Futbolun Cellâtları (5)

0
15

Değerli okurlarım, temaşa zevki zirvede olan futbolun ilk kez nerede oynandığı bilinmese bile bu sporu katleden cellâtlar her zaman olmuştur, olmaya da devam edecektir. Buna kimsenin karşı çıkacağını sanmıyorum. Aynı zamanda, günümüzde futbolun beyaz olduğunu da kimse iddia edemez. Bunu yazmada düşünmekte o kadar zor ki. Bu gri oluşuma yine “Ben bu işi iyi bilirim” diyen insanlar neden olmaktadır.

Futbol tahrik eden bir sporda ondan… Zaten işin içine para girince bazı şeyler kendiliğinden gündeme gelmiyor mu? Bu ahlak dışı yaklaşımlar sadece futbola has değil. Hiç umulmadık dallarda bile şan şöhret ve para uğruna akla gelmedik olumsuzluklar yaşanmaktadır. Bazı çevrelerce normal sayılsa bile, bunun dürüstlükle, spor ahlakıyla bağdaşan bir yanı olduğunu söyleyemeyiz.

Bu makalemizde, konumuz doğrudan ne şike, doping ve ne de teşvik primi. Başlığımıza uyum sağlasın diye bunlardan azıcık söz edeceğim yani teğet geçeceğim. Bu çirkinlikler günümüzde kutsallaştı, kimse kimseyi takmıyor üstelik yapanın yanına kalıyor. Karizma çizen, ülke itibarını uluslar arası arenada zaafa uğratan bu çirkinliklerden sık-sık söz etmeye mecbur kalmayız diye düşünenlerdenim.

Şike denildiği zaman akla ilk gelen ülke İtalya’dır… Bu ülkede şike yapılıyor ama verilecek cezayı da göze almak gerekiyor. Öyle ufak tefek ceza da değil. Gözü kara bir takım şike yaptığında ve bu olay sabit olduğunda yeni sezonda hemen 25-30 puanı siliyor. Para ve hukuki cezaları saymıyorum. Küme düşürme de bu cezalara dahil.

Bizde nasıl oluyor? Şike olayı gerçekleşmiş yani suç sabit. Alınan verilen belli, telefon konuşmaları zapta geçmiş, helal mıdır haram mıdır diye danışılmış falan. Küme düşürme, önemli ölçüde puan silmeler, hapis cezaları da var da, bu kararı adil mahkemelerimiz veriyor. Bunlar düşünülürken bir anda her şey tersine dönüyor. Tabi ki dünlerden söz ediyorum. Hemen belirtmek isterim.

Bir de bakıyorsunuz şikeye tevessül eden kişilere ya da o kulübe bir teşekkür edilmediği kalıyor. Nasıl olur diye merak ettiniz eminim. Yukarıdan birisi şöyle sesleniyor… “Onlar dürüst insanlardır, ahlaksız oluruz diye bira bile içmezler, hiç şike yaparlar mı? Ben onlara sonuna kadar kefilim…”

Olay bu şekilde kapanıyor ama unutulan bir şey var ki, işte onun üstü kapanmıyor, kapanamıyor… O taraftarın, sporseverlerin durumu ne olacak? Onlar artık maçlara gitmeyecek mi? Tuttukları renklerden vazgeçecekler mi? Onları hiç kimse düşünmüyor. Varsa yoksa sandık… Sanki bu sandık değil mi?

Ülkemizde delikanlı bir savcı çıkmadı. Var da biz mi görmüyoruz, utanma belası saklanıyorlar mı? Ona sizler karar verin!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here