Barak Ovası’nda Saygın Bir İsim, Abbas İnal

0
35
Barak ovası Güneydoğu Anadolu bölgesinde Gaziantep il sınırları içerisinde yer alan Oğuzeli, Nizip ve Karkamış ilçelerini de içine alarak Suriye il sınırına kadar uzanan bir ovadır. Gaziantep platosunun bir bölümünü kaplamaktadır. Rakımı (denizden yüksekliği) 375 metredir. Barak ovası sulu tarıma uygun bir bölgedir. Meyve ve sebze yetiştiriciliği bakımından zengin topraklara sahiptir. Fıstık, üzüm, pirinç, pamuk, susam üretiminde büyük önem taşır. Barak ovasında sanayileşme her geçen gün artmaktadır. İrili ufaklı birçok sanayi işletmesini içinde bulunduran Barak Ovası içinde bulunduğu Gaziantep platosunun önemli ekonomik getirisi olan bir ovadır…
*Barak Ovası Adını Türkmenlerden Almaktadır
Barak ovası, barak adını oraya yerleşen Türkmenlerden almaktadır. Kelime anlamı tüylü, kıllı çuha anlamına gelmektedir. Barak Ovasının nüfusunun tamamına yakını Türkmenlerden oluşur. Orta doğudan göç alan ova Horasan ve İran’ın Firuzabad şehrinden gelen Türkmenleri içinde bulundurmaktadır. Barak Ovası’nı bilmeyenler için özletmeye çalıştım. Şimdi Barak Ovası’nın önemli şahsiyetlerinden biri olan sevilen, sayılan ve sözü ve fikirleri önemsenen bir isimden bahsetmek isterim. Abbas İnal, G.antep ili Karkamış ilçesi Ziraat Odası Başkanıdır. Karkamış’tandır, Karkamış’a bağlı 37 köyden biri olan Akçaköy’dendir ama esasen Barak Ovası’nın bir ferdidir…
*Abbas İnal Köylünün, Çiftçinin Hal ve Ahvalinden İyi Anlıyor
Abbas İnal, Barak Ovası’nda her tür tarımı yapmış, çitçinin, fıstık yetişicisinin, pamuk ekimi yapmış pamuk yetişicisinin hal ve ahvalini en iyi bilenlerdendir. Köylünün, fıstık üreticisinin, çiftinin derdini, riskini, endişesini, sıkıntılarını, çilesini ve cefasını bildiği için Karkamış Ziraat Odası’nda kolları sıvamış durumdadır. Barak köylüsünün psikolojisini çok iyi anlayanlardan biri de Abbas İnal başkandır…
Başkan Abbas İnal orta ve uzun vadede Karkamış Ziraat Odası olarak yapacaklarını özetlerken“Uygun şartlar oluştuğunda odamıza iki Ziraat Mühendisi alarak çiftçilerimize ve yetiştiricilerimize daha yararlı hizmetler vermeyi arzu ediyoruz. Antep fıstığı yetiştiriciliği yöremizde önemli bir uğraştır. Üç milyon sekiz bin fıstık ağacımız var. Bunların bir milyonu daha ürün verecek yaşta değil. Kalan iki milyon sekiz yüz ağacımızla fıstık yetiştirmeye bölge olarak devam ediyoruz.  Zaman içinde ağaç sayılarımızı çoğalmak ve ağaçlarımızı giderek gençleştirip daha iyi verim alabilmek adına çalışmalarımız devam edecektir. Barak Ovası olarak Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) tam anlamıyla yaşama geçmesini dört gözle bekliyoruz. Yanı başımızdan Fırat geçmesine rağmen su sorunumuz var.  Proje gereği, kanal alt yapıları hazır gibi dursa da bizim mıntıkaya su ana hat bağlantısı çeşitli sebeplerden dolayı henüz yapılamadı. Ancak projenin yani suyun takipçisi olacağız. Barak Ovası suya kavuştuğunda gerek antep fıstığı hasatımız gerekse de üzüm, pirinç, pamuk, susam bunların yanı sıra da sebze ve meyve hasatımız çok daha verimli ve bereketli olacaktır. Bizlere GAP yoluyla ulaşacak su ile Barak Ovası da su ile hayat bulacaktır” diyor…
*Karkamış Sınır Kapısı’nda ve Sınır Ticaretinde Işık Görüyor
Karkamış ilçesi ve Karkamış Sınır Kapısı’nda gelecek için ışık ve umut gören Abbas İnal, ilçe ve yöre halkına adeta gelecek için umut aşılıyor ve savaşların sonsuza dek sürmeyeceğinden hareketle “Gün gelecek Suriye savaşı bitecektir. Karkamış’ta sınır ticareti canlanacak, giderek artacak Karkamış ve G.antep ekonomisi daha da canlanacaktır. G.antep Ticaret Odası’nda faaliyet gösteren 800’ü aşkın Suriye firması mevcuttur.  Söz konusu Suriye firmaları ekonomimize ve Karkamış Sınır Kapısı’na önem kazandırmaktadır. Özetle Karkamış ilçesi, Karkamış Sınır Kapısı ve elbette Barak Ovası bu haliyle bile önemlidir ama gelecekte çok daha önemli bir konuma gelecektir…” ön görüsünde bulunuyor…
*Düşünen Bir Beyindir Başkan İnal
Abbas İnal, çok dinleyen, az ama öz konuşan bir isim. Felsefi sözlere düşkün, yöre kültürü ve tarihini önemseyen ve bu konulardaki sohbetlere fırsat buldukça katılan biri.  Oturmasını, kalkmasını bilen, güngörmüş, kendini olabildiğince geliştirmiş bir Barak insanı. Okuduğu ve okumayı sevdiği belli. Dünya, Türkiye ve Ortadoğu politikasında fikir sahibi. Analizleri ve tespitleri yerinde. Türk siyasetini ve siyasileri takip ediyor. Ülke sorunları hakkında fikirleri, önerileri, tepkileri ve yeri geldiğinde eleştirileri var. Düşünen bir beyin olan Abbas İnal, büyükle büyük, küçükle küçük, şehirli ile şehirli, köylü ile köylü olur. Ulu Önder Atatürk’ün ‘Köylü milletin efendisidir’ sözünü tutar.  Başkan Abbas İnal, yeri geldiğinde karşındaki bir cahile bile onun anlayacağı bir dille usanmadan doğruları sakin-sakin ve tane-tane anlatma sabrına ve hoş görüsüne sahiptir…
*Doğru Bildiği Yolda Gidendir
Abbas İnal, “Biz hayata imzasını kalbi ile atanlardanız.
Elif gibi yalnız, bağsız, dimdik duranlardan.
Masallara aşk’a ve dua”ya inananlardan yani.
Hani bir helal lokma bir hırka peşinde koşanlardan. 
Bizim aşk’ımız ne eksilir ne tükenir.
Biz bütün cevapları bulanlardanız 
Bu yüzden alnımız açık, kalbimiz müsterihtir.
Doğru bildiğimiz yolda yol alanlardanız…” şeklindeki dizelere katılır. ‘Bu dizelerin altına imza at’ deseniz atar…
*Mırrayı Elleriyle Hazırlar ve İkram Eder
Barak insanı Abbas İnal Konuklarına mırra (acı kahve) ikram eder. Mırrayı bilenler bilir ama bilmeyenler için biraz açmakta fayda görüyorum. Mırranın hazırlandığı büyük özel cezvenin adı ‘’gümgüm’’dür. Gerçek mırranın hazırlanması zahmetli bir iştir. Mırraya tat vermesi için karışıma kakule eklenir. Geleneksel olarak kulpsuz, küçük bir fincan ile servis edilir. Yarısını geçmeyecek şekilde fincana doldurulur. Konuksever ve vatansever Abbas İnal, Akçaköy’deki evinin şömineli konuk odasında, mırrayı,  kendi eliyle özenle ve zevkle hazırlar ve mırranın özel cezvesiyle konuklarına yine kendi eliyle mırra servisi yapar. Bir fincan kahvenin kırk yıllık hatırı varsa, bana göre yarım fincan mırranın da 80 yıllık hatırı vardır…
*Onaylayarak Okur, İçinden Geçenleri Yazar
Abbas İnal, çok beğenilen aşağıdaki dizeleri onaylayarak okur;
Tıpkı “Dört Mevsim ” gibidir insan…
Gülerken ” yaza”
Sevinirken ” İlkbahara”
Soğurken ” Kışa”
Hayalleri yıkılırken…
“Sonbahara” benzer..
Abbas İnal bazen kendi içinden geçenleri de yazıya döker ve
“Korku, bu iş güvenli mi?
Menfaat, bu işin içinde çıkar var mı?
Gösteriş bu iş popüler mi?
Sadece vicdan, bu iş doğru mu?’ diye sorar.
Bazen sırf vicdanımız doğru olduğunu söylediği için güvensiz, menfaat içermeyen ve popüler olmayan yolu seçmeniz gerekir” der…
*Konuşmalarında Eğitici ve Öğretici Mesajlar Vardır
İşte böyle güzel insandır Abbas İnal. Birecik’i bilir, Birecik’in ortasından akan Fırat nehrinin iki yakasını bilir, Nizip’i, Oğuzeli’ni, Gaziantep’i, Kilis’i ve Şanlıurfa’yı bilir. Barak’ı ve Barak havasını bilir. Ehli keyiftir. Yeri gelir, bir ağacından dibinde, yeri gelir bir bağ evinde, kimi zamanda bir fıstık ağacının altında soluklanır, doğadan, Barak toprağından vazgeçmez. Yeri geldi mi tarih ve felsefe sohbetlerinden yeri geldi mi de sazlı, sözlü eğlencelerden hoşlanır. Dolu dolu bir insandır Abbas İnal. Konuştu mu kendini dinletir. Boş konuşmaz. Konuşmalarında mutlaka eğitici ve öğretici mesajlar vardır. Onu dinleyen, ondan en kötü ihtimalle, bir sözcük, bir cümle kapar ve feyz alır…
*Abbas Baba, Güzel Yüreğin, Yüreğimizdir…
Baba adamdır Abbas İnal. Barak Ovası’nın, Karkamış İlçesinin, yörenin seniz gibi saygın, fikir üreten, sözüne ve fikrine itibar edilen beyinlere ihtiyacı var. Ne kadar çok gelişmiş beyin olursa, bölge ve Barak Ovası ortak akılla, el birliğiyle çok daha çabuk kalkınır. Bugüne kadar olan çaba ve hizmetlerine teşekkürler Abbas İnal. Bundan sonraki çalışmalarında sana başarılar diliyoruz. İnsan ve doğa sevgin sevgimiz, güzel yüreğin, yüreğimizdir…  İşin rast gitsin Abbas baba. Selam, sevgi ve saygılar…

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here