Vatandaş Geçim Sıkıntısında!

0
34

Özellikle iki yıldır Dünya’yı sarsan “Coronavirüs” ülkemizin ekonomisini de allak bullak etti. Vatandaş gözle görülür şekilde geçim sıkıntısında. Hükümetimiz her ne kadar önlem alsa da önlemlere uyulmadığından dolayı alım gücü tamamen tükenmek üzere.

Dün üç kuruşa aldığın bir şey bugün yirmi kuruşa satılıyor. Nedenini sorduğunda ya Dolar’dan dolayı ya da her şeye gelen “aşırı zamlar” satışları olumsuz yönde etkiliyor deniliyor. Pazarda manavda hemen-hemen her yerde konuşulanların tamamı böyle!

Doğalgaz, elektrik, mazot benzin, inşaat malzemeleri, beyaz eşya, hububat, çerez, sebze ve meyve ve bunlara bağlı her şey ama her şey uçmuş durumda. Bankalar en ufak alacaklarına icra çıkartmış. Faktoring firmaları vatandaşı boğar durumda. Şehrin her noktasında iş yapan esnaf, tüccarlar ile vatandaş yoğun icra takibi altında. Ötelenen kredilere, birde kredi kart mağdurlarının sayısı yukarılara doğru tavan yapmış vaziyette.

Anlayacağınız piyasada para yok. Tüm harcamalar kredi kartlarıyla yapılır halde. Asgarisini yatırsan uçurum büyüyor. Kredi borçlarını yapılandırmaya kalkışsan faiz belasıyla boğuşuyorsun. Etraf tozpembe değil. Tamamen karanlıklaştı. Özellikle memur, işçi ve Bağ-Kur emeklileri ne yapacağını bilemez halde.

Elektrik, doğalgaz ve su borçları her geçen gün katlanarak yükseliyor. Birde kiracıysa ve çocukları okula gidiyorsa tam yandılar. Bu insanlar ne yiyecek ne içecek? Türkiye’de iki sınıf oluştu. Zengin-Fakir! Orta direk tamamen ortalıktan kayboldu. Tek tük orada buradalar ise onlar da bankalarla ve tefecilerle boğuşur haldeler.

Türkiye ileri seviyeler ülkesine çıkış yaparken, vatandaş ne olduysa son zamanlarda dayanma gücünü kaybetti. Ülkemiz; sanayi, otoyol, tüneller, köprüler, viyadükler, barajlar, alt üst geçitler, TOKİ Konutları, yeni imarlar, insansız savunma uçakları, her gün yeni projelerin hayata geçirilmesi, top tüfek fabrikaları, gemi sanayisi, enerji santralleri, yeni sanayi bölgeleri ve daha nice yeniliklerle tanışırken, vatandaşın geçim sıkıntısı tam kilitlenmiş vaziyette.

Alım gücünün sıkıntısı paranın gücünü de sıkıntıya sokuyor. İki yüz TL bozdurulduğu anda bitiyor. Hiç kimsenin yüzü gülmüyor. En basitinden lastik tamiri 70 (yetmiş) TL olmuş. Evine bir tamirci çağırsan, ceketini versen de kurtulamazsın.

Vatandaş, geçimini sağlayabilmek için hükümetten acil şekilde aman diliyor. Güçlü hükümetimiz var. Güçlü devletimiz var. Devamlı şekilde yapılan zamların bir şekilde sonlandırılması gerek. Ne alırsan al ateş pahası. Bankaların ve Faktoring firmalarının hükümdarlıklarına artık dur denilmeli. Şu makalemi okuyan kim olursa olsun yazdıklarımdan ve zamlardan şikayetçidir eminim!

Okullar açıldı. Üniversite kazanan çocuklarımızı, şimdilerde yurt sorunları bekliyor. Özel yurtlar almış başını gitmiş. Ailesi ev kiralasa ev düzmek ayrı bir mesele! Çocuklarına tasarruf edeceği paralar da tükendi. Milleti bir düşünce aldı. Sonumuz ne olacak diye!

Üniversite mezunlarının iş bulabilmesi ise acı bir tablo. Özel sektörde ne yapacağını bilemez halde. Kazancı işçi parasına yetmiyor. Türkiye’de belli başlı firmalar hariç orta ölçekli firmalar kapısına kilit vurma endişesinde. Çözüm hükümetimizde. Çözüm; dışa bağımlı durumumuzun gözden geçirilmesi. Çözüm; banka ve faktoring firmalarının tefeci gibi çalışmalarını sonlandırılması. Çözüm; yüksek faiz ile vatandaşın belini kıranların tespiti.

Çözüm; pazarda çarşıda dolaşarak denetim yapanların alınan bir malın merkez odağına ulaşarak, aşırı zam yapan firma ve kişilerin ortalığa çıkarılması. Çözüm; banka ve faktoring firmalarının aşırı faizlerine fren getirilmesi.

Çarşıda pazarda gezenleri görüyorum. Milletin yüzü gülmüyor. Suratları asık, bir o yana bir bu yana gidip geliyorlar. Kimle konuşursan konuş hemen savaş moduna girip senle konuşurken, kırıcı şekilde ifadeleriyle başın öne eğiliyor. Ne oldu bize?!?! Neden bunca sıkıntılar içerisindeyiz?!

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here