Gündemden…

0
6

Günaydın sevgili okuyucularım nasılsınız bu sabah? Gazetemizde ve diğer yayınlarda takip ettim, okudum. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İskenderun İlçe Başkanı Sayın Hüseyin Derin, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen İskenderun Belediyesi Meclis toplantısında yaşananlara tepki vermiş, verdiği tepkiyi çok yerinde ve haklı buluyorum.

Konu her ne olura olsun söz almak isteyen meclis üyelerine söz vermek zorundadır sayın belediye başkanı nihayetinde onlarda kendisi gibi seçilip o meclise gelmişler. Görüşlerine katılırsınız katılmazsınız o sizin bileceğiniz iş ancak söz vermemek gerçekten en basit açıklaması ile nezaketsizlik! Ama biz galiba eskilerin masalarında kaldık “Nezaket” falan beklerken.

Şimdilerde eğilim tabi ki “ben bilirim siz kimsiniz” eğilimi… Konu her ne kadar Sayın Derin’in dediği gibi; “yerel demokrasinin temel taşları olan nezaket kurallarını ve halkın iradesini zedeliyor” olsa da… Nihayetinde meclis üyeleri de halkın iradesini temsil ediyor değil mi yani nezaketsizlik bir yana birde hak ihlali var gibi? Doğrusu azıcık düş kırıklığına uğradım… Belediye başkanımız Sayın Dönmez’den bu tarz bir yaklaşım beklemezdim!

Dilerim bu tarz nezaketsizlikler ve halkın iradesi bir kez daha askıya alınmaz. Çünkü bunlar kimseye yarar sağlamadığı gibi yapanı da gözden düşürür. Gözden düşmek çok önemli olmayabilir bazıları için ama huzursuzluk ve ikililik bundan doğar, bizler “Aman diyoruz bir olalım, beraber olalım, ayrım gayrım yapmayalım…”

Ve sevgili okuyucularım aile yılındayız ya? Valla bu yıllara neden isim veriyorlar bilmiyorum? Zaten yıl ay olarak biliyoruz bir de isim vermek nereden çıktı? Madem veriyorsunuz, bari isim verdiğimize değsin, yani aile yılıysa aileler dingin olsun, mutlu edilsin, yokluk, yoksulluk, onlardan uzak olsun, mutluluk aşıları dağıtılsın, sofralarından her an bir şeyler eksilmesin. Çocukların yemek çantasında günlük ihtiyaçları olan yiyecekler olsun. Çarşı pazarda artık sebzelerin ardından koşmasın bu soğuklarda çileli anneler.

Ve bizler nasıl bir Ramazan ayı yaşıyoruz valla bilemedik bu yıl? Coğrafyamız ateş altında, savaş kapıdan pencereden giriyor. İran yerle bir oldu, emperyalistlerin iğrenç saldırıları ile Trump pisliğini örtmek için dünyayı ateşe vermekten çekinmedi ama öyle görünüyor ki bu ateş ona dönecek gibi nasılı ki İsrail’den İran’a atılan füze yön değiştirdi İsrail’i vurduysa?

İnsanlar savaş istemiyor, insanlar sokaklara iftar sofraları kuruyor, dil, din, inanç gözetmeden. Ama bu Dünya’yı değiştirmeye uğraşan yaşlı deccallar kan, ateş ve gözyaşından besleniyor. Ne diyelim Allah ıslah etsin. “İçimden beddua geçiyor olmasına rağmen…”

Ve sevgili okuyucularım şimdilik her şeye rağmen bizler dik duralım ve sağlıkla sevgiyle kalalım hep birlikte ayrımsız gayrımsız . Malumların dışında… Yase

Günün Şiiri

3.Karanfil

Yarın dudağından getirilmiş
Bir katre alevdir bu karanfil,
Gönlüm acısından bunu bildi!
Düştükçe vurulmuş gibi, yer yer
Kızgın kokusundan kelebekler;
Gönlüm ona pervane kesildi.

Ahmet HAŞİM

Günün Fıkrası

Nasreddin Hoca’nın iki oğlu varmış. Oğullarından biri çömlekçilik yaparak geçimini sağlarmış. Hoca bir gün oğlunun yanına onu ziyarete gitmiş.

Oğlu dertli bir şekilde: “1Baba çok heyecanlıyım çünkü bütün paramı bu çömleklere yatırdım. Hava güneşli olur da kururlarsa zengin olacağım. Yağmur yağarsa hepsi çatlayacak ve anam ağlayacak” demiş.

Hoca dertli bir şekilde diğer oğluna gitmiş. Oğlu o sırada tarlasında oturmuş düşünüyormuş: “Ah baba hoş geldin. Bütün paramı bu tarlaya yatırdım. Eğer yağmur yağarsa zenginim ama kuraklık olursa her şeyimi kaybederim ve anam ağlar” demiş.

Nasreddin Hoca eve dönmüş. Sıkıntılı olduğunu gören karısı: “Ne oldu Hoca canın sıkkın” demiş. “Asıl dert senin, halini düşün. Çünkü yağmur yağsa da yağmasa da oğlanlardan birinin anası ağlayacak.”

Günün Sözü

Peşinden gidecek cesaretin varsa bütün hayaller gerçek olabilir!
Che Guevara

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here