Bayrak

0
1

“…Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır…”

Mithat Cemal Kuntay bu ünlü şiirini Adana’nın düşman işgalinden kurtuluş tarihi olan 5 Ocak 1922 tarihinde yazmıştı. Bu anlamlı dizeler kurtuluş savaşımızın sembol şiirlerinden birisidir.

8 Ağustos 1996 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sınırını izinsiz geçerek Türk bayrağının indirmek amacıyla göndere tırmandığı sırada, bayrağı korumakla görevli güvenlik güçleri tarafından vurularak öldürülmüştür. Olması gereken de oydu. O bayrak kanlıdır. Kanını şehitlerimizden almıştır. Ona uzanan eller kırılır!

Geçtiğimiz günlerde DEM parti Suriye’deki son gelişmeler nedeniyle TBMM grup toplantısını Nusaybin’de gerçekleştirdi. Grup toplantısı öncesi Suriye’de meydana gelen olaylar sebebiyle bir protesto toplantısı düzenledi. Nusaybin’de toplanan başka bir grup da sınırın öte tarafındaki Suriye’nin Kamışlı kentine geçmeye çalıştı. Olaylar sırasında Türk bayrağı indirildi.

Bayrak bir milletin var olmasının sebebidir. Ona uzanan el o anda kırılmalıydı. Ama olmadı. Devlet büyükleri (!)  olayı sadece kınamakla yetinerek hesap sorulacağını belirttiler. Aradan 6-7 gün geçti hala olayın faillerinden bir haber yok. Orada görev yapan güçler neden anında gereğini yapmadı?

Erdoğan ve Bahçeli’den art arda kınama mesajları geldi. Olayların bu kadar gelişmesi ve büyümesinin birinci derecede sorumluları, DEM’e ve terörist başına yüz veren, onları muhatap alan iktidar ve küçük ortağıdır. 50 bin kişinin katili terör örgütü kurucusuna “kurucu önder” diyerek yüz verilir, örgütün siyasi uzantısı bir partiyle oturup pazarlık yapılırsa olacağı budur. DEM, yalnız PKK’lılara değil, SDG, YPG ve PYD denilen tüm terör gruplarına sahip çıkmaktadır. Teröristler dağda gezerken içimizdeki legal uzantıları hiç suçları yokmuşçasına daha da azgınlaşarak hem de Türk’ün meclisinde Artin Agopyan denilen bebek katiline “sayın” diyerek küstahlaşıyor.

Çözüm süreci denilen bu ihanet süresi Bahçeli ve Erdoğan’ın ellerinde patlamıştır. Bu hadisenin hemen ertesi günü TBMM toplanarak DEM partili teröristlerin dokunulmazlıkları kaldırılarak, tutuklanmalıydılar. Bunu bırakın, hala suçluların yakalandığına dair bir haberi ne basında, ne televizyon haberlerinde göremiyoruz. Çünkü DEM ve ona bağlı terörist gruplar çok iyi biliyorlar ki; iktidar partisi BOP kapsamında kurulmuş ve yöneticileri bu projeyi gerçekleştirmek üzere tayin edilmişlerdir.

Herkesin artık çok iyi bildiği BOP, Türkiye dâhil olmak üzere Orta Doğu’da 22 ülkenin sınırlarının değiştirilmesi projesidir.

2002 yılında 57. Hükümet üyesi iken Bahçeli neden erken seçim istedi? Erken seçim istemesindeki amaç neydi? Biraz düşünebilen insan MHP genel başkanının amacının AKP’yi iktidara getirmek olduğunu bilir. İşte o günlerden bugünlere yani terörist başının muhatap alındığı günlere geldik. Terörist başının muhatap alınması ile birlikte Ermeni tedhiş örgütü PKK, SDG, YPG ve PYD’nin meşrulaştırılmasının da önü açılmak isteniyor. Tuncer Bakırhan adındaki DEM eş başkanı yine terör örgütlerinin Suriye uzantısı olan SDG’nin Kürtlerin temsilcisi olduğunu rahatça söyleyebiliyor.

PKK, YPG, PYD, Pejak ve SDG nasıl terör örgütü iseler, onların siyasi uzantısı olan DEM de onlar kadar teröre batmıştır. Onlardan hiçbir farkı yoktur. Terör örgütü ile oturup pazarlık yapmak ta onlar kadar suç işlemektir.

Çok iyi bilinmelidir ki; bayrak bir milletin şerefidir, namusudur, bağımsızlığının sembolüdür. Şu anda ülke her şeye rağmen sükûnet içindeyse bunu gönderimizde dalgalanan o şanlı bayrağa ve bize Cumhuriyeti emanet eden Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz.

Bayrağa uzanan eller derhal kırılmalıdır!

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here