Futbolu Rahat Bırakın (2)

0
6

Değerli okurlarım, bundan önceki yazımızda siyasilere ayrı bir paragraf açmıştık ve yaptıkları yanlışlarla ortamı germelerinden bahsetmiştik. Hani şu halkın oylarıyla milletvekili olanlar var ya. İnanın dünyanın kazığını koparıyorlar. Bu konuda bir örnek vereceğim. Bir milletvekili, bir deplasman takımının attığı gole sevinen 13 yaşındaki bir çocuğun üzerine yürüyüp hakaret ediyor. Şunu söylemeye çalışıyorum. Milletin vekili, kendisine oy veren milletin aslına saldırıyor ve de hakaret ediyor. Bundan zerre kadar da üzüntü duymuyor.

Efendim, on beş milyonluk İstanbul’da öyle semtler vardır ki, bu semtlerde aday olmakta, seçilmekte ve icraat da oldukça zordur. Bu semtler şunlardır; Kasımpaşa, Karagümrük, Cerrahpaşa… Bu semtlerin okumuş oranı düşük ve sosyal tarafı zayıftır. Bu semtlerde delikanlılar, kabadayılar ön plandadır. Futbol maçlarında bile onların ve adamlarının ön planda olduğunu söyleyebiliriz.

Peki, bu delikanlılar, kabadayılar neler yapıyorlar? Futbol takımlarını haraca mı bağlıyorlar? Karşı çıkanları öldürüyorlar mı? Hâkimleri, valileri onlar mı tayin ediyorlar? Açıktan ihale mi alıyorlar? Ayakkabı kutusu mu imal ediyorlar? Evlerinde adam boyu para kasası mı bulunduruyorlar?

Bunların hiçbirisi değil. Yaptıkları fazla göze batmasa bile, kanunsuz işlerle uğraştıkları, çevreye korku saldıkları bilinir. Bu kabadayılarla futbol takımlarının ne denli bir bağlantıları olduğu kesin olarak bilinmese de bazı yaklaşımlar “İlgili Olduğu” izlenimini vermektedir.

Büyük takımlarımızın ve şehir takımlarımızın bildiğiniz gibi “Taraftar Grupları” vardır. Bunların görevi sporseverleri coşturmak, tezahürata yöneltmektir. İşler istenildiği gibi gittiğinde bunlardan efendisi yoktur. Eğer rakip ağır basıyorsa bunlar birer militandır ve taraflı tarafsız sporseverleri kaba kuvvetle tezahürata yöneltmeye çalışırlar. Bu yapılanlar da kabadayılığı çağrıştırır ama sizlere uzun yıllar önceki kabadayılıktan küçük bir paragraf düşmek istiyorum.

Büyükşehirlerde semt kabadayıları vardır. Sanırsınız ki adaleti, müsavatı onlar temsil ediyor. Fakirlere yardım etmek, büyüklerin yanında ceketinin önünü ilikleyip konuşmak, otur denmeyince oturmamak onlarda mevcut. Bu kabadayılar maçlara etkinliklere fazlaca katılmazlar. Hasbelkader iki kabadayı bir yerlerde karşılaştıkları zaman çok saygın bir durum ortaya çıkar. N’olur diyeceksiniz biliyorum…

O iki kabadayı hemen ceketlerinin önünü iliklerler. Yaşça küçük olan büyük olanın elini öpmeye eğilir. Yaşça büyük olan buna katiyen izin vermez. Bir birlerine iltifat ederler. Yaşça büyük olanı şu sözleri çok söyler; “…Tamam ciğerim, gözlerinden öperim…” Birbirinin nasırına basmadıkları sürece işler böyle devam eder gider.

Mutlu olun mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here