Eğitim Sen İskenderun’dan TÜİK ve Zam Politikalarına Tepki:
“14 Ocak’ta Alanlardayız…”
“TÜİK Yalanlarına, Yoksulluğa Teslim Olmayacağız!”
Eğitim Sen İskenderun Şube Başkanı Mustafa Ünsal, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verileri ve ücret artışlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, kamu emekçileri başta olmak üzere emeğiyle geçinen tüm kesimlerin giderek yoksullaştırıldığını savundu. Ünsal, 14 Ocak Çarşamba günü ülke genelinde iş bırakma eylemi yapılacağını duyurdu.
Ünsal, 2025 yılının asgari ücretliden emekliye, işçiden kamu emekçisine kadar milyonlarca kişi için “kâbus yılı” olduğunu belirterek, maaşların hızla eridiğini, hayat pahalılığının ise her geçen gün arttığını ifade etti. İktidarın, çarşıda ve pazarda yaşanan gerçek enflasyonun çok altında kalan TÜİK verilerini esas aldığını savunan Ünsal, ücret artışlarının bu verilerle sınırlandırıldığını dile getirdi.
“TÜİK Verileri Gerçek Hayatı Yansıtmıyor”
TÜİK’in 2025 yılı için açıkladığı yüzde 30,89’luk yıllık enflasyon oranının yaşanan gerçek hayat pahalılığıyla örtüşmediğini ifade eden Ünsal, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) yıllık enflasyonu yüzde 37,68, Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) ise yüzde 56,14 olarak açıkladığını hatırlattı. Ünsal, “TÜİK’in enflasyonu mu, yoksa halkın yaşadığı hayat pahalılığı mı gerçek?” diye sorarak, hükümetin “enflasyon düştü” söyleminin yurttaşın mutfağına yansımadığını belirtti.
“Asgari Ücret ve Maaşlar Eriyor”
Açıklamada, asgari ücret artışının TÜİK’in açıkladığı enflasyonun dahi altında kaldığı vurgulandı. Ünsal, resmi veriler esas alınmış olsaydı asgari ücretin 32 bin TL’nin üzerinde olması gerektiğini savundu. SGK ve BAĞ-KUR emeklilerinin aylıklarına yalnızca yüzde 12,2 oranında artış yapılacağını, kamu emekçilerinin ise 2026 yılına fiilen ortalama yüzde 12,5 zamla başladığını ifade etti. Buna karşın ulaşım, kira, gıda, sağlık ve vergilerdeki artışların maaş zamlarını katladığını belirten Ünsal, reel gelirlerin hızla düştüğünü söyledi. Örnekler veren Ünsal, en düşük memur maaşıyla alınabilen ekmek ve çeyrek altın miktarının yıllar içinde ciddi biçimde azaldığını dile getirdi.
“Kaynak Var, Emekçiye Yok”
Ünsal, “Kaynak yok” söyleminin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, 2026 bütçesinde kaynakların büyük bölümünün faiz ödemeleri, silahlanma, teşvikler ve müteahhitlere aktarıldığını savundu. Bu yükün ise vergiler yoluyla halka yüklendiğini ifade etti.
14 Ocak’ta İş Bırakma Çağrısı
Eğitim Sen İskenderun Şube Başkanı Ünsal, KESK’e bağlı sendikalar olarak bu düzene alışmayacaklarını vurgulayarak, 14 Ocak Çarşamba günü tüm yurtta iş bırakacaklarını açıkladı. Ünsal, tüm konfederasyonları, sendikaları ve kamu emekçilerini; Yoksulluk sınırının üzerinde maaş, İnsanca yaşamaya yetecek ücret, Güvenceli istihdam, Demokratik ve adil çalışma koşulları, Grev hakkının önündeki engellerin kaldırıldığı gerçek bir toplu pazarlık sistemi için birlikte mücadele etmeye çağırdı.
Açıklamanın sonunda çağrının yalnızca kamu emekçilerine değil, yoksulluk ve güvencesizlik altında yaşayan tüm kesimlere yönelik olduğunu vurgulayan Ünsal; “Tüm konfederasyonları, sendikaları, kamu emekçilerini; birlikte mücadele etmeye, omuz omuza vermeye, 14 Ocak’ta hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanmaya çağırıyoruz. Çağrımız sadece kamu emekçilerine değil, bu sömürü düzenin çarkları altında ezilen herkesedir. Hepimizi sefalette eşitlemeyi hedefleyenlere artık yeter demenin vakti çoktan gelmiştir. Gelin yıllardır hepimize kaybettiren bu yoksulluk ve sefalet düzenine karşı insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verelim” ifadelerini kullandı. (Haber: Helga TERBİYELİ)







