İstikrar Satın Alınmaz (3)

0
6

Değerli okurlarım, başka ülkeler için fikir yürütme lüksümüz olmasa da ülkemiz için fazla ileri gitmeden (KHK var ya ondan) isim vermeden duygularımızı dile getiriyoruz şimdilik.

Diyoruz ki, her karış toprağı şehit kanıyla sulanmış vatanımızda kadınlar egemen olmadan hiçbir gelişme hakça olmaz. Aynen böyle düşünüyorum. Nedenlerini de söyleyeceğim. Bunun sakınılacak bir tarafı yok. Uzak ve yakın tarihimize bir göz atalım dilerseniz…

Önemli meydan savaşları kazanmış, imparatorluklar kurmuş devlet adamları, ailesinden söz ederken öncelikle anasının ismini zikrederler. Burayı fazla uzatmayacağım. Yakın tarihimizde de ilginç örnekleri bulunmakta. Ayşe analarımız, Fatma analarımız… Onları unutmamız mümkün değildir.

Cenneti mekân bu analarımız, çamur içinde, patika yollarda ya da kağnılarda cepheye cephane taşırlarken, yağmurdan ve nemden etkilenmesin diye top mermisini, iki aylık çocuğunun kundağına saran vefakâr ve cefakâr analarımız. Hepsi de yüz akımızdır.

Şöyle düşünelim… Devleti ve hükümeti yönetenlerin yerine o makamlarda kadınlar olsaydı acaba nasıl bir ortam oluşurdu? Hiç kuşkunuz olmasın ki, şu andaki zor durumlar olmayacağı gibi, en azından insanlarımız korkusuz ve huzur içinde olurlardı. Çünkü kadınlarda utanma duygusu erkeklere göre daha da yoğundur. Kadınlar hayata, görevlerine, sorumluluk taşıdığı işlerine erkeklerden daha fazla mesai sarf ederler.

Konumuz itibariyle, Türkiye Futbol Federasyonu’nun üst makamlarında kadınlar olsaydı. Demiyorum ki ülkemiz sporun tüm dallarında dünya şampiyonu olacak. Bunlardan daha önemlisi istikrarla dost olur, kol kola yürürdük. Bütün başarılar istikrarın peşinden gelir.

Kadınlar artık birçok yerlerde egemen olmalıdır. Kadın özgürleşmeden, toplum özgürleşemez. Bunların sporla ne ilgisi var demeyin sakın! Biliyorum aklınızdan bile geçmiyor. Statların tribünlerinde kadınların çoğunlukta olduğunu düşünelim. Şiddet olmaz, müsabakalar olaysız izlenir. Futbol maçlarında kalite artar, hakemler de düdüklerini doğru çalarlar.

Peki, erkek olarak bizler neler istiyoruz? En azından üç çocuk istiyoruz. Kürtajı yasaklıyoruz. Tecavüze uğramış kadınlarımızı, tecavüzcüsüyle evlendirmeye kalkıyoruz. Öldürülen kadınların katillerine sırf kravat taktıkları için müebbetten yirmi yıla indiriyoruz. Günlük giysilerinden dolayı dövülen, sövülen, darp edilen kadınlarımızı şu aşamada sayamıyoruz bile. Bu konularda bilgi bile verilmiyor. Mahkemeler, hâkimler yani adalet var deniliyor.

Kadınlar özgür olmalı. O zaman Türkiye her konuda tavan yapar.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here