Suudi Prenslerin Günah İşleme Özgürlüğü

0
56

Müslümanlığın özüne aykırı çelişkilerle dolu değişik bir yaşam tarzı… Gelenekler üzerine oturtulmuş bir din anlayışı…

Müslümanlığın emir, uyarı ve kurallarını işlerine geldiği ve hoşlarına gittiği gibi yorumlayıp uygulayan “para, makam ve mevki” sahibi kalburüstü bir avuç zenginler topluluğu.

İslamiyet’in doğduğu topraklarda, yaşam tarzında çifte standart uygulanması insanı hayrete düşürüyor. Ömürlerini zevk ve sefaya adayanlar topluluğu, diledikleri gibi yaşamayı kendilerine hak sayarken, sıradan vatandaşa yasaklar getirmek, baskı altında tutmak İslamiyet diniyle bağdaşmamaktadır.

Çünkü “Dinde zorlama yoktur”, “her koyun kendi bacağından asılır.” Kulun işlediği günah kendine, sevapta kendinedir.

Özel hayatta kimsenin kimseye karışmaya hakkı yoktur. Herkes dilediği gibi, dilediği şekilde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Buna saygı gösterilmelidir. Ancak yaşam tarzlarını, mevki, makam ya da zenginlik ölçütlerine göre sınıflandırmak, İslam dinini şekilcilik kalıbına sokmak anlamına gelir.

Zaten sorunlar, mutlu azınlığın dini ipotek altına almalarıyla başlıyor. Zevk ve eğlence seansları sıradan vatandaşa yasak ve günah ama bir avuç mutlu azınlığa serbest ve mubah…

Hâlbuki “rahmet, esenlik ve hoşgörü” dini olan Müslümanlık, evrensel bir dindir. Zengin-yoksul farkı gözetmeden herkese eşit mesafelidir, ayrıcalığı reddeder.

İnsanların zenginlik ya da bulundukları makamlara göre sınıflandırılması, itaatkar bir toplum oluşturularak toplumsal düzenin bu zihniyetle korunması, “insan hakları, hukuk ve adalet” kavramlarını zedelemektedir.

Sıradan vatandaş oruç tutmaz veya namaz kılmazsa kırbaçlı ceza ve eza. Ama dine kılıf uydurarak Müslümanlığın sırtından geçinen sözde “ahlak bekçilerinin” viskili, votkalı, şampanyalı, bikinili, gece âlemleri düzenleme gibi günah sayılan “günahlardan günah beğenmeleri” serbest. Bu ne çelişki, bu ne tezatlık!

Lüks, sefahat, şatafat ve israf… Sanki kişiye özel, ayrıcalıklı bir yaşam tarzı olarak topluma kabul ettirilmeye çalışılıyor.

Petrolden oluk-oluk akan bedava paranın verdiği şımarıklık… Ekmek elden su gölden, yan gelip yatma, vur patlasın çal oynasın, meşrulaştırılmış zamparalıklar, giyim kuşam da ayrıcalıklar…

Lüks ve kaliteli günahların tadına varma, zevk ve eğlence içinde yaşama çılgınlığı…

Bu çılgınlıklar, petrol suyunu çekip bitince elbet bir gün sona erecektir.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here