Futbolu Alkışlayalım Beyler (2)

0
10

Değerli okurlarım, dün bahsettiğim şahsiyetler, futbolu katletme adına gözleri döndüğü için, makamları farklı da olsa, aynı şarkıyı hep bir ağızdan söylemeyi beceriyorlardı. Derin devlet gibi çalışıyorlardı, güçlerine o kadar inanıyorlardı ki, bunu gizleme gereği duymuyorlardı.

Onlar Türk sporuna hükmediyorlardı, medyasıyla, bilmem ne kurumlarıyla hangi koşulda olursa olsun, şarkının makamı aynı, temposu da aynı. Hiç değişmiyor ve başarılılar da. Adaleti ise, hep zayıf gösteren tartı misali kendi dengelerine göre ayarlıyorlardı. Bizler, Yine de Futbolu Alkışlayalım Beyler!

Bizim feryadımız, futbolumuza, sporumuza olan sevgimizdendir. Hafta sonunu neden iple çekiyoruz? Neden ölü sezonu sevmiyoruz? Bunun nedeni hepimizin futbola olan sevgisi değil midir?

Bir futbol maçı izlemek için, ikamet ettiğiniz yerden, yüzlerce km. uzak yerlere bir 90 dakika için gidiyorsanız, gittiğiniz yerlerde her şey de meçhul. Bizler futbolu her şeyiyle kabullendik, her şeyi sineye çektik. Buna iterseniz futbol sevgisi, isterseniz renk aşkı deyin. Her şeyiyle doğrudur, ikisi de aynı kapıya çıkar.

Bizim feryadımız, futbola yapılan haksızlık, boyut kazanan terbiyesizlik! Medyadaki soytarıları, Türk futboluna istediği gibi hükmedeceğine inanan sahtekârları, sizi sizden çok düşündüğünü haykırıp cebindeki son kuruşu almanın hesabını yapanları, ardı arkası gelmeyen vaatlerde bulunup birini bile yerine getirmeyenleri ve bunun suçunu da sizlere yüklemeye özen gösterenleri, alkışlamamız mı gerekiyor? Yoksa gerekeni yapmamız mı?..

Şayet gideceklerse, alkışı esirgemeyelim istemeyerek de olsa. Ahlak gibi bunlarda strateji de yoktur. Bildiğiniz gibi, terbiyesizliğin tahsile de stratejiye de ihtiyacı bulunmamaktadır. Bir şeyi ya söyleyeceksin ya da söylemeyeceksin.

Yabancı futbolcu deyince yerlere yatıyoruz. Paraları kuruş sekmiyor. Altyapıya kimse eğilmiyor. Şehrimizde zamanında 2. Lig’de oynayan bir takımımıza yıllarca rica ettim. “…İyi bir altyapınız var, şampiyon olmuş bu çocuklardan yararlanın, transfer yapıp paranızı çarçur etmeyin…” diye söylenip durdum. Kime söylersin kardeşim!

Futbol, öyle bir temaşadır ki her yaştan, her gelirden, her meslekten insanın hayran olduğu, renkleri için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadığı, risklere göğüs gerdiği, hayatını bile ortaya koyduğu bir sektördür.

Bizler, Futbolu Alkışlayalım Beyler! Milyarlarca dolar kapitaliyle, muhteşem alt ve üst yapısıyla, tüm insanların izlediği, birçoklarını yaşam biçimi olduğu futbol, yine insanlar tarafından baltalanıyor ve yok edilmeye çalışılıyor.

Başka bir önemli konu da herkesin dikkatini çekiyor. Nedir bu? Büyük Kulüplerde Başkan Olmak! Bu kulüplerde başkan olursanız, büyük ölçüde ihale alırsınız, aldığınız ihaleyi, başkalarına ihale edersiniz, renkli paralar gırla gider. Dün böyleydi, bugünde böyle. İnanın yarınlarda da aynen böyle olacaktır. Kulüp borç içinde ama kulüp başkanları hala zengin! Hatta kulüp batma noktasında ama kulüp başkanının umurunda değil.

Bizler, yine de Futbolu Alkışlayalım Beyler!

Yabancı futbolcu transferinde ön plana çıkarak, yani o işe ağırlık vererek, altyapıdaki pırlanta gibi gençleri görmezden gelerek. Kulübünü milyonlarca dolar borç batağına sokarak “Büyük Başkan” olunur mu? Yukarıda oturanlardan bir tanesinin “İstifa Ettiğini” duydunuz mu?

Neden böyle oluyor dersiniz? Dediğimiz gibi, eşyanın tabiatına aykırıda ondan! Fakat sizin düşünceleriniz daha doğrudur, buna inanıyorum. Bizleri, Futbolu Alkışlayalım Beyler…

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here