Bizim Mehmet, bir söz verirse tutar. Samimidir. Sözünü yemez. 24 Temmuz 2024 tarihinde, Cumhuriyet Meydanı düzenlemesi başlarken, biz gazetecilere Cumhuriyet Meydanı düzenlenmeyle ilgili ayrıntılı bilgiler vermişti. Verdiği bilgilendirmenin videoları, haberleri ve fotoğrafları yerel basının, belediye basın biriminin arşivlerinde mevcuttur…
Bizim Mehmet, yani İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez, o tarihte Cumhuriyet Meydanındaki refüjün şehir merkezi tarafında bulunan Zübeyde Hanım Anıtı ile refüjün denize bakan kısmındaki, Deniz Harp Okulu ve Deniz Lisesi Anısına dikilen Atatürk Büstünün yerlerinden kaldırılacağını ve düzenlemenin bitiminde uygun bir yere tekrardan konulacağını ifade etti…
İki ay sonra, iki yıl bitecek. Sanırım artık bu iki eserin tekrardan uygun noktalara konmasının zamanı geldi. Cumhuriyet eski meydanında, refüjde, belli bir mesafede olsalar da Zübeyde hanım ve oğlu Ulu Önder Atatürk adeta sırt sırta duruyordu…
*Zübeyde Hanım Anıtı ve Atatürk Büstü

Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından Sahil Projemizin yapıldığını ve kısmen halka açıldığını çoğumuz biliyoruz. Devasa proje alanında hem Zübeyde Hanım Anıtına hem de Atatürk Büstüne rahatlıkla yer bulunacağını düşünüyorum. Pratik zekâlı ‘Ahan da buldum’ diyen Bizim Mehmet, bu iki eser için bence çoktan yer düşünmüştür ya da bulmuştur.
Belediye Başkanı Mehmet Dönmez diyelim ki henüz bu iki eser için bir fikir jimnastiği yapmadı. O vakit İskenderun Kent Konseyi Başkanı Aykut Davut Öktem’in geçtiğimiz aylardaki önerisini hatırlasın lütfen. Başkan Aykut Ökten, İskenderun Sahil projesi içinde yer alan Gençlik Tepesi’ne ‘Atatürk İlkeleri Çeşmeleri’ önerisi getirmiş ve Ökten’in ifadesiyle, Başkan Dönmez’in de anılan öneriyi makul karşıladığını öğrenmiştik.
Bu öneriden hareketle, Atatürk İlkeleri Çeşmeleri’nin yanına, yakınına, yani Gençlik Tepesine Zübeyde Hanım Anıtı ve Atatürk Büstü de konabilir. Gençlik Tepesi düzenlemesi bitti denirse, devasa sahilde ana Zübeyde ile oğul Mustafa Kemal’e kolaylıkla yer bulunabilir ve rahatlıkla sırt sırta ve omuz omuza getirilebilirler diye düşünüyorum…
*Deniz Harp Okulunun 253 Yıllık Tarihçesi ve 200. Yıl Hatırası
Türkiye’de, Deniz Lisesi ile Deniz Harp Okulu’nun tarihçesi 253. yılındadır. Yani Deniz Harp Okulu ile Deniz Lisesi’nin şanlı tarihçesi iki buçuk asrı bulmuştur. Cumhuriyet Meydanından, İskenderun Belediyesi ekiplerince sökülen Atatürk Büstü altındaki yazıdan da anlaşılacağı üzere, söz konusu Atatürk Büstü, Deniz Lisesi ve Deniz Harp Okulu’nun 200.Yılı Hatırasına istinaden, o noktaya, yıllar önce Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızca konulmuştur. Özetle ortada 253 yıllık göz ardı edilemeyecek tarihçe ve 200. Yıl Hatırası vardır.
*İskenderun ve Türkiye Bahriyelileri…
İskenderun, bahriyelilerin yoğun olduğu bir kentimizdir. Deniz Kuvvetlerimize bağlı çeşitli askeri birim ve birlikler, yılladır İskenderun’da görev yapar. Milli Bayramlarımızda resmigeçit de yer alan denizci askerlerimiz her daim törenlere karacı ve havacı askerlerimizle birlikte renk ve güç katar. Deniz Kuvvetlerimizin, yıllar önce, düşünerek ve İskenderun’u tercih ederek konumlandırdıkları bu anlamlı Atatürk büstü, İskenderun’un bir başka noktasında tekrar yerini almalıdır.
Deniz Lisesi ve Deniz Harp Okulu’nun iki asırlık hatırası, iki buçuk asırlık tarihçesi, böylece yeniden selamlanmış olacak ve İskenderun bahriyelileriyle ülke denizcileri için son durum sevindirici bir gelişme olacaktır…
*Dz. K. K. Oramiral Dr. Ercüment Tatlıoğlu

Artı, muhtemelen bu olumlu süreç sonrası, Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca hatta bizzat Deniz Kuvvetleri Komutanımız Oramiral Dr. Ercüment Tatlıoğlu’nun imzasıyla İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez’e bir teşekkür yazısı gönderilecektir.
Aklın yolu birdir. Yerinde ve isabetli bir iş yaparsanız, konunun birinci dereceden ilgilileri ve paydaşları size teşekkür eder.
İskenderun halkını, İskenderun ve Türkiye bahriyelileriyle, kamuoyunu memnun edecek olası gelişmeleri, yakın zamanda görmeyi arzu ediyorum, ediyoruz. Bizim Mehmet sözünü tutar. Bu iki kıymetli eseri, prestijlerine uygun, en görkemli alana konumlandırıp, kendine yakışanı yapar…




