Sporcu, Önce Adam Olmalıdır (2)

0
3

Değerli okurlarım, dün ‘Ahlaklı’ olmak kolay değil demiştik. Bugün de devam ediyoruz. Kolay olsaydı spor alanlarında maskelerle dolaşıp başrolü oynarken, günün birinde ‘maskem düşerse ne yaparım’ diyor muyuz? Çünkü bazı şeylere bağışıklık kazandığımızdan, başka bir ifadeyle arsızlaştığımızdan zor durumda kalacağımız umurumuzda bile olmuyor.

Kolay olsaydı beleş goller için kendimizi rakip ceza alanında yere bırakıp, daha sonrada tribünlere göz kırpar mıydık? Nasıl olsa hakemler yutuyor deyip, emeği gasp edecek kadar alçalır mıydık?

Kolay olsaydı bir olayı aydınlatma uğruna itirafta bulunmayı sistemsizliğin “Çapsız ve Çarpık” zihniyetli yöneticilerin yanı sıra sporun herhangi biriminde bir ekip ruhu yaratılmasının altında ezilir miydik? Ekip ruhu mutlaka yaratılır ancak kişisel çıkarlarını, ait oldukları camianın çıkarlarının üzerinde görmek… İşte bu nedenlerle sporun tüm branşları duraklama dönemi yaşamaktadır.

Kolay olsaydı bilerek ya da bilmeyerek kural hatası yapan hakemlerden, gerektiği kadar hesap sorulmaz mıydı? Yanlış yapanlardan mutlaka hesap soruluyor, ancak “aynısını tekrarlamalısın” der gibi sohbet ediliyor. Bunun gerçekçilikle bir ilgisi olabilir mi?

Spor ahlakı ile yaşamak, adam gibi adam olmak kolay değil elbette! Ahlak göstermelik olmaz ya vardır ya da yoktur. Ahlakla dost olan kişilerin bunu içlerine sindirmişlerin varlığı, çok uzaklardan fark edilir. Eğer kolay olsaydı bir suç isnat edildiğinde hemen istifa etmeyi düşünmez miydik? Ülkemizde istifa müessesesi hiç çalışmamıştır bugüne değin. Yazıklar olsun istifa edebilir bu kadar zor mu?

Efendim genç sporcularımıza da bazı öğütlerimiz olacaktır. Ümit ediyorum ciddiye alınır, bizler de mutlu oluruz.

Bilindiği üzere “Sporda Ahlak” konusu, bir iki satırla anlatılır gibi değil. Sizleri fazla sıkmamak için, zaman-zaman gündeminize getirmeyi yeğliyorum. Özellikle bazı velilerin iltifatlarına da mazhar oluyorum.

Burada üzülerek anlatmak istediğim şunlardır: *Sporcu kalitesinde irtifa kaybetmemiz, *Gençlerimizin, iyi bir sporcuyum demekte zorlanmaları, *Değerlerimizden uzaklaşıp, bencil bir toplum oluşumuz, *Gerçeklere sırtımızı dönüşümüz, *Eyyamcılık yaparak, gerçeklerden uzaklaşıyor olmamız, *Yüzümüzdeki maskeyi, çıkarma cesaretini gösteremiyor oluşumuz.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen, gençlerimize şu öğütlerde bulunabiliriz: Hiç kimse sana güvenmese bile,  sen kendine güven ve onları da bu düşüncelerinden dolayı saygıyla karşıla. Her hangi bir konuda, senden nefret edilse bile, sen kendinden nefret etme, doğru bildiğin yolda ilerlemeye devam et.

Ferdi motivasyonda, hayal kur ama hayallerinin esiri olma. Her şeyi düşün, inandığın düşüncelerinin sonuna kadar yanında ol. Kazanabilmek için kaybetmeyi de öğrenmelisin. Hep kazanmaya alıştırırsan kendini, kaybettiğinde yo olur gidersin. Sakın unutma.

Mutlu olun,  mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here