Tüm Emeklilerin Sendikası’ndan Sert Tepki:
“Emekliye Açlık, Yandaşa Saltanat”
Tüm Emeklilerin Sendikası 2017 İskenderun Temsilciliği üyeleri, Havuzlu Çarşı Parkı’nda bir araya gelerek emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. Basın açıklamasında, emekli aylıklarının gerçek yaşam maliyetlerinin çok altında kaldığı vurgulandı ve iktidarın ekonomi politikaları sert sözlerle eleştirildi.
Emekliler adına açıklamayı okuyan Tüm Emeklilerin Sendikası 2017 İskenderun Temsilcisi Medine Yayman, emekliliğin Türkiye’de onurlu ve güvenceli bir yaşam dönemi olmaktan çıkarıldığını ifade etti. Yayman, milyonlarca emeklinin yoksulluk, borç ve barınma kriziyle mücadele ettiğini belirterek bunun ekonomik zorunluluktan değil, bilinçli siyasi tercihlerden kaynaklandığını savundu.
“Emeklilik Açlıkla Mücadeleye Dönüştü”
Açıklamada, Mart 2025 itibarıyla emekli ve hak sahiplerinden oluşan 16 milyon 800 bini aşkın kişinin bulunduğu, bunların yaklaşık 4,5 milyonunun 16 bin 881 TL seviyesinde aylık aldığını belirten Yayman, dul ve yetim aylıklarının ise bu tutarın da altında kaldığı ifade ederek, mevcut gelirlerin açlık sınırının altında olduğu vurguladı.
Emeklilerin yalnızca düşük gelirle değil, sendikal hakların engellenmesiyle de karşı karşıya bırakıldığını belirten Yayman, bunun emekçilerin yaşam onuruna yönelik açık bir saldırı olduğunu dile getirdi.
Basın açıklamasında 2026 yılı için belirlenen 28.075 TL net asgari ücret de eleştirildi. Bu rakamın açıklandığı anda açlık sınırının altına düştüğünü belirten Yayman, dört kişilik bir ailenin yalnızca temel ihtiyaçlarının yoksulluk sınırını 100 bin TL bandına yaklaştırdığını ifade etti. Yayman, asgari ücretin artık bir geçim ücreti değil, yoksulluğun taban ücreti haline geldiğini savundu.
“Enflasyona Ezdirmedik” Söylemine Tepki

İktidarın “asgari ücreti enflasyona ezdirmedik” söyleminin gerçeği yansıtmadığı ifade eden Yayman, resmi enflasyon oranlarıyla ücret artışları arasındaki farklara dikkat çekti. Yayman, asgari ücretin yalnızca resmi enflasyon oranında artırılması halinde dahi mevcut seviyenin üzerinde olması gerektiğini savundu.
TÜİK verilerinin yaşam pahalılığını yansıtmadığını belirten Yayman, gıda, kira, enerji ve sağlık giderlerindeki artışların emekli ve emekçilerin alım gücünü hızla erittiğini ifade etti.
Emekliler İçin 2026 Zam Oranları Eleştirildi
Yayman, Ocak 2026’da işçi ve Bağ-Kur emeklileri için öngörülen yüzde 12–13, memur emeklileri için ise yüzde 18 civarındaki artışların “zam değil, yoksulluğun güncellenmesi” olduğunu belirtti.
Barınma Krizi ve Bürokrat Zamları Gündemde
Açıklamada, barınma krizinin özellikle emeklileri vurduğu, birçok emeklinin sağlıksız koşullarda yaşamak zorunda kaldığını ifade eden Yayman, sosyal konut üretiminin yetersizliğini eleştirerek, üst düzey bürokratlara yönelik seyyanen zam girişimlerini de tepkiyle karşıladıklarını vurguladı. Yayman; “Tüm bu yıkım yaşanırken üst düzey bürokratlar için 30 bin TL’ye varan seyyanen zamlar gündeme getirilmiştir. Kamuoyu tepkisi üzerine şimdilik geri çekilen bu düzenleme, gerçeği değiştirmemektedir. Emekliye gelince “bütçe disiplini”, sermayeye ve bürokrasiye gelince ayrıcalık ve saltanat devreye sokulmaktadır. Bu bir çelişki değil; rejimin sınıfsal karakteridir” diye konuştu.
Tüm Emeklilerin Sendikası olarak taleplerini de sıralayan Yayman; “Tüm emeklilere derhal 20.000 TL seyyanen zam yapılsın. Bu artış, kök aylık oyunlarına kurban edilmeden tüm emekli aylıklarına eşit biçimde yansıtılsın. En düşük emekli aylığı, yeni işe başlayan memur aylığına eşitlensin. Enflasyon kayıpları tam olarak telafi edilsin, refah payı eklensin. Sağlıkta soyguna son verilsin: katkı payları, muayene ücretleri ve ilaç farkları kaldırılsın. Emekliler ve dar gelirli yurttaşlar için barınma ve kira desteği sağlansın, kamusal sosyal konutlar derhal hayata geçirilsin. Emeklilerin ve emekçilerin örgütlenme, ifade ve demokratik hakları üzerindeki tüm baskılar sona erdirilsin.
Tek adam rejimi ve neoliberal politikalar bu ülkede çalışmayı yoksulluk, emekliliği sefalet haline getirmiştir. Emekliler sadaka değil, gasp edilen haklarını istiyor. Bu düzen değişecek. Bu yağma rejimi yıkılacak. Çare biziz! Çare örgütlü gücümüzdür!” diyerek konuşmasını sonlandırdı. (Haber: Helga TERBİYELİ)







