Futbolda Hüzün ve Sevinç (2)

0
2

Değerli okurlarım, dünkü sayımızda anılarla birlikte sevinç ve hüznü sizlere aktarmaya çalışırken, Türk Futbolunun inişe geçmesine neden olan olgulara teğet geçmiştim. Bugün de, ligde hiçbir iddiası olmayan ve formalite maçlarını tamamlayan takımların, özellikle şampiyon adaylarına kök söktürdüğü müsabakalardan bahsedeceğim, müsaade ederseniz.

Bana biraz ilginç geliyor. Bu ilginç gelme hadisesi biraz da futbolumuzun kirletilmiş olmasından kaynaklanıyor. Sözünü ettiğim o Anadolu takımının Ankara’da dört müsabakasını (son maçını saymıyorum) diğerle karşılaşmalarını ekranlarda izledim. Bu performansının yarısına bile, hiçbir maçta tanık olmadım.

Şimdi, bir futbol takımının iddiası kalmadı, ununu eledi diye, önüne gelene yenilmesi gerekmez. Onun da taraftarları ve futbolda bir yeri ve itibarı bulunmaktadır. Ancak, hani son dönemlerde bir “BAVUL” hikâyeleri ortaya atıldı ya. Bavul gitti, bavul geldi falan. İstediğimiz kadar o tarafa bakmasak bile, o kapalı şişkin bavul, insanın gözünün önüne geliyor. Hem de gözünün içine giriyor. Tabi ki bunu ispatlamak “Suç sabittir” diyebilmek oldukça zor.

Şöylesine belirgin ve ilginç bir olayla konuya açıklık getirebilirim. Zamanın Kayserispor’u kendi sahasında renkdaşıyla önemli bir puan mücadelesi yapacak. Yapacak yapmasına da, maçtan hiç umudu yok. Bu aşamada İstanbul’da ikamet eden herkesin yakından tanıdığı Kayserili ünlü bir iş adamı bavul falan göndermiyor ama Cumartesi günü Kayseri’ye gidiyor ve Pazar günü rakibinizden puan alın, bu da sizin priminiz diyor. Daha doğrusu bu cesareti gösterebiliyor.

Efendim, bu eylemin önce adını koymak lazım. Bunun adı nedir? Böyle ulu orta verilen paraların bir adı vardı, bilen varsa bir adım beri gelsin diyeceğim, başka söyleyecek bir sözüm yok.

Aklımdayken söylemek istiyorum. Kayserispor o önemli maçta, hem primini aldı ve de bir puan kazandı. Primle çalışmanın faydaları da varmış demek ki.

Şunu ne olarak söyleyebilirim. Ligler başlamak üzereyken tüm sporseverler de belirgin bir heyecan vardır. Futbolsuz günlerin geride kalması da her şeyiyle pırıl-pırıl yeni bir sezonun başlangıcı olacaktır. Herkes mutlu olacaktır.

Futbolun start alması büyük bir sevinç yarattı ama hüznün gelmesi de fazla uzun sürmedi. Mevsimin müsait olmaması yani sıcak soğuk, yağmur çamur gibi olaylara zaten alıştık da, giderek kötüleşen futbola bir türlü adapte olamıyoruz. Çirkin futbolu, kirli futbolu izlemek durumunda değiliz. Bu kötü futbolun önüne geçilemez mi? Geçilir de yarın anlatacağım.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here