Türkiye Kamu-Sen’e Bağlı Sendikalar ‘Ücrette Hakkaniyet, Vergide Adalet’ Talebiyle Anıt Alanında Bir Araya Geldi…
“Enflasyon Rekor Kırdı, Memur Maaşı Eriyor!”
Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikalar, kamu çalışanları ve emeklilerin yaşadığı ekonomik kayıplara dikkat çekmek amacıyla İskenderun Anıt Alanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya çok sayıda sendika üyesi kamu çalışanı katıldı.
Anıt Alanı’nda toplanan sendika üyeleri, artan hayat pahalılığı ve eriyen maaşlara karşı taleplerini dile getirdi.
‘Ücrette Hakkaniyet, Vergide Adalet’ temasıyla Türkiye Kamu-Sen adına düzenlenen basın açıklaması öncesinde söz alan Türk Eğitim-Sen Hatay 2 Nolu Şube Başkanı Yavuz Selim Yanık açıklamaya katılan sendika başkanlarını tek-tek tanıttı.
Basın açıklamasını ise Türk Eğitim-Sen Hatay 1 Nolu Şube Başkanı Ali Akpınar yaptı. Akpınar, soğuk havaya rağmen alana gelen kamu çalışanlarına ve basın mensuplarına teşekkür ederek konuşmasına başladı.

Akpınar, kamu çalışanları ve emeklilerin alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü belirterek, 2025 yılı enflasyon verilerinin bu gerçeği bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti. Resmî verilere göre 2025 yılı enflasyonunun yüzde 30,89 olarak açıklandığını hatırlatan Akpınar, memur maaşlarına yapılan artışın ise yüzde 22,5’te kaldığını söyledi.
“Sonuç açıktır; enflasyon yükselmiş, maaşlar erimiştir” diyen Akpınar, bu tablonun artık geçici bir durum değil, memur ve emekliler açısından kronik bir sorun hâline geldiğini vurguladı. Akpınar, geçmiş yıllarda da maaş artışlarının enflasyonun gerisinde kaldığını, 2024 ve 2025 yıllarında yaşanan kayıpların ancak enflasyon farkı ödemeleriyle telafi edilmeye çalışıldığını ifade etti.
Enflasyon farkının bir zam olmadığının altını çizen Akpınar; “Enflasyon farkı, maaşları sadece gerçekleşen enflasyon seviyesine getirmeyi amaçlayan bir telafidir. Alım gücünü artıran bir zam değildir” dedi. Son yıllarda maaş artışlarının sürekli enflasyonun altında kaldığını söyleyen Akpınar, bu nedenle kamu çalışanlarının gerçek anlamda zam alamadığını dile getirdi.

2026 yılına girilirken memurların ilk maaşlarını alacağını hatırlatan Akpınar, maaşlara yapılan artış oranlarını da paylaştı. Buna göre, enflasyon farkı, taban aylığa yapılan brüt 1000 TL artış ve unvan bazlı tazminat artışlarıyla birlikte en düşük dereceli bekar bir memurun maaşının yüzde 22,4 artarak 47 bin 500 TL’den 58 bin 200 TL’ye yükseleceğini söyleyen Akpınar, ortalama memur maaşının ise yaklaşık 52 bin 500 TL’den 64 bin 100 TL’ye çıkacağını belirtti.
Ancak bu artışların kamu çalışanlarının geçim sorununu çözmekten uzak olduğunu vurgulayan Akpınar; “Bugün yoksulluk sınırı yaklaşık 100 bin lira seviyesinde. Ortalama memur maaşı ise 64 bin lira civarında. Bu maaşlarla altı ay boyunca geçinilmesi bekleniyor” dedi.
Emekli maaşlarının durumuna da değinen Akpınar, emeklilik sisteminin 2008 öncesi ve sonrası olarak ikiye bölündüğünü, ek ödeme ve ilave ödemelerin emekli aylığına yansıtılmamasının sistemi ciddi biçimde bozduğunu söyledi. Özellikle 2023 yılında ödenmeye başlanan ilave ek ödemenin emekli maaşına dahil edilmemesinin görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki dengeyi kopardığını ifade etti.

En düşük memur emeklisinin maaşının asgari ücretin altına düştüğünü belirten Akpınar, bu nedenle kimsenin emekli olmak istemediğini söyledi. Akpınar; “Eskiden emeklilik yaşı eleştirilirdi, bugün ise memurlar geçinemedikleri için gücü yettiğince çalışmak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.
“Ücrette Hakkaniyet, Vergide Adalet, İstihdamda Güvence Talep Ediyoruz”
Vergi politikalarına da değinen Akpınar, bütçe gelirlerinin büyük bölümünün vergilerden sağlandığını, bu vergilerin ise ağırlıklı olarak dolaylı vergilerden oluştuğunu dile getirdi. Gelir vergisi dilimlerinin maaş artışlarının gerisinde kaldığını belirten Akpınar, çalışanların yaptığı zamdan daha fazlasını vergi olarak ödediğini söyledi. Bu nedenle gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesi gerektiğini ifade eden Akpınar, memurlar için gelir vergisi oranının yüzde 15’te sabitlenmesi çağrısında bulundu. Aksi hâlde gelir dağılımındaki adaletsizliğin daha da derinleşeceğini vurguladı.
Kamudaki ücret adaletsizliğine de dikkat çeken Akpınar, aynı işi yapan ancak farklı statülerde çalışan personel arasında ciddi ücret farkları bulunduğunu, bunun çalışma barışını bozduğunu söyledi. Yardımcı hizmetler sınıfı, idareciler, öğretmenler, akademisyenler ile mühendis, avukat, bilişim uzmanı gibi meslek gruplarının mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ayrıca güvencesiz istihdam modellerine karşı olduklarını dile getiren Akpınar, kamuda kadrolu, güvenceli ve tek tip istihdam sistemi talep ettiklerini belirtti.
Açıklamanın sonunda Türkiye Kamu-Sen’in taleplerini sıralayan Akpınar, memur ve emekli maaşlarına ek zam yapılmasını, refah payının kalıcı hâle getirilmesini, ilave ek ödemenin ve tüm ödemelerin emekli aylığına yansıtılmasını, birinci dereceye gelen tüm memurlara 3600 ek gösterge verilmesini ve adil bir vergi sistemi oluşturulmasını istedi.
Akpınar; “Enflasyon kadar zam istemiyoruz. İnsanca yaşam, adil ücret istiyoruz. Ücrette hakkaniyet, vergide adalet, istihdamda güvence talep ediyoruz” diyerek yetkilileri kamu çalışanlarını ve emeklileri yoksulluk girdabından çıkaracak sosyal politikalar üretmeye çağırdı.
Basın açıklaması, sloganların ardından olaysız şekilde sona erdi. (Haber: Helga TERBİYELİ)







