Emekli Öğretmen Suphi ULUSOY…
Usta sanatçı Neşet Ertaş’ı anlatmaya bugün de devam ediyoruz… Neşet Ertaş yıllar önce Leyla’sını arayan 2’inci Mecnun olmuş, zaman-zaman ülkeyi terk etmiş, Almanya’ya yerleşmiş ve düğün salonlarında çalışmaya başlamış. Bu arada çok çalışmadan dolayı bir ara parmakları şişmiş, hastalığı sırasında İzmir’e gelmiştir.
‘Datlı dillim güler yüzlüm / Göğnüm hep seni arıyor / Neredesin sen’ diye çalmış söylemiştir, ayrıca Leyla’nın arada bir mezarına uğradığı da söylenmektedir. İşte, Usta’nın Leyla’sına yazdığı türkü;
LEYLA
Yazımı kışa çevirdin
Karlar yağdı başıma Leyla’m
Viran oldu evim yurdum
Ne söylesem boşa Leyla’m
Her an gözümde perdesin.
Nere baksam sen ordasın
Mevla’m ayrılık vermesin
Göğde uçan kuşa Leyla’m
Yardan ayrı kalmak ölüm
Söyle ne olacak halim
Böyle kader böyle zulum
Gelir garip başa Leyla’m
YALAN DÜNYA
Hep sen mi ağladın, hep sen mi yandın?
Bende gülemedim, yalan dünyada.
Sen beni gönlümce mutlu mu sandın
Ömrümü boş yere çalan dünyada.
Ah yalan Dünyada yalan Dünyada
Yalandan yüzüme gülen Dünyada
Sen ağladın canım, ben ise yandım.
Dünyayı gönlümce olacak sandım.
Boş yere aldandım, boşuna kandım.
Rengi gözümde solan Dünyada…
Ah yalan Dünyada yalan Dünyada
Yalandan yüzüme gülen Dünyada
Ne yemek ne içmek ne tadım kaldı.
Garip bülbül gibi feryadım kaldı.
Alamadım eyvah muradım kaldı.
Ben gidip ellere kalan Dünyada
Ah yalan Dünyada yalan Dünyada
Yalandan yüzüme gülen Dünyada
Gönül ister ki Neşet Usta’ya ait bir müze olsun, geçmişi onun hatıraları ile yaşayalım. Müzede onun yaşantısı ile ilgili slayt gösterileri olsun, gelecek kuşaklar da onu yakından tanısınlar. İçinden geldiği duygularla, kendi öz şivesini bozmadan yazmış ve söylemiştir. İyi ki seni tanıdık Usta…
Başka bir gün gönülde taht kuranlarla birlikte olmak dileklerimle, sağlıkla kalın, hoşça kalın.







