Temizlikçi Anne

0
2

Emekli Öğretmen Suphi ULUSOY…

Babası, anneyi küçük yaşlarda evlendirmiş ve anne çocuk yaşlarda çocuk sahibi olmuştu. Eşi ile arası çok iyi idi, birbirlerini sayıyor, seviyor ve ikisi de birbirlerine saygılı davranıyorlardı. Baba bir fabrikada, anne de bir mağazada çalışıyordu. Çocukları oldu, bir erkek, iki kız… Onları çok çalışarak büyüttüler, okuttular, birer meslek sahibi yaptılar.

Çok çalışkan anne evin idaresinde çok hesaplı, dikkatli ve çocuklarının geleceğini düşünerek biraz yatırım yapma çabasındaydı.

Aradan yıllar geçti baba iş kazası geçirdi ve malulen emekli oldu. Anne de artık emekli zamanı geldi diye fazla çalışmadan o da emekli oluverdi. Çocukları hayatını kurtarmış, anne ve babaya maddi yönden ihtiyaç kalmamıştı.

Eee, hayat bu! Çok geçmeden baba rahatsızlandı ve ani ölümü ile anneyi yalnız bıraktı. ‘Her nefis ölümü tadacaktır’ (Kuran-ı Kerim/Ankebut Suresi 57. ayette belirtildiği üzere…)

Babanın maaşı az olup, anne kendi maaşını da alıp dikkatli harcamaya ve az da olsa biriktirmeye başlamıştı. Anne pazara gidiyor, ucuz yerlerden giysi alıyor, zaman-zaman da mahallenin çocuklarına küçük hediyeler veriyordu, tabi kendi torunlarını da hiç ihmal etmiyordu.

Bir süre sonra Anne de yaşlandı, eskisi gibi her sabah kalkıp evinin işlerini, temizliğini yapmakta zorlanıyor ve artık bir yardımcıya ihtiyaç duyuyordu.

Önce oğluna söyledi, oğlu “Ne gerek var yardımcıya? Sen azar-azar yaparsın anne” dedi, sonra kızları da “Gerek yok!” dediler. Anne ilerleyen yaşına rağmen evinin ihtiyaçlarını dinlene-dinlene yapmaya çalışıyordu. Bir gün evinin temizlini yaparken belini ağrıttı ve çok acı çekti. Oğlunun ve kızlarının bundan haberi oldu. Çocukları “anne evde bizim çocuklar sınava hazırlanıyor, yoksa seni götürürdük” dediler. Anne de ne yapsın, evinde acıları ile baş başa kaldı.

Komşusu geçmiş olsuna geldi ve “Ne oldu sana, senin dinlenmen gerek, sana bir temizlikçi kadın gerek, yoksa sen daha fena olursun!” dedi. Anne de “Tanıdığın varsa bana gönder” dedi ve komşu kadın “Birine haber vereyim, müsaitse gelir” deyince anne “bekleyelim” dedi.

Anne, önceden ileride lazım olur diye biraz yatırım yapmıştı, derken komşunun bulduğu temizlikçi kadın geldi ve evi temizlemeye başladı. Arada sırada annesine uğrayan oğlu şaşkın-şaşkın etrafa baktı ve “Anne her yer çok temiz, nasıl yaptın bunları?” diye kendisine soramadan edemedi.

Hasta anne “Yapıyoruz oğlum, ne yapacaksın?” dedi ve oğlan pek bir şey anlamadan gitti. Diğer kız kardeşlerine de durumu anlattı ve “Annem herhalde evini bir başkasına temizletiyor” dedi. Aradan kısa bir süre geçti oğlu tekrar eve geldi ve temizlikçi kadının temizlik yaptığını görünce, annesine yaklaştı; “Anne neden bu kadına para veriyorsun? Bütün yatırımını buna mı vereceksin?” diye sinirlendi.

Anne “Oğlum ben bu günler için yatırım yaptım, ister temizlikçiye, ister başkasına veririm” deyince oğlu çok kızdı ve evden dışarı çıkıp gitti. Oğlu tekrar geldiğinde “Anne benim çocuğun dershane taksiti var, ödeyemiyorum!” diye para istemeye başladı, anne bu yüreği dayanamadı ve “Peki oğlum, ben temizliği elimden geldiği kadar yapar, sana da yardımcı olurum” dedi.

Ne yapsın, artık yavaş-yavaş hasta da olsa kendi temizliğini yapmaya başladı ve iyileşince de başka evlere temizliğe gitmeye başladı. Bunu gören diğer çocukları da para yardımı istediler, anne eşinden sonra rahat bir hayat sürecekken tekrar eski günlerine dönüp, çalışmaya başlamıştı. Çocuklarını mutlu görmek istiyordu. Anne, küçük yaşta çocuk sahibi olmuş, sürekli çalışmış, yetmemiş emekli olduktan sonra da çalışmaya devam etmiş… Buna can dayanır mı? Hastalanmış, kahır ve kederden o da eşinin yanına gelmemek üzere gitmiş.

Oysa bu yaşlı annenin de arkadaşları ile bir kafede çay içmesi, komşuları ile gezip sohbet etmesi gerekirken, hiç emekli olmamış gibi eski günlerine dönmüştü.

Yaşlıların yaşlılıklarını yaşamalarına yardımcı olalım, onlara ömürlerinin son zamanlarında rahat bir hayat sunmaya çalışalım. Sağlıklı, mutlu, uzun ömür dileklerimle, hoşça kalın.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here