Değerli okurlarım, pazuband takıp kaptan olmak, takımın liderliğini üslenmek düşünüldüğü kadar kolay bir hadise değildir. Sporda olduğu gibi iş alanlarında da liderlik çok önemlidir. O zaman iş hayatına da bir göz atalım. İş hayatında beynin sol tarafının temsil ettiği söylenen matematik ve mantık zekâsı kadar, sağ tarafının temsil ettiği duygusal zekanın da önemli olduğu anlaşıldığından beri sporda da yönetimlerde de yeni bir kavram ortaya çıktı… “LİDERLİK!”
İşte bu yüzden de sporda (50-60 yıldır bu konu geçerli) ve yönetim bilimi son yıllarda liderliğe değer veriyor ve de özel ilgi duyuyor, bu konu her geçen gün güncelleşiyor. Yöneticilerin klasik “uygula, planla, kontrol et, düzelt” bunun yanında “gönülleri de fethet” şeklinde özetlenen vazifeleri yanında “Liderlik etme” fonksiyonlarının lüzumu vurgulanıyor. Ancak, uzun yıllardan beri Gazeteci-Yazar olmamın yanı sıra, bu işlerle de yakından ilgilenmem sonucu tespit ettiğim bazı yanlış anlamaları da gündeminize getirmek istiyorum.
Evet, yıllar önce futbol oynadım, daha sonra yöneticilik ve de hocalık da yaptım. Edindiğim tecrübeler beni şu noktaya getirdi. Liderlik sadece üst yönetime ait bir iş değildir. Liderlik öncelikle kişinin yapısında olmalı, beyninde gelişmeli ve de altıncı hisleri güçlü olmalı. Liderliğin bir okulu ya da yüksek okulunun bulunmadığını bilmemizde tabiidir. Bazıları dünyaya lider olarak gelir. Tıpkı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk gibi.
Öncelikle, dünyanın heyecanla izlediği futbol mu? Futbol kadar olmasa bile, yine popüler bir spor olan basketbol mu? Yine de, futbolun sporun bir dalı olmayıp, başlı başına, altyapısıyla, kapitaliyle ve milyarlarla anılan taraftarıyla önemli bir sektör olduğunu da hemen belirtmeliyim. Futbol olsun ya da basketbol olsun, hangisi size cazip gelirse, ikisinde de kolektif oyunun, zaman-zaman da bireyselliğin ön plana çıktığı ve temaşa zevki yüksek olan takım oyunu olduğunu biliyoruz.
Alt yapıyı oluşturmak, gerekli oyuncuları transfer etmek, sağlıklı bir bütçe tanzim etmekle görevli kulüp başkanları, takım sahaya çıkmadan önce, haftalarca antrenman ve taktik dersleriyle oyuncularını o maça hazırlayan, motive eden teknik direktörler, takım sahaya çıktıktan sonra da takım kaptanı tarafından liderlik edileceği bilinir ve söylenir. Şimdiye kadar bu hep böyle olmuştur.
Bu liderlik konusu toplu alanlarda da, topsuz alanlarda da devam eder durur. Zaman-zaman teknik direktörün ıslıklarıyla bazı mesajlar alındığı da bilinen bir gerçek. Heyecanlı bir yerde kaldım ya, yarın devam edelim.
Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA




