Sporseverler Sevinecek mi? (5)

0
66

Değerli okurlarım, siz okurlarımın arzusuyla “dramatik” bir olayı tekrar anlatmaya çalıştım, birkaç gündür gündeminize getirmeye özen gösterdim. Aklınızdan geçen neler varsa, elli yıl önceden de yaşanmış olsa, o günleri sizlere canlı-canlı yaşatmaya hazırım. Tekrar yazmamı istediğiniz konu sadece nefesleri kesen büyük rakamlar olması sadece. Altında öylesine çapanoğlu var ki, o insanlardan nefret etmenizden endişe ediyorum.

O insanlar, muhtemelen çizilmiş karizmalarını ya da kaybolmaya yüz tutan prestijlerini (!) kurtarmış oldular da diyebiliriz. Çukurova Grubu Digitürk yeni patronu o gün sadece futbol ihalesini kazanmadı, uzun süredir kaybettiği girişimci iş adamı kimliğini stratejik bir hamleyle kazandı.

Aslına bakarsanız, o tarihte (yılı önemli değil, 15 Ocak Cuma Günü) yapılan futbol ihalesinde kaybeden yoktu da diyebiliriz. Tıpkı yarım asırdır yazıp çizdiğim futbol oyunu gibi. Bu oyunda ne oyunlar varmış diyeceksiniz… Çok haklısınız! Altını çizerek söylememiz gerekirse, futbol endüstrisinin kazancı saymakla bitmez. Biz ona sanat diyoruz, meslek diyoruz, şiir, roman, edebiyat, fizik kurallarını altüst eden en büyük oyun diyoruz. Şimdi de en büyük sektör diyoruz. Yenik düşmesi, kaybetmesi söz konusu olabilir mi?

İhaleyi kaybetmiş gibi gözüken Türk Telekom’da A paketini alamadı ama futbol yayını konusunda ne kadar hazırlıklı, ne kadar iştahlı ve ne kadar gözü kara olduğunu gösterdi. Ayrıca, ihaleyi uzun tutarak ve bir taktik hamleyle güçlü rakibini büyük bir külfetin, maliyetin altına soktu. Bu yaklaşımda ileriye dönük (yani günümüze kadar) büyük başarı sayılır.

Önemli konularda gizli kahramanlarda vardır… İhale masasına oturmamasına rağmen epeyce kazananlardan birisi de birçok evlerde bulunan D-Smart oldu. Şimdilik o kanalda işlerin iyi gittiğini söyleyebilirim. En azından ben de bile D-Smart var. Gerisini siz düşünün. Şunları söylemeden geçemem, bugün Türk futbolu önemli rakamları telaffuz ediyorsa, bunda en büyük pay rekabetçi bir ortamın oluşması için yıllardır uğraşan ve de bastıran D-Smart’a aittir. Bu nedenle de O’nu da kazananlardan saymalıyız.

Demokrasimiz nohut ve kömür üzerinde, maden ocaklarında şehitler vere-vere demleniyor ya, hukuksuz bir rejimi demokrasi diye tanımlamak, hatta demokrasi diye yutturmaya kalkmak abesle iştigaldir. Efendim, ülkemizde demokrasi de, söz söyleme hürriyeti de, buna benzer özgürlükler o kadar fazla ve geniş ki, ekranlarda alenen “Bu milletin A…. K…m” diyen terbiyesizler elini kolunu sallaya-sallaya ve de gözümüzün içine baka-baka geziyor. Bu galiz küfürlerin muhatabı Yüce Türk Ulusu değildir. Bu çirkin sözler yukarda ki belli birkaç kişiye aittir.

Çok eskiden tanıdığım Kasımpaşalı bir dostum var. İlginç bir adamdır. “Ben her türlü küfrü hazmederim” diyordu. Çok hazımlıdır, sağ olsun.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here