Sporu Sevelim, Mutlu Olalım (1)

0
56

Değerli Okurlarım, hem sporu seveceksiniz ve hem de mutlu olacaksınız, buna hemen inanmak bir anda kolay olmayabilir. Bir zamanlar, her köşe başında türeyen bankerler, “Çok kısa sürede, en yüksek faiz” sloganıyla yola çıkmışlardı ve çok can yakıp, ocak söndürmüşlerdir. Şimdi yine insanları dolandırmayı hayal ediyorlar ama Yemezler!

Sporu sevelim derken, doğruyu söylemek gerekirse futbolu gündeme getirmek istiyorum. Futbolun dışındaki diğer spor dallarında ki yenilgiler sporseverleri fazla ilgilendirmiyor da ondan! Bir fanatik, önemli bir maçı ya da finali kaybedip, boynu bükük stadı terk ettiğinde, neler hissediyor? Neyi yitirmiş gibi oluyor? Siz hiç yakın bir dostunuzu yitirdiniz mi? Ben o acıyı yaşadım. Anlatayım dilerseniz, bir dostun sonsuza gitmesini…

Yüreği parçalayan, dilde ve damakta giderilmesi mümkün olmayan çok acı bir tat bırakan çok vahim bir hadisedir, bir dostun sonsuzluğa uğurlanışı! Dostluk ile arkadaşlığı karıştırmayalım çünkü genelde, oldukça hassas ve karmaşık olan ve fazlaca ciddiye alınmayan bir hadise gibi görünse de o bir emeğin, fedakarlığın ürünüdür. Altyapısını, sevgi, saygı ve hoşgörü oluşturmuştur dostluğun, görmezden gelinemez. Onun kazanması, başarılı olması sen de büyük bir sevinç ve mutluluk yaratır, dost bildiğin adına!

Yitirdiğimiz o dost ki; aynı frekansta seyredip, aynı mutluluğu yaşadığımız, hissiyatta birlikte olduğumuz, onu yitirmeyi düşünmediğimiz, kendimizi iyi hissederken, bunu ona hissettirdiğimiz, olağanüstü değer verdiğimiz, kendimiz kadar güvendiğimiz kişidir dost… Dost dediğimiz, gelip geçici kişi değildir. Adam gibi adamdır O! Yaşamımızda misafir bile olsa, biz nefes aldığımız sürece kalıcıdır O! Bir haber gelir, ‘dostunuz falan yerde cansız yatıyor’ diye, bir anda dünya tersine dönmüştür. Gözleriniz hassasiyetini yitirmiştir, damağınız kupkurudur, kalbinizin üzerine öylesine kontra bir yumruk yemiş olursunuz ki, nefesiniz kesilmiştir, robot gibi olmuşsunuzdur. Acaba dostu anlatabildim mi?

Renk aşkı uğruna üzüldüğümüz oluyor tabi ki. Bir dostu sonsuza göndermek kadar “Lanet olsun Bolu Dağları’na” diyecek kadar etkili midir? İşte onu bilmiyorum. Şu fani dünyada neler yitirmiyoruz ki? Yaşam devam ediyorsa hepsini sineye çekmeliyiz. Sadece umutsuz olup, onu yitirmemeliyiz. Takımlarımız yener de, yenilir de umutsuz olmamalıyız!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here