Bazı yöneticiler vardır, görev yaptıkları kurumu yalnızca üretim rakamlarıyla, bilanço tablolarıyla ve kapasite artışlarıyla anlatırlar. Bazıları ise kurumu, bulunduğu şehirle, insanıyla ve hayatla buluşturur.
İSDEMİR Genel Müdürü Ayhan Akın, ikinci gruba dâhil olan ender isimlerden biri olmayı başardı. Göreve geldiği günden bu yana Ayhan Akın’ın yaptığı en dikkat çekici şey İSDEMİR’i yalnızca bir sanayi devi olarak değil yöresiyle bütünleşmiş sosyal bir kurum haline getirmesi oldu.
Belki de bu yüzden, bugün İSDEMİR denildiğinde sadece yüksek fırınlar, çelikhaneler, tonajlar değil insan, diyalog ve samimiyet de konuşuluyor.
Ayhan Akın, göreve gelir gelmez alışılmış kalıpları yıktı. İSDEMİR tarihinde belki de ilk kez bir genel müdür, muhtar ziyaretleri yaptı. Kapı-kapı dolaştı. Esnafın kapısını çaldı, çayını içti, derdini dinledi. “Ben buradayım” demekle yetinmedi sahada olduğunu hissettirdi.
Bu ziyaretler sembolik değildi. Yöre halkının İSDEMİR’e olan bakışını değiştirdi. Yıllardır “dev ama mesafeli” olarak görülen tesis, Ayhan Akın döneminde sahiplenilen bir değer haline geldi. Halk, İSDEMİR’i; İSDEMİR de halkı sahiplendi. Bugün bölgede İSDEMİR konuşulurken, “bizim fabrika” deniliyorsa, bu tesadüf değil.

Ayhan Akın’ın yöneticilik anlayışının merkezinde insan var. Sadece çalışan değil esnaf, muhtar, basın, sivil toplum, yerel kurumlar… Tüm paydaşlarıyla temas kuran, dinleyen ve ortak akla önem veren bir yönetim tarzı. Uzun bir aradan sonra İSDEMİR kapılarını yerel basına açtı. Bu da bir zihniyet değişiminin göstergesi…
*Şeffaflık, İletişim ve Güven…
Ayhan Akın, “anlatılan değil görülen” bir İSDEMİR’i tercih etti. Ve bu anlatımda abartı yoktu. Çünkü ortada gerçekten anlatılacak çok şey vardı.
Milyarlarca dolarlık yatırımlar, çevreye duyarlı projeler, savunma sanayine katkı sağlayan stratejik üretimler, dijitalleşmiş tesisler, iş güvenliğinde sıfır taviz…
Ancak Ayhan Akın’ın farkı; bunları anlatırken gururu kibirle karıştırmaması… Sakin, net, bilgili ve samimi bir dil. Yaptığını bilen ama övünmeyen bir yönetici profili. İSDEMİR’i bir dünya tesisi olarak konumlandırırken aynı zamanda mahallesini, sokağını, esnafını unutmayan bir genel müdür…
Bugün İSDEMİR sadece çelik üreten bir fabrika değil, istihdam sağlayan, çevreye yatırım yapan, yerel ekonomiyi ayakta tutan, sosyal sorumluluk bilinci olan bölgesel bir güç. Bu dönüşümde en büyük pay ise kuşkusuz Ayhan Akın’a ait! Çünkü bazı yöneticiler görev yapar, bazıları iz bırakır. Ayhan Akın, İSDEMİR’de iz bırakanlar arasında şimdiden yerini aldı. Ve görünen o ki bu iz, sadece sanayi sahasıyla sınırlı değil. İnsanların gönlünde de kalıcı olacak.
Ayhan Akın’ın liderliğinde İSDEMİR yalnızca bugünü yönetmiyor, 2026 ve sonrasını planlayan bir vizyonla ilerliyor. Bu çerçevede hedeflenen üretim rakamları da dikkat çekici… 2026 yılı itibarıyla ham çelik ve nihai mamul üretiminde kapasite kullanım oranlarının daha da artırılması, katma değeri yüksek ürünlerin toplam üretim içindeki payının yükseltilmesi amaçlanıyor. Özellikle savunma sanayine yönelik nitelikli ve özel alaşımlı çelik üretimi, İSDEMİR’in stratejik hedefleri arasında üst sıralarda yer alıyor. Bu hedefler, sadece tonaj artışını kapsamıyor, nitelik, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı bir büyümeyi işaret ediyor.

*Yeşil Çelik…
Yeni yatırımlar ise bu vizyonun en somut göstergesi. 2026’ya kadar planlanan yatırımlar arasında çevreci üretim teknolojileri, enerji verimliliğini artıran projeler, karbon ayak izini azaltmaya yönelik modernizasyon çalışmaları ve dijitalleşme odaklı otomasyon sistemleri bulunuyor. Ayhan Akın’ın özellikle üzerinde durduğu konu, “yeşil çelik” yaklaşımı… İSDEMİR’in hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarda rekabet gücünü artıracak bu yatırımlar, çevreyle barışık bir sanayi anlayışının da altını çiziyor.
Tüm bu hedefler ve yatırımlar, Ayhan Akın’ın yönetim anlayışını net biçimde ortaya koyuyor. Sahadan kopmayan, geleceği okuyan ve insanı merkeze alan bir liderlik… Bugün İSDEMİR’de sadece üretim planları konuşulmuyor. Güven, istikrar ve ortak hedef duygusu kurum da ön plana çıkıyor. Ayhan Akın, rakamları büyütürken bağı güçlendiren, tesisi geliştirirken şehri ihmal etmeyen bir genel müdür profili çiziyor. Belki de bu yüzden İSDEMİR, onun döneminde sadece büyümüyor daha güçlü, daha saygın ve daha sahiplenilen bir kurum haline geliyor.
*Tedarik Merkezi…

Ayhan Akın’ın yönetim döneminde İSDEMİR’in önüne koyduğu hedefler, somut rakamlarla da kendini gösteriyor. 2026 perspektifinde, entegre tesislerde yıllık ham çelik üretiminin yaklaşık 6–6,5 milyon ton bandına, nihai mamul üretiminin ise 5 milyon tonun üzerine taşınması hedefleniyor. Özellikle katma değeri yüksek ürün gruplarında planlanan artış, İSDEMİR’i yalnızca büyük bir üretici yapmıyor, stratejik bir tedarik merkezi konumuna getiriyor. Bu hedefler, Ayhan Akın’ın “çok üretmekten ziyade doğru üretmek” anlayışının sahaya yansıması olarak okunuyor.
Bu üretim artışının ülke ekonomisine katkısı ise döviz cephesinde kendini gösteriyor. İSDEMİR’in ihracat kapasitesinin 2026 itibarıyla yıllık 2 milyar dolar seviyesine yaklaşması, dolaylı ve doğrudan katkılarla birlikte ise çok daha yüksek bir döviz girdisi yaratması öngörülüyor. İthal ikamesi sağlayan zırhlı çelik ve özel nitelikli ürünler sayesinde, Türkiye’nin dışa bağımlılığı azalırken savunma sanayii başta olmak üzere birçok kritik sektör yerli üretimle destekleniyor.
Ayhan Akın’ın altını çizdiği bu yaklaşım, İSDEMİR’i sadece döviz kazandıran bir kurum yapmıyor ilaveten döviz tutan bir milli güç haline getiriyor.




