Reenkarnasyon

0
6

Dr. Öğretim Üyesi ‘necmi cemal’

Toplum olarak değiştiğimizi söylüyoruz. Yeni dönemler, yeni kadrolar, yeni söylemler… Ama dönüp baktığımızda yaşadıklarımız tanıdık geliyor. İsimler değişiyor, cümleler yenileniyor, tabelalar parlatılıyor. Fakat refleksler aynı. Alışkanlıklar aynı. Hatalar neredeyse birebir.

Bu bir tekrar hâli… Ama sıradan bir tekrar değil; reenkarnasyon gibi… Yani aynı ruhun, aynı anlayışın, başka bir bedende yeniden karşımıza çıkması… Her “yeniden başlıyoruz” dediğimizde, eski defterleri gerçekten kapatıyor muyuz? Yoksa sadece kapağını değiştirip, içindekileri olduğu gibi mi bırakıyoruz?

En büyük yanılgımız şu: Değişimi, kişilerin değişmesi sanıyoruz. Oysa asıl mesele zihniyet. Bakış açısı değişmiyorsa, sonuç da değişmiyor. Bu yüzden bugün birçok alanda ilerliyormuş gibi görünüyoruz ama aynı tartışmaları, aynı kırılmaları, aynı güvensizlikleri yeniden yaşıyoruz. Gürültü artıyor, beklenti yükseliyor; ama karşılık çoğu zaman aynı yerden geliyor.

Reenkarnasyonun en belirgin işareti şudur: “Bu filmi daha önce görmüştük” hissi. Bugün yerel yönetimlerde yaşadığımız birçok sorun da tam olarak buradan besleniyor. Seçimler bitiyor, yeni dönem başlıyor ama şehir aynı yerden devam ediyor. Projeler değişiyor, afişler yenileniyor, sloganlar tazeleniyor; fakat hizmet anlayışı, karar alma biçimi ve öncelikler pek değişmiyor.

Oysa bir kentin kaderi; kaç bina yapıldığıyla değil, ne kadar adil yönetildiğiyle, ne kadar dinlendiğiyle, ne kadar hesap verebildiğiyle belirlenir. Yerel yönetimde gerçek değişim; kişilerin değil, zihniyetin yenilenmesiyle olur. Aksi hâlde her dönem “umut” diye başlayan süreç, bir süre sonra “biz bunu daha önce de yaşamıştık” cümlesiyle biter.

İşte bu yüzden mesele sadece seçim kazanmak değil, aynı hataları yeniden üretmeyen bir şehir aklı kurabilmektir. reenkarnasyon kıracak olan da tam olarak budur. Çünkü şehirler tekrarlarla değil, öğrenerek, ders çıkararak ve cesaretle değişerek büyür.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here