Futbol “El”lerin Gölgesinde (1)

0
4

Değerli okurlarım, “sağlık ve umut” birbirine göbekten bağlıdır. Birinin noksanlığı yaşam sevinciyle her şeyi zaafa uğratır. Koşullar istenilen şekilde olsa bile sonuçta insanız ya, moral motivasyon birazcık irtifa yoksunu olsa, anında dünya zifiri karanlık oluyor. Bunlar geçici de olsa, baş dönmesi, hafiften kalp sıkışması yapabiliyor, hepsi o kadar!

Kendimizi toparlayıp sağlıklı düşündüğümüzde aklımıza neler gelmiyor ki say-say bitmez. Bir yere not almazsanız ne hikmetse onların da hepsini unutuyorsunuz. Öncelikle aklımıza gelenler… Milli takımımız neden başarılı olamıyor? Bu makalemi okuduğunuzda ay-yıldızlı takımımız ya hep ya da hiç olacak. Biz hep önde olmasını istiyoruz.

Açılım-kaçılım, bahar havası, bunların ne anlama geldiği bilinmiyor, tek adamlıktan söz ediliyor ya, zaten tek adam var. Öyle değil mi? Yalnızlık Allah’a yakışır, tek adamlık olur mu hiç? Birisi çıkıyor diyor ki; iki ayyaşın çıkardığı anayasayı tabi ki değiştireceğiz, kafası kıyak gençlik istemiyoruz, bira içip ahlaksız olmayın, üzüm de, kavun da, karpuzda alkol var, onları yiyip tüketin!

Bu güzel vecizelere devam edeceğim ama bir profesörün futbolumuzdaki hastalığa parmak basması o kadar ilginç ki, tam isabet! Ne diyor muhterem? “…Türk futbolunun hastalığı belli! Televizyonlar, gazeteler boşuna yaygara yapıyor. Ayıp olacak ama yine de söylemek istiyorum. Futbolcularımız topun gelişine vuruyor. Oysa topu önce dinlendirecekler, sonra kıvırtacaklar, daha sonra da kalecisine geri pas yapacaklar…”

Aslına bakarsanız herkes haklı, televizyonları, gazeteleri arşa çıkaranlarda, onları yerden yere vuranlarda, Gazi Meclis’te ana avrat küfredenlerde, yer bulamam diye gece yarısı denize girenlerde, inanın hepsi de haklı. Diyeceksiniz ki, gece yarısı neden denize giriliyor? Kardeşim tek başına girmiyor ki, yanında birisi var merak etmeyin!

Küçücük yerde yaşıyoruz ama en yakın dostlarımızın vefatını aylar sonra öğreniyoruz. Ufacık yerdeyiz ama yakın dostlarımızın çocuklarını evlendirmesini tesadüfen öğreniyoruz. Şunları söylemeye çalışıyorum. Ahde vefamız olmayabilir, vurdumduymazda olabiliriz. Fakat şu söyleyeceğimi bir kenara yazın. Yazdınız mı?

“2019 birisi için, olmak ya da olmamak ya hep ya hiç…” Şu anda aklıma geldi, ne olduğunu ben de bilmiyorum, belki malum oldu! Binlerce ocaktan yükselen feryadı figan! Bu da yetmiyormuş gibi futbolda da ahlar vahlar… Yetti artık buna can mı dayanır, ömür mü yeter?

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here