Mutluyuz Boşanıyoruz (3)

0
138

Taktik 3: Abartılı Bir Şekilde Kıskanın…

Mutlu beraberlikleri yozlaştırıp boşanmaya doğru sürüklemek adına yazmaya başladığım ”Mutluyuz Boşanıyoruz” yazı dizisinin 3. sayısı olan ”kıskanmak” adlı köşe yazımla bu hafta yine sizlerleyim. Beraberliklerde abartılı bir kıskançlığın sevgiyi tüketip ilişkiyi nasıl yıprattığını boşanmak isteyen okurlarım için itinayla yazdım.  Keyifli okumalar…

Ben Sana Değil Çevreye Güvenmiyorum!

Birçok ilişkide varlığı da yokluğu da sorun olabilecek en hassas konu kıskançlıktır. Çünkü kıskançlık; insanın doğasında var olan en temel duygulardan biridir. Bireyin değer verdiği şeye gösterdiği aşırı sevgiden kaynaklanan kaybetme korkusudur, kıskançlık. Makul bir oranda yansıtıldığında birlikteliği güçlendirir, o ilişkinin canlı kalmasını sağlar. Partnerin sürekli merak etmesi, arkadaşlarını, sosyal çevresini, yediğini içtiğini sorgulaması bireye kendini özel hissettirebilir. Çünkü tüm bu sorgulamalar ”seni tanımaya çalışıyorum” ya da ”hayatına dâhil olmaya çalışıyorum” kılıfı içinde sunulur. Bu kılıf o kadar ince işlenir ki bu durum başlangıçta karşı tarafın hoşuna bile gidebilir. Fakat ilişki ilerledikçe bu durum daha farklı bir hal almaya başlar.

Başlangıçta masumane yapılan sorgulamalar karşı tarafın özel alan sınırlarının kısıtlanmasına kadar ilerler. Giyim tarzından başlar, yıllardır hayatında olan arkadaşlarına, sosyal çevresine, hobilerine, telefonların denetlenmesine, sosyal hesapların kontrollerine kısaca kişinin rutin olarak yaptığı şeylerden kuşkulanıp müdahale edilecek noktaya kadar ilerler. İlgili maskesi yerine ”seni korumaya çalışıyorum” maskesi gelmiştir artık. Kişi partnerine güveniyordur ama çevreye güvenmediği için onu korumaya çalışıyordur! Çünkü etraf çok tehlikelidir. Yıllardır şahsiyetini, kişiliğini tek başına koruyan kişi sevgilisinin varlığıyla açık hedef haline gelmiştir! O olmazsa dostlarının oyununa gelebilir hatta kötü yola bile düşürülebilir.

Kısıtlamalar sadece bunlarla sınırlı kalmaz elbette. Mesela partnerinin etkilenip âşık olduğu kahkahasını artık atmamalı çünkü etraftakiler hafif meşrep olduğunu düşünebilir! Giyim tarzını da değiştirmeli çünkü etraftakiler kötü gözle bakabilir! Karşı cinsle arkadaşlığını bitirmeli çünkü onlar her daim ceylanı avlamaya çalışan sırtlanlardır! Spor salonu cafe gibi sosyal alanlarda tek başına olmamalı çünkü kendini koruyamayabilir.  Telefonlar sürekli denetlenmeli çünkü ‘sen safsın birileri senin iyi niyetini suistimal edebilir…’ gibi yüzlerce örnek sıralayabiliriz. Lakin hepsinin özününde ”sen kendini koruyamayacak kadar saf ve temizsin ben seni her şeyden korurum” mesajını çok net görebilirsiniz.

Bu subliminal yönlendirmeler o kadar ustaca yapılır ki kişi çevresinden soyutlandığını yalnızlaştırıldığını fark etmeden koşulsuz teslim olur kahramanına. Tüm bu süreçten sonra birey onu o yapan tüm özelliklerden sıyrılır, partnerinin hayalinde yarattığı karakter olur. Ama kendi olmaktan vazgeçtiği için önce saygınlığını kaybeder sonra da kendine olan güvenini. Fakat tüm bu fedakârlıklar bile kıskanç partnerin tatmin olmasına yetmez.  Yetmediği gibi ilişkinin devamını yoğun duygularından dolayı değil vicdanen kendini sorumlu hissettiği için devam ettirir. Tüm bu süreçten sonra duygularla birlikte çiftlerin ilişki içinde ki rolleri de değişir. Bir taraf kendini kabullendirmekle diğer taraf ise oldurmaya çalışarak beraberliği devam ettirir. Sonrası malumunuz.

Birçoğunuzun gerek ilişkisinde gerek çevresinde şahit olabileceği bir süreçtir aslında. Madem bu kadar etkili o zaman hiç vakit kaybetmeden saçma sapan kıskançlıklarla, şuursuz müdahalelerle sizde partnerinizi bunaltmaya başlayabilirsiniz. Ama siz işi biraz daha ileri götürün. Paranoyak derecesinde her şeyini kontrol edin. Girdiğiniz markette kasiyere selam vermesinden operatördeki müşteri hizmetlileriyle konuşmasına kadar hemen-hemen herkesi kıskanın. En samimi dostlarını sakın pas geçmeyin. Kişisel bakımına özen göstermesini ve süslenmesinin altında derin anlamlar arayın. Sosyal medya hesaplarının online olma durumunu sürekli denetleyin. Bunun gibi kişisel alanlarını taciz edebileceğiniz örnekleri arttırın. Hatta bununla da sınırlı kalmayın. Sadece kıskançlık yetersiz kalabilir. İthamlarınızla bunaltmaya gayret gösterin. ”Beni aldatıyor musun, ben bilirim kesin başkası var, kimin için süsleniyorsun, neden bu kadar samimiyet” gibi söylemlerle karşı tarafın kişiliğine saldırıda da bulunun.

İlişkiyi korumak ve geliştirmek gibi bir maksadımız olmadığı için mümkün olduğunca olumlu çabalardan kaçınmaya çalışın. Bu tutumunuzu o kadar acımasız bir şekilde sergileyin ki sizden de sevginizden de kısa bir sürede irrite olabilsin.

ANKA Aile ve Psikolojik Danışma Merkezi
Aile ve İlişki Terapisti
Psk. Mehmet Can

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here