Futboldan Kazanımlar (5)

0
68

Değerli okurlarım, futbol deyince profesyonellerin aklına şan şöhret, para gelir doğal olarak. Bu sporda bunların hapsi mevcut! Fakat öyle futbolcular vardır ki, “Bu adam futbolcu mu?” diyeceğiniz gelir. Sadece dünlerde değil, bugünlerde de öyle oyuncular mevcut.

Futboldaki kazanımları doğrudan etkileyenler: İşini ciddiye almamak, Gece hayatından vazgeçmemek, sık-sık sakatlanmak, Kartlara abone olmak. Özellikle profesyonel futbolcuların sakatlık konusuna daha fazla dikkat etmeleri gerektiğini hemen belirtmeliyim. Onlar futbolu meslek edinmişlerdir, gereksiz yere sakatlanmalar hem kendilerinin, hem de takımlarının aleyhine olur. Öyle profesyoneller vardır ki evlere şenlik, tutulacak yanları yoktur.

Futbol sert bir spordur. Bu nedenle kemiklerin ve kişiliğin oturması 18 yaş olarak biliniyor. 18’inde başlayıp da 34-35’inde bırakılacak diye bir kayıtta yoktur. Futbol sürprizlerle doludur da ondan. Fakat 40’ına kadar futbol oynayanlar da bulunmaktadır. Bunu bir şans olarak kabul ediyorum.

İleri yaşlarda üst düzey futbol oynanamaz, insanoğlunun fiziği genel olarak buna izin vermez. Gençken forvet oynuyorsa, ileri yaşlarda defansa çakılır bir süre daha idare eder. Öyle oyuncular da bulunmaktadır. Günümüz futbolunda çakılı oyun yoktur, toplu ya da topsuz hep hareket halinde olacaksınız, rakibin oyununu bozacaksınız. Avrupa^’da futbol aynen böyle oynanıyor. Bu nedenle de kupaları Avrupa takımları kazanıyor.

Evet, sakatlıklara daha fazla yer verdim nedense. Bir futbolcu sakatlanmaktan mümkün olduğu kadar kaçınmalıdır. Şöyle düşünelim… Üç futbolcu değişikliği yapılmış ve oyun devam ederken bir oyuncu sakatlanıyor. Bu şekilde üç beş dakika idare edilir de, yirmi dakika çok zor çıkar. Ancak bazı müsabakalar ve de öyle oyuncular vardır ki, takımının alt yapısında eğitim almış ve şan şöhret yolunda hızla ilerliyor, kendini takımına borçlu hissediyor. Fedakârlık yapmasının şart olduğuna inanıyor.

Neler yapıyor? Sakat olduğu halde oynamaya çalışıyor, Karambollarda vücudunu kalesine siper ediyor, Tekmelere başını uzatıyor, Boş mukaveleye imza atıyor. Şöyle düşünelim… Bu genç oyuncu takımının kaptanı oluyor ve milli takımın da lideri olma mutluluğuna erişiyor. Bununla da bitmiyor. Eğer spor ahlakı da iyiyse futbol tarihinde kendine bir yer ediyor, efsane oluyor. Bugün günlerden 15 Ağustos 2014. Bugün Beşiktaş’ın Onursal Başkanı Süleyman Seba toprağa verildi. Rahmetli başkan iyi ve dürüst ahlaklı olmasaydı, inanın kimse O’nu tanımazdı ve şu anda da rahmetle anmazdık. Vefatından haberimiz bile olmazdı da ondan.

Demek ki, iyi futbolcu olmak yetmiyor, spor ahlakını özümlemiş olmak iyi futbolcu olmaktan da önde. Mütevazi olmanın, adam gibi adam olmanın sermayesi yoktur. Ama çok şeyleri anında halleder. Birçok maçlarda Beşiktaş aleyhine tezahürat fazla olmazdı. Neden biliyor musunuz? Süleyman Seba üzülmesin diye… Nur içinde yatsın! Öbür tarafta Ordünaryüs Lefter’le, Taçsız Kral Metin Oktay’la, Baba Hakkı ile Baba Gündüz ile yan yana oturacak. Ne mutlu O’na! Tekrar rahmetle anıyorum.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here