Futbol Denilen O Canavar (2)

0
5

Değerli okurlarım, dün sizleri elli yıl gerilere götüreceğim ifadesini kullanmıştım. O günlerde de siyaset ve spor iç içeydi ama şimdikinden çok farklıydı. Kişilerin onur ve gururu zirvede seyrediyordu.

Bildiğiniz gibi, şike davasından beri zanlı olan, yaklaşık bir yıl gibi uzun bir süre tutuklu kalan ve yargılanan Aziz Yıldırım’ın, savunmasını siyasi temeller üzerine oturtması birçok çevreleri şaşırtsa da, inanın beni hiç şaşırtmadı. Biz futbola durup dururken “Canavar” demiyoruz.

Politika öyle bir hadisedir ki, sadece sporcuya değil de, tamamen o kulübe el uzatır. Örneğin Osmanlı döneminde İttihat ve Terakki iktidar olduğunda, Altınordu devletin kulübü haline getirilir. Avantajları oldukça büyük olmuştur. Altınordu’da maaş da alınır ve savaş durumu olduğundan cepheye gitmemek yani İstanbul’da kalma ayrıcalığı da vardır. İşin içinde Talat Paşa da olunca birçok takımlar ve futbolcular siyasetin bu cazibesine kapılacaktır. Önceleri adı “Progres İnternational” olan Altınordu Kulübü, Ocak 1914 kongresi ile hem adını ve hem de yönetimini değiştirmişti. Başkanları Raşit Aydınoğlu idi.

Bu kulüp öncelikle, bizim kuşak Fenerbahçelilerin tanıdığı Nuri’yi (Otomobil Nuri) almış onu altı futbolcu daha takip etmişti. Yedi as futbolcusunu kaybeden ve bazı oyuncuları da cephede bulunan Fenerbahçe sahaya yaşları 15-16 olan çok genç oyuncularla çıkıyordu. Bununla beraber siyasetin beslediği Altınordu daha sonraları yok olmuştu. Fenerbahçe ise 115 yıldır varlığını sürdürüyor.

Altınordu Kulübü, siyasilerin elinde zaafa uğradı, varlık ve bolluk içinde olmasına rağmen yok oldu gitti. Cumhuriyet döneminde de, bir Altınordu örneği doyasıya yaşanmıştır. Bazı şeyleri “Can çıkar, huy çıkmaz” misali değiştirmek mümkün değil. Siyasiler bir kulübe kafayı takınca ona zarar vermek için ellerinden geleni arkalarına koymazlar. Demek ki o zamanlarda da, vaatler, rüşvetler, gemicikler, ihaleler varmış ki, siyasiler ellerini attıkları yerleri kurutuyorlarmış.

Cumhuriyet döneminde yaşanan olaya gelirsek, Ateş-Güneş olayında asıl büyük hedef Galatasaray olmuştur. Burada amaç ilk futbol kulübü olan Galatasaray’ı yok etmekti. Sarı-Kırmızılıların yanı sıra Güneş Kulübünün ortaya çıkarılmasından Fenerbahçe ve Beşiktaş da nasibini almıştır. Nasıl zarar görmüşler, tahmin edilebilir ama kesin bir şey söyleyemem.

Güneş kulübü Galatasaray’dan ayrılan futbolcu ve yöneticiler tarafından kurulmuştur. 1933’te kurulan Kulübün forma rengi de Sarı-Kırmızı olmuştu. Kulüp başkanlığına Ankara’nın (siyasilerin) önerdiği Cevad Abbas getirilmiş ve kulüp profesyonel anlayışla yönetilmeye başlanmıştı. Taksim Sıra Selviler’de Güneş’e bir bina verilmişti ayrıca…

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here