı’ Reklamının da Yıkıldığını Savundu…
“Hatay’ı Hafızasıyla Birlikte Ayağa Kaldırmak Zorundayız”

Cumhuriyet Halk Partisi (CP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü yaklaşırken Hatay’daki güncel duruma ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kara, depremin yalnızca bir doğa olayı olarak ele alınamayacağını vurgulayarak, yaşananların Türkiye’nin yönetim anlayışını tüm yönleriyle gözler önüne serdiğini söyledi.

6 Şubat depremlerinin yalnızca kaybedilen can sayısı ve jeolojik boyutuyla değerlendirilmesinin eksik kalacağını belirten Kara; “Bu felaket sadece yaşandığı günle sınırlı görülürse gerekli dersler çıkarılamaz. 17 Ağustos 1999 depremi nasıl dönemin Türkiye’sini ifşa ettiyse, 6 Şubat depremleri de AKP Türkiye’sinin sorunlarını, yetersizliklerini ve çürümüşlüğünü ortaya koymuştur. O gün yalnızca 11 şehrimiz değil, iktidarın propagandaları ve ‘Türkiye Yüzyılı’ reklamı da yıkılmıştır” dedi.

“6 Şubat Gecesi Devlet Yoktu”

Deprem gecesi yaşananlara da değinen Kara, yardım ve koordinasyon eksikliğine dikkat çekerek; “6 Şubat günü devlet yoktu. AFAD başta olmak üzere içi boşaltılan kurumlar afete müdahalede yetersiz kaldı. Bu yetersizlik nedeniyle belki de kurtarılabilecek binlerce insanımızı kaybettik” ifadelerini kullandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin zamanında sahaya çıkarılmamasını da eleştiren Kara, afet yönetimindeki eksikliklerin giderilmesi için Afet Bakanlığı kurulması ve AFAD’ın kurumsal bağımsızlığının güçlendirilmesi yönünde öneriler sunduklarını ancak iktidarın bu önerileri dikkate almadığını söyledi. Kara, AFAD’ın statüsündeki sorunların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da kabul edildiğini hatırlattı.

“Hatay Üç Yıldır Hayatta Kalma Mücadelesi Veriyor”

Hatay’ın depremden bu yana üç yıldır hayatta kalma mücadelesi verdiğini ifade eden Kara, bu mücadelenin en somut şekilde konteyner kentlerde yaşandığını belirtti. Konut teslim tarihlerinin sürekli ertelendiğini söyleyen Kara, konteyner kentlerde uyuşturucu kullanımı, kadına yönelik şiddet ve güvenlik sorunlarının giderek arttığını dile getirdi.

Öte yandan inşaatlar gerekçe gösterilerek ÇED raporu aranmaksızın açılan taş ve maden ocakları ile beton santrallerinin ciddi çevre kirliliğine yol açtığını vurgulayan Kara, rezerv alanlar ve kamulaştırma süreçlerinin de yurttaşlarla kamu arasında gerilime neden olduğunu söyledi. Bazı konutlarda işçilik ve malzeme kalitesinin yetersiz olduğunu, altyapı hizmetlerinin ise tamamlanmadığını belirtti.

“Hatay Yeni Yıla Karanlıkta Girdi”

Altyapı sorunlarının giderek ağırlaştığını ifade eden Kara, özellikle elektrik ve internet kesintilerinin yaşamı katlanılmaz hale getirdiğini söyledi. “Şehrimiz yeni yıla umutla değil, elektrik kesintileriyle girdi” diyen Kara, elektrik dağıtım şirketinin yurttaşları kaçak elektrikle suçlamasını da sert sözlerle eleştirdi.

Sağlık alanında da ciddi eksikler bulunduğunu kaydeden Kara, aile sağlığı merkezlerinin hâlâ konteynerlerde hizmet verdiğini, hastanelerde doktor ve ekipman yetersizliği yaşandığını, yurttaşların tedavi için başka illere gitmek zorunda kaldığını söyledi. Okulların şantiye alanları arasında kaldığını ve bazı kamu kurumlarının hâlâ okul binalarını kullandığını da ekledi.

“Van’a 5 Yıl Tanındı, Hatay Kaderine Terk Edildi”

Ekonomik sorunların Hatay’da depremle birlikte daha da ağırlaştığını belirten Kara, mücbir sebep halinin sona erdirilmesini eleştirerek; “Van depreminde 5 yıl boyunca uygulanan mücbir sebep hali, çok daha yıkıcı bir depremin yaşandığı Hatay’dan esirgendi. Bu durum, iktidarın deprem bölgesini bütçe açığının sorumlusu olarak gördüğünü açıkça göstermektedir” dedi.

KOBİ’lerin krediye erişimde zorlandığını, esnaf ve çiftçinin kaderine terk edildiğini söyleyen Kara, özellikle narenciye üreticilerinin yaşadığı kayıplara rağmen yeterli desteğin verilmediğini ifade etti.

Açıklamasının sonunda Hatay’ın yalnızca binalarla değil, kimliği, kültürü ve ekonomisiyle yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini vurgulayan Kara; “Hatay bugün karanlığa mahkûm edilmiş, sağlık hizmetlerine erişemeyen, dünyayla bağlantısı koparılmış bir kent görünümündedir. Bu tablo kabul edilemez. Hatay’ı hafızasıyla, kültürüyle ve demografik yapısıyla birlikte ayağa kaldırmak zorundayız” dedi. (Haber Merkezi)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here